(743 S.K. m. 144)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma ve yoksulluk nafakası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri Asliye 5. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.11.2000 gün ve 2000/62-817 sayılı kararın incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 16.3.2001 gün ve 2001/2366-3986 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının temyiz itirazları yersidir.
2- Davacının tedbir ve yoksulluk nafakasından temyizine gelince; Tedbir ve yoksulluk nafakası boşanmanın feri olup temyize tabi bulunmakla mahkemenin 22.12.2000 tarihli ek kararı kaldırılarak esasa ilişkin incelemede;
a. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
b. Davacının bağımsız ev temin etmemesi davalının ise ağır hareket ve etkili eylemleri ile oluşan boşanma sebebinde kadının kusuru daha fazladır. Medeni Kanunun 144. Maddesi koşulları oluşmadığı halde yoksulluk nafakası verilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, yoksulluk nafakasının bu konuda açılmış bağımsız bir davada değil, görülmekte olan boşanma davası içerisinde istenilmiş olmasına; yoksulluk nafakası istemi hakkında verilecek kararın, boşanma istemi yönünden yapılacak değerlendirmeye ve kurulacak hükmü doğrudan bağlı bulunmasına; yoksulluk nafakasının bu niteliğiyle boşanmanın fer'i durumda olmasına; bu durum karşısında, salt hüküm altına alınan aylık yoksulluk nafakası tutarı gözetilmek suretiyle, hükmün miktar yönünden kesin olup olmadığının belirlenmesine olanak bulunmamasına; direnme kararında dayanılan Hukuk Genel Kurulu kararının açıklanan nedenle somut olayda emsal niteliği taşımamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy