(743 S. K. m. 539)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali, takibin devamı, alacak ve icra inkar tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;
Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.7.1999 gün ve 1999/373-418 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 28.3.2000 gün ve 2000/2922-3718 sayılı ilamıyla; ( ...1- Muris; K. Bank'ta bulunan hesabından 12.454.000 DM D. Bank'a nakletmiş, ölümünde 5.636.569 DM kaldığı, bu para ile K. Bank'ta kalan 134.000 DM'nin davalılar tarafından çekildiği anlaşılmaktadır. D. Bank'a aktarılan 12.454.000 DM'nin dava konusu olan 6.617.000 DM'sinin davalılar tarafından çekildiği ya da muris tarafından davalılara verildiği yönünde bu dosya arasına bir delil getirilmemiştir. Şu halde davalıların ( 5.636.569 + 134.000 ) 5.770.569 Marktan veraset ilamında gösterilen payı oranında davacıya karşı sorumlu olduğunun gözetilmemesi doğru değildir.
2- Davalılar muriste olan alacakları ile murise ait borcun ödenmesinden kaynaklanan rücu haklarını takas edilmek üzere ortaya koymuşlardır. Her ne kadar bu konuda bir karar oluşturulmamış ise de davalıların muriste olan alacakları ile ilgili ölüm hakkında temyizleri olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Ancak davalıların Kemal'e yaptıkları ödemeye ilişkin takas iddiaları yönünden temyizleri olduğundan, bu konu hakkında hüküm kurulmamış olması bozma sebebidir.
Davacı murise ait borçlardan terekedeki payı oranında diğerleri ile müteselsil sorumlu olup, davalı mirasçıların da ödemelerden paylarından fazla olanlar yönünden davacıya rücu hakları vardır. Kemal'in davalılardan tahsil ettiği meblağdan bakiye hakkında taraflara karşı açtığı davada, dayanılan senetteki imzaya davacı karşı çıkmıştır. Şu halde davalıların takas edilmesini istedikleri ve kendfleri tarafından Kemal'e ödenen paranın sahih esasa dayanıp dayanmadığının belirlenmesi bakımından Bakırköy Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nin 1995/94 esas sayılı davası ön mesele oluşturmaktadır. Söz konusu bu davanın sonucu beklenerek davalıların Kemal'e ödediklerini ileri sürdükleri tereke borcunun takası veya bu isteğin reddi hakkında bir karar verilmemesi kanuna ( HUMK. 74 ) aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalılar vekilinin takas def'ini cevap süresi içerisinde usul ve yasaya uygun olarak ileri sürmüş bulunduğu ve takas koşulları oluştuğu anlaşıldığından İstanbul Asliye 9. Hukuk Mahkemesinin derecattan geçerek kesinleşen 15.10.1999 gün ve 1996/715 Esas, 1999/636 Karar sayılı dosyası da nazara alınmak suretiyle, davalıların dava dışı tereke alacaklısı Kemal'e ödedikleri tereke borcunun takası hakkında hüküm verilmesi gerekmesine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy