(743 S. K. m. 134/1,134/2,143/1)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 3.7.2000 gün ve 1999/384 - 2000/499 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 7.12.2000 gün ve 2000/13443-15423 sayılı ilamı:
(... Kadının boşanma davası yönünden;
Medeni Kanunun 134/1-2. maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak kadının davası nedeniyle verilen boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bu yön bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
Nafaka ve tazminatla kocanın boşanma davasına ilişkin temyize gelince;
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kocanın dava dilekçesine göre olaylar koca tarafından hoşgörü ile karşılanmış olmakla boşanma nedeni yapılamayacağından aşağıdaki bendin kapsamı dışanda kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Medeni Kanunun 143/2. maddesi koşulları oluşmadığı halde manevi tazminata hükmolunması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) 17.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy