(7201 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 427) (YHGK. 14.5.1997 T. 1997/2-32 E. 1997/422 K.)
Dava: Taraflar arasındaki nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Niğde Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.4.2000 gün ve 2000/23-125 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.10.2000 gün ve 2000/11166-12400 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Yerel mahkeme, direnme kararında; davalı polis memuruna, 13.4.2000 gün 2000/13-125 sayılı ilk kararın 27.4.2000 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının yasal temyiz süresini dört ay kadar geciktirdikten sonra 21.8.2000 gününde kararı temyiz ettiğini, bu durumda Özel Dairece temyiz incelemesi yapılmasına ve bozma kararı verilmesine olanak bulunmadığını gerekçe göstermiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 18. maddesine göre tebliğ yapılacak kişinin Resmi Dairede -somut olayda- Kriminal Polis Laboratuarında çalışmakta bulunmasına göre, tebligatın muhatabın amirine yapılması yasal zorunluluk olup, evrak memuru Halil imzasına yapılan tebligat geçersizdir. Bu itibarla, Özel Dairece temyizin süresinde kabul edilerek temyiz incelemesi yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu itibarla yerel mahkemenin temyiz süresinin geçirilmiş olduğuna değinen direnme kararında isabet görülmemiştir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 1984, cilt IV. sh.3817).
2- Davalı 13.4.2000 gün 2000/13-125 sayılı hükmü sadece yoksulluk nafakası yönünden temyiz etmiş olup, hükmün iştirak nafakası bağlanmasına ilişkin bölümünün kesinleştiğinde duraksama yoktur.
Yerel mahkemece davacıya ayda 10.000.000 TL. yoksulluk nafakası bağlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.5.1997 gün ve 1997/2-32, 1997/422 sayılı kararında açıkça benimsenip vurgulandığı üzere, hükmün kesinlik sınırının aylık nafaka miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu sınır, somut olayda, davanın 28.12.1999 tarihinde açılmış bulunduğu nazara alındığında, 20.000.000 TL. olduğuna göre, davalının direnme hükmünü temyiz etmesine olanak bulunmamaktadır (HUMK.427 md.). O halde, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 30.05.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy