(2886 S. K. m. 13, 74) (1164 S. K. m. 7) (743 S. K. m. 912, 932) (6831 S. K. m. 1, 11, 17) (4070 S. K. m. 11) (178 S. KHK. m. 13) (YHGK 03.06.1998 T. 1998/8-347 E. 1998/394 K.)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.05.1999 gün ve 1998/538 E- 1999/316 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 30.01.2001 gün ve 2001/184 - 431 sayılı ilamı ile
(...Davacı S.S. A. G. Konut Yapı Kooperatifi, 10.08.1998 tarihli dava dilekçesinde; Hazineye ait 843 parselin ağaçlandırılmak üzere Orman Bakanlığına tahsis edilmişse de, Maliye Bakanlığının 14.09.1992 tarihli yazısıyla sözü edilen tahsisin kaldırılmasından sonra, Ankara Büyükşehir Belediyesinin 28.02.1994 gün ve 108 sayılı kararıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapılıp 936, 937 ve 938 parsel numaraları verilerek 3 parçaya ifraz edildiğini, bunlarda imar planında konut alanına dönüştürülen dava konusu 94.028 m2 yüzölçümündeki 937 no'lu parselin bedeli karşılığı satılıp tapuda kooperatifin adına tescil edildiğini, Orman Genel Müdürlüğünün bu yerde yapmış olduğu harcamalar bedeli ödendikten sonra Orman Bakanlığının, 23.10.1996 tarihli olumlu cevabı yazısı üzerine tahsis işleminin kaldırılması nedeni ile parselin konut alanı olarak belirlenmesine ilişkin imar planının kesinleştiğini, ancak bu durum göz önünde bulundurulmadan 82 nolu Orman Kadastro Komisyonunca orman tahdit sınırları içerisine alma işleminin gerçekleştirildiğini ileri sürerek bu işlemin hatalı olduğu iddiasıyla, 937 parselin orman sınırları içerisine alınma işleminin iptalini istemiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarının 08.06.1998 tarihinde ilan edildiği, tahdide itiraz davasının 10.08.1998 tarihinde yasal süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi, belge ve yazışmalara göre somut olayın geçirdiği evreler şöyledir:
1- Maliye Bakanlığının Milli Emlak Genel Müdürü Ş. K. imzalı, 22.01.1988 tarih ve 2896 sayılı yazılarında 843 parsel sayılı 433.800 m2 yüzölçümündeki Hazine arazisinin yeşil kuşak projesi içerisinde ağaçlandırılmak üzere Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğü) 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesi gereğince tahsis edildiği bildirilmiştir.
2- Ankara Büyükşehir Belediyesinin, İmar Daire Başkanı R.R.B. imzalı 08.09.1992 tarihli yazılarında Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından 22.01.1988 günlü yazı ile parselin tamamının ağaçlandırılmak üzere Orman Bakanlığının kullanımına tahsis edilmesi nedeniyle, tahsise konu imar adalarının Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.08.1989 gün, 190 sayılı kararı ile onanan 1/1000 ölçekli Ç.Yolu revizyon imar planı ile ağaçlandırılacak alana dönüştürüldüğü, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli kesim, parselasyon planının Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 11.07.1991 gün ve 2193 nolu kararıyla onandığı şeklinde yanıt verilmiştir.
3- Milli Emlak Genel Müdürü Ş. K. imzalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilen 26.11.1991 tarihli yazıda ağaçlandırılacak alan olarak ayrılan 843 parselin planda işaretli sarı boyalı kısmının konut alanı olarak kullanılması düşünüldüğünden, söz konusu imar planında gerekli tadilatın yapılarak sarı boyalı kısmın konut alanı olarak ayrılması istenmiş,
4- Bu yazıya karşılık olarak, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı R.R.B. imzası ile Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne gönderilen 23.01.1992 tarihli yazıda anılan parseldeki kullanım kararının yeşil alandan konut alanına dönüştürülmesi, planlama ilke ve esasları açısından uygun görülmemektedir biçiminde görüş bildirilmiştir.
5- Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilen Milli Emlak Genel Müdürü, Ş. K. imzalı 20.04.1992 tarihli yazıda, Devlete ait taşınmazların planlama aşamalarında daha rasyonel kullanılması gerekeceği belirtilerek, tamamı 433.380 m2 olan bu parselin tümünün yeşil alan veya buna benzer kullanım alanı olarak ayrılmasının adilane bir uygulama olmadığı, ekli planda gösterilen 90.000 m2'lik bölümün yeniden ihdas edilmesi istenmiştir.
6- Büyükşehir Belediye Başkanlığının, Milli Emlak Genel Müdürlüğüne yazdığı 08.09.1992 tarihli karşılık yazıda, parselin tamamının ağaçlandırılmak üzere Orman Bakanlığına tahsis edilmesi karşısında imar adalarının Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.08.1989 gün, 190 sayılı kararı ile onanan 1/1000 ölçekli Ç.Yolu revizyon imar planı ile ağaçlandırılacak alana dönüştürüldüğü, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli kesim, parselasyon planının Belediye Encümeninin 11.07.1991 gün ve 2193 sayılı kararı ile onandığı, bu nedenle imar planı değişikliğinin değerlendirilebilmesi için 22.01.1988 günlü Orman Bakanlığına yapılan tahsisin kaldırılıp kaldırılmadığı konusunda bilgi verilmesi istenmiş,
7- Milli Emlak Genel Müdürü Ş. K. imzalı 14.09.1992 gün 3307-7701 sayılı olarak Orman Bakanlığı, Ankara Valiliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına hitaben gönderilen yazıda Ankara Büyükşehir Belediyesinin 08.09.1992 günlü yazısında Belediye Encümeninin 14.08.1989 gün ve 2094 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli Ç.Yolu Toplu Konut alanı imar planında konut alanına ayrıldığı belirlenen taşınmazın 90.000 m2'lik kısmının Orman Bakanlığına olan tahsisinin kaldırılmasının, istenilmesi nedeniyle söz konusu taşınmazın 90.000 m2'lik bölümüyle ilgili olarak 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesi gereğince, Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğü) yapılan tahsisin kaldırıldığı bildirilmiştir.
8- Orman Bakanlığı, Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Genel Müdürü İ. Ö. imzalı olarak Maliye Bakanlığına gönderilen 13.11.1992 tarihli yazıda, yeşil kuşak çerçevesinde ağaçlandırılan sahadaki fidanların 3-5 yaşına geldiği, sahanın orman rejimine alınması için Orman Genel Müdürlüğünce başlatılan Orman Kadastro çalışmalarının da bitirilmek üzere olduğu, ağaçlandırma çalışmaları tamamlanmış olan bu sahanın tam ortasına isabet eden ve oluşturulan ormanı ikiye ayıran 90.000 m2'lik kısma ilişkin tahsisin kaldırılarak toplu konut alanı olarak verilmesi halinde, proje alanının bütünlüğünün bozularak bakım ve koruma hizmetlerinin büyük ölçüde aksayacağı belirtilip, bu nedenle Ankara Yeşil Kuşak Proje sahasının bütünlüğü ve önemi dikkate alınarak, tahsisi kaldırıldığı bildirilen 90.000 m2 alanın yeniden Orman Bakanlığına tahsis edilmesi istenmiştir.
9- Milli Emlak Genel Müdürü Ş. K. imzalı olarak Ankara Valiliği (Defterdarlık) makamına hitaben gönderilen 19.02.1993 tarihli yazıda 843 parsel sayılı 433.800 m2 yüzölçümlü taşınmazın bir kısmının konut alanı olarak ayrılması gerektiğinden, ekli krokide görüldüğü şekilde üç parçaya ifraz edilmesi istenmiş,
10- Ankara Büyükşehir Belediyesinin 28.02.1994 gün ve 108 sayılı kararı ile onanan 843 sayılı Hazine parselinin 9 hektarlık bölümünün ağaçlandırılacak alan kullanımından, konut alanı kullanımına dönüştürülmesine ilişkin nazım imar ve uygulamalı imar planlarında gerekli değişiklikler yapılarak 27.04.1994 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır.
11- Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 31.05.1994 tarihli kararı ile 843 nolu parselin üç parçaya ifrazının uygunluğuna karar verilmiş,
12- Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü çıkışlı ve Müsteşar H. B. imzalı 24.08.1994 tarihli olarak, Maliye Bakanlığına gönderilen yazıda, 13.11.1992 tarihli yazı ile tahsisin yeniden verilmesi talep edildiği halde bugüne kadar herhangi bir yanıt alınamadığı, Genel Müdürlüklerinin görüşü alınmadan tahsisin kaldırıldığı ve bir kooperatif adına inşaat çalışmalarına başlamış olduğu, temel kazı ve tesviye işlemleri nedeniyle Mevcut Fidanların Tahrip Edildiği, Önceki Yıllarda Ağaçlandırılan Bu Sahaların Orman Bakanlığının Görüşü Alınmadan Yapılaşma Amacıyla Tahsisin Kaldırılmasının, Kamuoyu Ve Basının Tepkisine Yol Açacağı Belirtilerek, Bu Sebeplerle 843 Nolu Parselin 90.000 m2 Kısmının Orman Bakanlığına Yeniden Tahsisi İstenmiştir.
13- Ankara Defterdarlığının, 14.04.1994 tarihli yazısında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 23.01.1994 gün ve 3039 sayılı yazısı ile 94.028 m2'lik kısmın 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 30. maddesi uyarınca Büyükşehir Belediye Başkanlığına devri talep edilmiş,
14- Arsa Ofisi Genel Müdürü N.Ü. imzalı ve 09.12.1994 tarihli olarak Milli Emlak Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda 843 parselin Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devrinin sağlanılması istenmiştir.
15- Milli Emlak Genel Müdürü, M. A. H. Ç. imzalı 14.12.1994 günlü olarak Orman Bakanlığına gönderilen yazıda, tahsisi kaldırılan 90.000 m2'lik kısma ilişkin tahsis talebi de dikkate alınarak 94.028 m2'lik kısmının satışı hakkındaki görüşlerinin bildirilmesi istenmiş,
16- Orman Genel Müdürü M. Y. imzası ile Maliye Bakanlığına gönderilen 10.02.1995 tarihli yazıda, 843 parsel sayılı taşınmazın 90.000 m2'lik bölümünün konut alanı olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne olan tahsisi muhalefetimize rağmen resen kaldırıldıktan sonra, Ankara Büyükşehir Belediyesince imar planı yapılarak Ankara Büyükşehir Belediyesine tahsis edildiği vurgulanıp 90.000 m2'lik bölüme ilişkin ağaçlandırma, tamamlama, bakım, tel ihata, bekçilik giderleri toplamı olan 966.253.200 TL.'nın ödenmesi istenmiştir.
17- Maliye Bakanı İ. A. imzası ile Orman Bakanlığına gönderilen 29.03.1995 tarihli yazıda, 90.000 m2'lik taşınmazın halen Hazine adına kayıtlı olduğunu, Hiçbir Kuruma Tahsis Edilmediğini, Ankara Büyükşehir Belediyesinin konut amaçlı kullanılmak üzere Kamulaştırma Kanununa göre satın alma talebinin mevcut olduğunu, söz konusu satın alma talebinin olumlu olarak değerlendirilebilmesinin, anılan Parselin Orman Bakanlığına Olan Tahsisinin Kaldırılması İşleminin Orman Bakanlığınca Uygun Görülmesine Bağlı Olduğu, Bu Nedenle Anılan Parselin Yeniden Tahsisine İlişkin Talebi Devam Edip Etmediğinin Ve Tahsis Kaldırma İşleminin Uygun Görülüp Görülmediğinin Açık Olarak Bildirilmesi İstenmiştir.
18- Orman Bakanı H. E. imzası ile Maliye Bakanlığına gönderilen 29.03.1995 tarihli yazıda, Maliye Bakanlığınca (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Tahsisin Resen Daha Önceden Kaldırılıp Ankara Büyükşehir Belediyesine Tahsis Edilerek İmara Açılan Sahanın bu aşamadan sonra ağaçlandırma, tamamlama, bakım, bekçilik, tel ihata giderleri toplamı olan 966.253.200 TL.'nın Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılması halinde taşınmaz üzerindeki 90.000 m2'lik tahsis talebinden vazgeçileceği belirtilmiştir.
19- Yine, Maliye Bakanı İ. A. imzası ile Orman Bakanlığına gönderilen 22.06.1995 tarihli yazıda, teftiş kurulunca konu hakkında Yapılan Değerlendirmede Tahsis Talebinden Şartlı Olarak Vazgeçilmiş Olması Nedeniyle, Tahsisin Kalkmış Sayılmayacağı Ve Parselin Yeniden Orman Bakanlığına Tahsis Edilmesi Gerektiği, Tahsis Talebinden Şartsız Olarak Vazgeçilmesi Halinde İse, Söz Konusu Parsele Maliye Bakanlığınca Usulü Dairesinde Tasarruf Edileceği 843 Nolu Parselin Tahsisi Kaldırılan Kısmının Yeniden Tahsis Edilmesi Mümkün Bulunduğundan, Tahsisi Talep Ediliyorsa Bu Konuda Talepte Bulunulması, Tahsis Talebinde Bulunulmayacak İse, Anılan Parsele Maliye Bakanlığınca Tasarruf Edilmesini Teminen Tahsisten Şartsız Olarak Vazgeçildiğinin Bildirilmesi İstenmiştir.
20- Orman Bakanı H. E. imzası ile Maliye Bakanlığına yazılan 23.06.1995 tarihli yazıda, 843 parsel sayılı taşınmazın 90.000 m2 imarlı kısmının tahsisinin kaldırılmasında bir mahzur bulunmadığı belirtildikten sonra, not kısmında ağaçlandırma, tamamlama, bakım, bekçilik, tel ihata giderlerinin toplamı olan 966.253.200 TL.'nın Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılması gerektiği vurgulanmış,
21- Milli Emlak Genel Müdürlüğünün, Bakanlık makamına hitaben gönderdiği, 23.06.1995 tarihli yazıda, muhdesat bedeli olan 966.253.200 TL'nin Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılmak, anılan taşınmaz malın belirtilen amaçla kullanılmak üzere 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 13. maddesinin 1. fıkrasına göre takdir edilen 57.400.000.000 (elli yedi milyar dört yüz milyon) bedel ile 1164 Sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışının uygun görüşe sunulduğu ve Müsteşar K. K. ile Maliye Bakanı İ. A. tarafından uygundur görüşü ile imzalandığı açıklanmıştır.
22- Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürü, M. A. H. Ç. imzası ile Bakanlık makamına gönderilen, 18.08.1995 tarihli yazıda söz konusu taşınmaz malın rayicinin daha yüksek olduğu anlaşıldığından, 23.06.1995 tarih ve 320 sayılı olurlarının iptal edilerek taşınmaz malın toplam 137.000.000.000. (yüz otuz yedi milyar) TL. bedelle satılması ve ayrıca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce belirlenen muhammen bedel ile satış bedeli arasındaki farkın % 50'sinin Hazineye ödenmesi kaydı ile 1164 Sayılı Arsa Ofisi Kanununun 7. maddesine göre, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışının uygun olduğu belirtilerek onaya sunulduğu ve Maliye Bakanı İ. A. imzasıyla uygun görüldüğü belirtilmiş,
23- Orman Bakanı H. D. imzası ile Maliye Bakanlığına hitaben yazılan 09.07.1996 tarihli yazıda, Maliye Bakanlığının 22.06.1995 Tarihli Yazısı İle Tahsis Talebinden Şartlı Olarak Vazgeçilmiş Olması Nedeniyle Tahsisin Kalkmış Sayılamayacağı 90.000 m2'lik Bölümün Yeniden Orman Bakanlığına Tahsisi Mümkün Olduğundan, Orman Bakanlığınca isteniliyorsa tekrar tahsis talebinde bulunulması gerektiği yönündeki Maliye Bakanlığı yazısı ilgi gösterilerek buna göre, 843 parsel sayılı taşınmazın 90.000 m2'lik bölümünün tekrar Orman Bakanlığı adına tahsis edilmesi istenmiştir.
24- Maliye Bakanı A. Ş. imzası ile Orman Bakanlığına hitaben yazılan 20.09.1996 tarihli yazıda, Orman Bakanlığının 22.06.1995 tarihli yazısında tahsisin kaldırılmasında bir sakınca olmadığının bildirilmesi üzerine muhdesat bedeli olan 966.253.200.- TL'nin Orman Bakanlığı hesabına yatırılmak, anılan taşınmaz malın konut amacında kullanılmak üzere 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 13/1. maddesi gereğince komisyonca takdir edilen bedel üzerinden 1164 Sayılı Kanunun 7. maddesine göre Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışı Bakanlık makamının 23.06.1995 gün ve 320 sayılı olurlarıyla uygun görülüp Ankara Valiliği ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne talimat verildiği, anılan taşınmaz malın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce İhaleye Çıkarıldığı, Ekonomik Kaynak Paketi Çerçevesinde Hazineye Ait Taşınmaz Malların Satılarak Tasfiye Edilmesi Amaçlandığı, belirtilen bu hususlar dikkate alınarak anılan taşınmaz malın Orman Bakanlığına tahsisi hakkındaki Talebinin Tekrar Gözden Geçirilmesi gerektiği vurgulanmış,
25- Orman Bakanı H. D. imzası ile Maliye Bakanlığına hitaben yazılan 23.10.1996 tarihli yazıda, 90.000 m2'lik kısım için sarf olunan ağaçlandırma v.s. giderlerin karşılığı olarak toplam 966.253.200.-TL'nın Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılması halinde alınan bölümle ilgili tahsisin kaldırılmasında bir sakınca olmadığı bildirilmiştir.
26- Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürü M. A. H. Ç. imzası ile Bakanlık makamına hitaben yazılan 10.11.1996 tarihli yazıda, makamlarının 18.08.1995 tarih ve 470 sayılı olurlarının iptal edilerek söz konusu taşınmaz mal için ağaçlandırma v.s. giderleri olan toplam 966.253.200.- TL'nin Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılmak şartı ile anılan taşınmaz malın 1164 Sayılı Kanunun amacına uygun olarak kullanılmak üzere, 2886 Sayılı Kanunun 13/1. maddesince belirtilen, komisyonca beher m2'sine takdir edilen 2.000.000.- TL'den 188.056.000.000.-TL, üzerindeki ağaçlar için takdir edilen 2.000.000.000.- TL toplam 190.056.000.000. -(yüz doksan milyar elli altı milyon) TL bedelle 1164 Sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışını, anılan taşınmaz mal altı ay içerisinde Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce satın alınmadığı takdirde yeniden bedel takdir ettirilerek Maliye Bakanlığından izin alınması gerektiğinin uygun görüşe sunulduğu ve Maliye Bakanı A. Ş. tarafından uygun görüldüğü açıklanmıştır.
27- Ankara Valiliği (Defterdarlık, Milli Emlak Dairesi Başkanlığının) Maliye Bakanına hitaben yazdığı 19.02.1997 günlü yazıda 937 parsel sayılı taşınmaz malın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü'ne satışı yapılarak, satış bedeli 12.02.1997 tarihli makbuzla tahsil edilmiş, ağaçlandırma, tamamlama, bakım, bekçilik, tel ihata giderleri ise ana para ve gecikme cezası ile birlikte toplam 1.290.754.000.- TL olarak Orman Bakanlığının Z. Bankası nezdindeki hesabına yatırılmak suretiyle 12.02.1997 gün ve 691 yevmiye nolu resmi senet ile tescil işlemlerinin tamamlandığı belirtilmiştir.
28- Ağaçlandırma v.s. giderleri olan toplam 1.290.754.000.- TL'nin Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğünün Z. Bankası nezdindeki hesabına dosya içindeki 05.03.1997 tarihli makbuz karşılığı yatırılmış,
29- Orman Genel Müdürlüğünün, Orman Bölge Müdürlüğüne hitaben yazdığı, Genel Müdür Yardımcısı H. M. imzalı 13.03.1997 tarihli yazıda 90.000 m2'lik bölüme ait ağaçlandırma v.s. giderlerin toplam miktarının Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünden tahsil edilmesi karşısında koşul yerine getirildiğinden tahsisin kaldırılmış olduğu belirtilerek, orman kadastrosu çalışmaları sırasında söz konusu hususun göz önünde bulundurulması istenmiştir.
30- Maliye Bakanlığınca yeşil kuşak projesi içerisinde ağaçlandırılmak üzere dava konusu 843 parsel dışında Ç. Yolu Köyü 885, 886, 887, 888 parseller Y. Köyü 1204 sayılı ve B. Köyü 750 parsel sayılı taşınmazlar olmak üzere toplam 5.771.460 m2 yerin Orman Bakanlığına tahsis edildiği, 31-843 parsel sayılı taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle 43 hektar 3800 m2 olarak ham toprak niteliğinde ve ihdasen 18.10.1984 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edildiği, bu parselden ifraz yoluyla ayrılan, dava konusu 937 parsel de 94.028 m2 miktarında ham toprak niteliğinde Hazine adına tescil edildikten sonra Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışla geçtiği, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce S.S.G. Yapı Kooperatifine satılarak adı geçen Kooperatif adına 13.02.1997 tarihinde tapuya tescili sağlanmıştır.
31- Taşınmaz başında yapılan 1. keşif sırasında bilgisine başvurulan Orman Yüksek Mühendisi Z. E. ve arkadaşlarının 15.01.1999 tarihli raporlarında, dava konusu 937 parsel sayılı 94.028 m2 taşınmazın eğiminin % 10-15 olduğu, 83.000 m2'lik bölümü üzerinde herhangi bir ağacın dikilip yetiştirilmediği, 11.028 m2'lik sahada ise tahsisten sonra dikilen ağaçlar bulunduğu, kapladığı alan miktarıyla ve ağaçların biyolojik yapısı itibariyle orman vasfını kazanamadığı, 11.028 m2'lik bölümün 4.028 m2'lik kısmında dikilen ağaçların % 60 oranında hayatiyetlerini devam ettirmekte olduğu, 7.000 m2'lik sahanın bazı yerlerinde biyolojik gelişmesi zayıf olan ağaçların bulunduğu, ağaçlandırma sırasında yapılan masraflar ile ağaç bedellerinin Orman Genel Müdürlüğünün talebi gereğince Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından 09.03.1997 tarihinde ödendiğinden tahsisin kaldırıldığı, memleket haritası ve hava fotoğrafında orman alanları kapsamında bulunmadığı, çevresi ile orman bütünlüğü oluşturmadığından, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış,
32- İkinci keşif sırasında bilgisine başvurulan, Orman Yüksek Mühendisi R. G. ve arkadaşlarının 11.05.1999 tarihli raporlarında ise dava konusu 937 parsel sayılı taşınmazın 82 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisine alındığı, memleket haritası ve hava fotoğrafında orman sayılmayan yerlerden olduğu, krokide (A) harfi ile gösterilen 4.028 m2'lik kesim içerisinde ekolojik ve biyolojik bağımsızlık kazanarak hayatiyetini kendiliğinden sürdürebilecek vasıfta 10-12 yaşlarında 0.4-0.5 kapalılıkta sedir ile karışık çam gençliğinin bulunduğu, bunun dışında kalan 90.000 m2'lik kısmın ağaç ve ağaçcık florası bulunmayan ham toprak vasfında olduğu (A) harfli kesimin davacı kooperatife ait tapu kapsamı içinde kalması ve yüzölçümü 3 hektardan küçük olması nedeni ile 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesine göre orman sayılmayan yerlerden, geriye kalan (B) harfli 90.000 m2 yüzölçümündeki bölümün ise evveliyatının kadimden beri ve halende 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde tanımı yapılan orman kapsamı içerisine girmeyen, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Bu Aşamadan Sonraki Diğer Olgulara Gelince;
33- Maliye Bakanlığının 21.09.1994 tarih ve 515 sayılı onayları ile Orman Genel Müdürlüğüne yapılan tahsis ile bu tahsis kaldırılarak belediyeye trampa yapılması işlemlerinin incelenmesi bakımından Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen maliye müfettişi Ş. B. tarafından düzenlenen 07.12.1994 tarihli raporda; Orman Bakanlığına 22.01.1988 tarihinde yapılan tahsiste herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, yapılan tahsisin amaca aykırı kullanıldığının veya tahsis amacının ortadan kalktığının tesbit edilmemesi ve tahsis yapılan idarenin, Tahsisin Kaldırılmasına Onay Vermemesi Nedeni İle 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Gereğince Şartları Oluşmadığından, Tahsisin Kaldırılmasının Usulüne Uygun Olmadığı Sonucuna Varıldığı Açıklanmış,
34- Milli Emlak Genel Müdürü H. Ç. imzalı 31.05.1995 tarihli Bakanlık makamına hitaben gönderilen yazıda Müfettiş Ş. B.'nin 07.12.1994 günlü raporunda tahsisin usulsüz olarak kaldırıldığı yönündeki tespit karşısında bundan sonra bu parsele nasıl tasarruf edileceği konusunda tereddüte düşüldüğü belirtilerek teftiş kurulundan değerlendirme istenmesi üzerine Bakanlık makamının 31.05.1995 gün ve 277 sayılı olurları karşısında teftiş kurulu başkanlığınca görevlendirilen Müfettiş Ş. B.'nın 13.06.1995 tarihli raporunda; tahsis talebini kabul veya reddetmek Milli Emlak Genel Müdürlüğünün yetkisi içinde olmakla beraber, Parselin Tahsisinin Yetki Aşımı Suretiyle Usule Aykırı Bir Şekilde Kaldırılması Da Dikkate Alınarak, Parselin Yeniden Orman Bakanlığına Tahsis Edilmesini, tahsis talebinin şartsız olarak geri çekilmesi halinde ise parselin Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
35- Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca, dava konusu taşınmazın Orman Genel Müdürlüğüne yapılan tahsisi kaldırılmadan satılması hakkında inceleme yapması için görevlendirilen Maliye Başmüfettişi A. A.'nın 08.02.2000 tarihli raporunda; Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan 843.800 m2 büyüklüğündeki 843 parsel sayılı taşınmazın 22.01.1988 tarihinde imar planında ayrıldığı amaca uygun olarak yeşil kuşak projesi çerçevesinde ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğü adına tahsis edildiği, 14.09.1992 tarihinde ise 843 parsel sayılı taşınmazın 90.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün tahsis kararının kaldırıldığını, tahsisi kaldırılan 90.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın imar planında yapılacak değişiklikle konut alanına dönüştürülmesi sürecinin Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 26.11.1991 ve 20.04.1992 tarihli yazılarla başlatıldığını, Her İki Yazının İncelenmesinde Değişiklik Talebi Herhangi Bir Gerekçeye Dayandırılmadığı Gibi, Yazıların İlgilerinin kurulabileceği herhangi bir yazı, tutanak ve dilekçe bulunmadığını, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca da plan değişikliğinin planlama ilke ve prensiplerine aykırı olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, ancak daha sonra ortaya çıkan gelişmeler karşısında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca imar planının değişikliğinin yapılabilmesi için Orman Genel Müdürlüğü adına yapılan tahsisin kaldırılıp kaldırılmadığının bildirilmesi istenildiği halde, Milli Emlak Genel Müdürlüğü ilgili bütün kuruluşlara hitaben yazdığı 14.09.1992 tarih ve 3321-7701 sayılı yazı ile Ankara Büyükşehir Belediyesinin gerekli imar planı değişikliğini yaptığını ve bu sebeple 90.000 m2 büyüklüğündeki bölümün Orman Genel Müdürlüğü adına yapılan tahsisin kaldırıldığının bildirildiğini, oysa imar planında değişiklik yapılmayıp, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 14.09.1992 Tarihli Yazısının Sahte Bir Muhtevayla Düzenlediğini, Tahsisin Kaldırılmasının Kanuna Aykırı Olduğu Hususunun Yalnızca Söz Konusu Yazının Muhtevasından Kaynaklanmayıp, Kanunun Öngördüğü Bakımlardan Da Herhangi Bir Neden Bulunmadığını, Maliye Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 178 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 13/d maddesinde tahsis kaldırma işleminin Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığını, genel bütçeli bir idare ve tahsis edilen bir yerin tahsisinin Tahsis Amacının Ortadan Kalkması ya da Tahsis Amacı Dışında Bir Kullanımın Varlığı hallerinde kaldırılabileceğini, bunlardan birincisinin Adına Tahsis Yapılan Kurumun Yazılı Talebi, İkincisinin İse Milli Emlak Servislerinin Yerinde Yapacakları Tespit Sonucu Hazırlayacakları Tutanağa Dayandırılabileceğini, oysa söz konusu taşınmazın etrafı çitle çevrilmek suretiyle tahsis amacına uygun olarak kullanıldığı gibi, Orman Genel Müdürlüğünün de tahsisin kaldırılması yönünde herhangi bir talebinin mevcut olmadığını, Orman Bakanlığının tahsisin kaldırılmasına muvafakat etmemesi, şartlı muvafakat etmesi ve tekrar tahsis istemesi, Maliye Bakanlığının Tahsisi Kaldırmak İçin Şartsız Muvafakat Almaktaki Israrının İki Bakanlık Arasında 12 Defa Yazışma Yapılarak 10.11.1996 Tarihine Kadar 4 Yıl Sürdüğünü, bu tarihte gayrimenkulün Arsa Ofisine satışı konusunda son bakan oluru alındığını, Orman Bakanlığının Yazılarının Hiç Birinin Şartsız Olarak Tahsisten Vazgeçildiğini Veya Tahsisin Kaldırılmasını Kabul ettiğini ifade etmediğini, 937 parsel sayılı taşınmazın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satılmasını öngören 24.11.1996 tarihli nihai Bakanlık makamı onayından da, Orman Bakanlığının ağaçlandırma ve malzeme bedeli olarak katlandığı giderlerin Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılması halinde Bakanlıkları adına yapılan tahsisin kaldırılmasında bir sakınca görmediği görüşünde olduğu açıklamasına yer verildiğini, bu onayda üç önemli noktanın bulunduğunu, birincisinin; Orman Genel Müdürlüğü Adına Tahsisli Bulunan yerin Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satılmakta olduğunun kabul edildiğini, oysa 1164 Sayılı Arsa Ofisi Kanununun 7. maddesinin son bendine göre Kamu Hizmetlerine Tahsisli Bulunan Bir Yerin Satışının Mümkün Olamayacağını, ikincisinin; Maliye Bakanlığının, Orman Bakanlığı Bütçesinden Tahakkuk Ettirilerek Ödenen Böyle Bir Gideri Ödemeyi Taahhüt Etmesinin Yasal İmkanı Bulunmadığını, Orman Bakanlığının şart koştuğu masrafların ödenme zamanı ve şeklinin de hatalı tahsis kaldırma işlemini tamamlar veya düzeltir nitelikte bulunmadığını söz konusu masrafların Arsa Ofisince 05.03.1997 günlü makbuzla, gayrimenkulün mülkiyeti Hazineden Arsa Ofisine ondan da kooperatife 13.02.1997 tarihinde devredildikten sonra ödendiğini, üçüncü olarak; Gayrimenkulün Satış Bedelini Belirleyen Maliye Bakanlığı İhale Komisyonunca Üzerindeki Ağaçlar İçin Takdir Edilen Bedel Arsa Ofisine Satış Bedeline Dahil Edilerek Gayrimenkulün Orman Vasfının Bir Kere Daha Belirlendiğini, Sonuç Olarak: Tahsisin kaldırılmasının 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesine aykırı olduğu gibi, dava konusu 937 parsel sayılı taşınmazın bir kamu hizmetine tahsisli bulunup satılmasının da mümkün olmadığı belirtilmiştir. Raporda Yer Alan Açıklamalara Göre İki Bakanlık Arasında Yapılan İşlemlerin Hukuka Ve Yasalara Aykırı Olduğu Tartışmasız Biçimde Açığa Çıkmış Bulunmaktadır.
İncelenen bu belgeler ile tüm dosya kapsamından anlaşılacağı gibi dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu 843 parsel sayılı taşınmaz Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 22.01.1988 tarihli yazısı ile yeşil kuşak projesi içerisinde ağaçlandırılmak üzere Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğü) tahsis edildiği, Ankara Büyükşehir Belediyesi Belediye Encümenince 14.08.1989 tarihinde onaylanan revizyon imar planı ile ağaçlandırılacak alana dönüştürüldüğü ve planın kesinleştiği, ancak Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 26.11.1991 tarihli yazısı ile herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve herhangi bir talebe de dayandırılmadan 843 parselin ekte gönderilen, planda gösterilen sarı boyalı kısmın imar planında gerekli değişikliğin yapılarak konut alanı olarak ayrılması istenildiği, Büyükşehir Belediyesinin yeşil alandan konut alanına dönüştürülmesinin planlama ilke ve esaslarına aykırı olduğunu belirtilerek uygun görülmediğine ilişkin 23.01.1992 tarihli yazısı üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 22.04.1994 tarihli yazısında, 433.800 m2 yüzölçümündeki parselin tamamının yeşil alan veya buna benzer bir kullanım alanına ayrılmasının adilane bir uygulama olmadığı belirtilerek, ekli planda gösterilen 90.000 m2'lik bölümün yeniden ihdas edilmesi istenilmiştir. Bu yazıya karşılık olarak Ankara Büyükşehir Belediyesince yazılan 08.09.1992 tarihli yazıda imar planında taşınmazın Orman Bakanlığına ağaçlandırılmak üzere tahsisli olup, revizyon imar planı ile ağaçlandırılacak alana dönüştürüldüğünü, bu nedenle imar planı değişikliğinin değerlendirilebilmesi için söz konusu tahsisin kaldırılıp kaldırılmadığının bildirilmesi istenildiği halde, Milli Emlak Genel Müdürlüğü, 14.09.1992 tarihli yazı ile 22.01.1988 tarihinde Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğü) tahsis edilen 433.800 m2 taşınmazın 90.000 m2'lik bölümüne ilişkin tahsisi 178 Sayılı KHK.'nin 13/d maddesi hükmüne dayanarak kendiliğinden kaldırmıştır.
Orman Bakanlığı (Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğünün), 13.11.1992 tarihli yazısında, sahadaki fidanların 3-5 yaşına geldiği, ağaçlandırma çalışmaları tamamlanmış sahanın tam ortasına isabet eden ve tesis edilmiş ormanı ikiye ayıran 90.000 m2'lik kısım için tahsisin kaldırılıp toplu konut alanı olarak ayrılmasının, proje alanının bütünlüğünü bozarak, bakım ve koruma hizmetlerinin aksayacağı belirtilip, 90.000 m2 alanın yeniden Orman Bakanlığına tahsis edilmesi istenmiştir. Ankara Büyükşehir Belediyesi 843 parsele ait imar planında gerekli değişiklikler yaparak 31.05.1994 tarihinde parseli 3'e ifraz etmiştir. Orman Bakanlığı, tahsisin Bakanlık görüşü alınmadan kaldırıldığını belirterek bu nedenle yeniden tahsis talebinde bulunmuş, bunun üzerine Maliye Bakanlığınca, yazıda ileri sürülen hususlar maliye müfettişi tarafından incelenmiş ve Maliye Müfettişi Ş. B. 07.12.1994 tarihli raporunda 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince tahsisin kaldırılması şartlarının oluşmadığını belirterek tahsisin kaldırılmasının yasaya uygun olmadığı doğrultusunda rapor vermiştir. Milli Emlak Genel Müdürlüğü 14.12.1994 tarihli yazı ile Orman Bakanlığından tahsis talepleri dikkate alınarak söz konusu 94.028 m2 kısma ilişkin görüşleri istenilmiş, Orman Genel Müdürlüğünce 10.02.1995 tarihli yazı ile, resen tahsisi kaldırılıp, Büyükşehir Belediyesine tahsis edilen ve imara açılan 90.000 m2 sahanın ağaçlandırma vs. giderleri toplamının Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılması istenilmiştir. Maliye Bakanlığının 22.06.1995 tarihli yazısı ile de teftiş kurulunca konu hakkında yapılan değerlendirmede, Tahsis Talebinden Şartlı Olarak Vazgeçilmiş Olması Nedeniyle Tahsisin Kalkmış Sayılamayacağı, bu nedenle tahsisi kaldırılan kısmın yeniden tahsis edilmesi mümkün olduğundan, tahsis talep ediliyorsa bu konuda talepte bulunulması, tahsis talebinde bulunulmayacak ise anılan parsele tasarruf edilebilmesini teminen tahsisten şartsız olarak vazgeçilmesinin bildirilmesi istenilmiştir. Orman Bakanlığının 23.06.1995 tarih ve daha sonraki yazıları ile ağaçlandırma vs. giderlerinin Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılması halinde tahsisin kaldırılmasında bir sakınca bulunmadığı bildirilmiştir. 23.06.1995 tarihli Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bakanlık makamına yazdığı 937 parsel sayılı 94.028 m2 taşınmazın 57.400.000.000 TL bedelle 1164 Sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışı uygun görüşe arz edilmiş ve bakanlıkça satışa olur verilmiş, 10.11.1996 tarihli rayiç değerin eksik hesaplandığı belirtilen uygun görüşle yazılan yazıyla ve aldığı onayla taşınmazın 190.056.000.000.- TL. bedelle 1164 Sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışına karar verilmiştir. 937 parselin 13.02.1997 tarihinde Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satışı yapılmış ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce de S.S.G. Yapı Kooperatifine satılarak, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırma vs. giderlerinin 05.03.1997 tarihinde Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırıldığı anlaşılmıştır.
Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevlerini gösteren 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesinin d fıkrası; Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, kamu hizmeti için kullanılması gerekli olanları; genel, katma ve özel bütçeli idarelere tahsis etmek ve tahsis amacının ortadan kalkması veya amaç dışı kullanılması halinde tahsisi kaldırmak; tahsisi kaldırılan taşınmaz mallar üzerinde Hazine dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapı ve tesisleri tasfiye etmek, tasfiyeye ilişkin esas ve usulleri belirlemek hükmünü taşımaktadır.
1164 Sayılı Arsa Ofisi Yasasının 7. maddesi ise; Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce bu kanunda yazılı amaçlarla kullanılmak üzere talep edilen arazi ve arsalardan Hazineye ait olanlar Hazine tarafından ve evvelce Hazineden intikal etmiş olup belediyelerce herhangi bir hizmete tahsis edilmemiş bulunan arazi ve arsalar da, karşılığı 775 Sayılı Kanunun 12'nci maddesinde sözü geçen fona yatırılmak kaydıyla, belediyelerce Milli Emlak ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüklerince müştereken takdir edilecek kıymetleri üzerinden Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilir.
Bunlardan kamu hizmetleri için lüzumlu olduğu gerekçesiyle Hazine veya Maliyece talep edilenler, devir fiyatına bu arsalara Ofisçe yapılan masraflar ilave edilerek bulunacak bedel esas alınmak suretiyle Hazineye veya belediyelere iade edilir.
Bu devir işlemleri talep tarihinden itibaren üç ay içerisinde tekemmül ettirilir.
Bu madde gereğince devredilecek araziler hakkında, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uygulanmaz.
28.12.1960 tarih ve 189 Sayılı Kanun kapsamına giren veya Herhangi Bir Kamu Hizmetine Tahsis Edilmiş Olan Arazi Ve Arsalar Bu Madde Hükümleri Dışındadır hükmünü taşımaktadır.
Yasaya uygun olarak Orman Bakanlığına tahsis edilen ve bu tahsisle birlikte Hazinenin özel ve hizmet malı olma niteliğini yitirerek Kamu Malı Niteliğini Kazanan taşınmazın bu niteliği devam ederken, yapılacak imar planında konut alanına dönüştürülmesi hiçbir zaman mümkün olmadığı halde, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 14.09.1992 tarihli yazısı ile kurumları yanıltarak daha önce 14.08.1989 tarihinde yapılan ve onaylanarak kesinleşen imar planına göre Ağaçlandırma Alanında kalan yerin, Büyükşehir Belediyesi tarafından nazım imar ve uygulamalı imar planlarında gerekli değişiklik yapılıp Konut Alanı Kullanımına dönüştürülerek işlemin 28.02.1994 tarihinde Onanması sağlanmıştır. Kamu malı niteliğindeki taşınmaz hiçbir zaman yapılacak imar planı ile konut alanı olarak ayrılamaz. Hangi nedenle ayrılmış olursa olsun yapılan işlem yok hükmündedir. Bu konuda Danıştay kararları mevcuttur.
Şu hale göre, dava konusu taşınmaz hakkındaki tahsisin kaldırılması ve buna bağlı olarak imar planında konut alanı olarak ayrılması usulsüz olup, yasal dayanağı bulunmamaktadır
178 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 13/d maddesinde genel bütçeli bir idareye tahsis edilen bir yerin tahsisinin kaldırılabilmesi için tahsis amacının ortadan kalkması, ya da amaç dışı kullanılması halinde mümkündür. Somut olayda yapılan tahsisin amaca aykırı kullanılması veya tahsis amacının ortadan kalkması söz konusu değildir. Orman Bakanlığının (Orman Genel Müdürlüğü) tahsisin kaldırılması yönünde herhangi bir talebi de mevcut değildir. Tahsisin kalkmasına onay da vermemiştir. Bu nedenle orman yetiştirilmek üzere tahsisin kaldırılmasının yasal şartlarının sağlanması için Orman Bakanlığı ile birçok kez yazışma yapıldığı, ancak bunun sağlanamadığı ve tahsis kararının devamı sırasında satış işleminin gerçekleştirildiği, bu olgunun Arsa Ofisi Yasasının 7. maddesine açık aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle kamu hizmetine tahsisli bulunan ve kamu emlakı niteliğini almış olan taşınmaz malın satışının yasaya aykırı olduğu gibi, tahsisin kaldırılmadığı belirgin olduğu halde Arsa Ofisi kanalıyla taşınmazın kooperatife devredilmesinin de yasaya aykırı olduğu tartışmasızdır. Hazinenin, tapulu taşınmazını orman yetiştirmek üzere tahsis etmesi halinde, o taşınmaz özel mülkü olmaktan çıkar ve kamu emlakı niteliğine dönüşür. Hukuk Genel Kurulunun 03.06.1998 tarih ve 1998/8-347 Esas, 1998/394 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Dava konusu taşınmazın kamu yararı amacıyla orman olarak tahsis işlemi yapıldığı halde, kamu yararı gözetilmeksizin usul ve yasaya aykırı biçimde bu amaç dışlanarak özel inşaata açılmasının kamu hizmeti kavramı içinde yer alamayacağı kuşkusuzdur.
Çevresinin halen orman olduğu, bu olgunun kısmen kesinleşmiş tahdit, kısmen yargı kararları (936 ve 938 parsel sayılı taşınmazlar) ile gerçekleştiği, çevresi tamamen ormanlarla kaplı olan ve kendisi de esasen bu amaca tahsis edilmiş olan taşınmazın bütün bu olgular dışlanarak, imar ve inşaata açılmasının kamu yararı, kamu hizmeti kavramlarıyla bağdaşmasının olanaksız olduğu sabittir. Herhangi bir kooperatifin arsa gereksiniminin kamu malı niteliğindeki ormana tahsisli araziden sağlanması yoluna gidilmesi, 5 milyon insanın yaşadığı başkent Ankara için oluşturulmasına çalışılan ve yaşam için zorunlu olan yeşil kuşak çerçevesi gereksinimi ile bağdaştırılamaz.
Ormanların içinde kalan taşınmaza imar ve inşaat izni verilmek suretiyle oluşacak yapılanma sonucu çevre ormanların, dolayısıyla Ankara'nın coğrafi ve fiziki açıdan büyük zarar göreceği, yeşil kuşak amacının, Ankara'nın hava kirliliğini önleme yolunda doğru ve yararlı bir tasarruf olmasına rağmen yapılanma suretiyle bu olumlu düşünce ve görüşün yok edileceğinin açık olduğu tartışmasızdır.
Kanuna aykırı satışla, S. S. A. G. Konut Yapı Kooperatifi adına oluşan tapu kaydının, Medeni Kanunun 912. maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Yukarıda açıklanan bütün bu nedenlerle, davacı kooperatifin orman yönetimi aleyhine açtığı orman tahdidine itiraz davasının reddi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, 937 parsel 94.028 m2 yüzölçümündedir. Usulsüz ve yasaya aykırı biçimde tahsisin kaldırılmasına konu olan bölüm ise 90.000 m2'dir. 937 parselin 4.028 m2 kesimine yönelik tahsis kararı ise kaldırılmayıp tahsisin devam ettiği sabit olduğuna göre, davacı kooperatifin tahsisin kaldırılmasına konu olmayan 4.028 m2 taşınmaza yönelik davasının reddine karar verilmesi gerekeceğinin düşünülmemesi de usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Orman Genel Müdürlüğü.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Karar: Davacı S. S. A. G. Yapı Kooperatifi 10.08.1988 tarihli dava dilekçesinde; Hazine adına tapuda kayıtlı 843 sayılı parselin ağaçlandırılmak üzere Maliye Bakanlığınca Orman Bakanlığına tahsis edildiğini, ancak daha sonra Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından tahsisin kaldırıldığını, Ankara Büyükşehir Belediyesince yapılan nazım imar planı uyarınca konut alanına ayrılıp, üç parçaya ifraz edildiğini, konut alanına dönüştürülen 94.028 m2 alanındaki 937 sayılı parselin önce Arsa Ofisine, daha sonra kooperatife satıldığını belirtip, bu aşamaya rağmen 82 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 6831 Sayılı Yasa uyarınca yapılan tahditle tahdit içine alındığını, bu tahdidin doğru olmadığını ileri sürerek iptalini istemiştir.
Davalı orman yönetimi, 843 sayılı parselin Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırılıp, orman oluşturulması amacı ile Orman Bakanlığına tahsis edilip, Ankara Büyükşehir Belediyesinin de yaptığı uygulama ve nazım imar planında bu parseli Ankara'da yeşil kuşak oluşturulması amacı doğrultusunda ağaçlandırılacak orman alanı olarak Orman Bakanlığı (Orman Genel Müdürlüğüne) 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13/d maddesi uyarınca Tahsis ve Teslim Ettiğini vurgulayarak Orman Bakanlığının da 937 sayılı parsel üzerine 20.000 fidan dikerek ağaçlandırıp bu çalışmanın devam ettiğini, tahsisin kaldırılması için hiçbir yasal dayanak bulunmadığını belirtmiş ve 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesinde, tahsisin kaldırılması için;
a) Amaç dışı kullanılması,
b) Tahsis amacının ortadan kalkması,
koşullarının yasa hükmü olmasına rağmen bu koşulların hiçbirinin gerçekleşmediğini, bu sebeple tahsisin kaldırılmasının hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını belirtip, esasen orman yapmak amacına tahsis ve imar plan değişikliği ile gerçekleşen bu olgu karşısında 843 sayılı parselin Kamu Malı niteliğini kazanmış orman olarak 6831 Sayılı Yasa gereği tahdit alanı içine alınıp, bunun da doğal ve yasaya uygun bir tasarruf olduğunu, artık konut alanına dönüşme olanağı kalmadığını, Arsa Ofisine ve kooperatife satışının yasaya aykırı ve geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkeme, Orman Bakanlığına yapılan tahsisin yine Milli Emlak Genel Müdürlüğünce kaldırıldığını, bu işlemin yerinde olduğunu benimseyerek kooperatifin davasını kabul edip, tahdidi iptal etmiştir.
Orman Bakanlığının temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2001/184 E.-2001/431 Karar sayılı ve 30.01.2001 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Yukarıda aynen açıklanan 20. Hukuk Dairesi bozma kararının gerekçesinde de yer alan olgulara göre;
a) 843 sayılı parsel, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Bakanlığının istemi üzerine Ankara yeşil kuşak projesini gerçekleştirmek için ağaçlandırılarak orman oluşturma amacı ile Orman Bakanlığı (Orman Genel Müdürlüğüne) (22.05.1988 tarih ve 2896 sayılı yazı ile) 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesi uyarınca tahsis edilmiştir.
Yasal olarak tahsis gerçekleşince 843 sayılı parsel Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin (14.08.1989 gün ve 190 sayılı) kararı ile, çay yolu revizyon imar planı değiştirilerek nazım imarı planı içinde orman alanı olacak şekilde yeşil kuşak projesine uygun olarak ağaçlandırma alanı olarak ayrılmış ve bu imar planı Resmi Gazetede ilan edilerek kesinleşmiştir.
843 sayılı tahsis konusu parsel daha sonra (936, 937 ve 938) sayılı olmak üzere 3 ayrı parsele ifraz edilmiş ve (936-938) sayılı parseller de aynı amaç doğrultusunda hükmen orman olarak tescil edilmiştir.
Orman Bakanlığı tahsis amacına uygun olarak parselin etrafını dikenli tellerle çevirmiş ve taşınmazı koruma altına alıp bekçi görevlendirmiş, gerekli teknik, bilimsel çalışmalarını yaparak 20.000 fidan dikmiştir.
Böylece 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesine tamamen uygun olarak tahsisin amacı gerçekleşmiştir.
Bu olguya rağmen, aynı Milli Emlak Genel Müdürlüğünce 26.11.1991 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanlığına bir yazı gönderilerek 843 sayılı parselde sarı boyalı kesimin konut alanı olarak kullanılması düşünüldüğünden imar planında tadilat yapılarak bu kesimin konut alanı olarak ayrılması istenmiştir.
Bu istem, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanlığının 23.01.1992 tarihli yazısı ile Anılan Parseldeki Kullanım Kararının Değiştirilmesi Ve Yeşil Alandan Konut Alanına Dönüştürülmesinin Planlama İlke Ve Esasları Açısından Uygun Görülmediği belirtilerek Reddedilmiştir. Şöyle ki; 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesine uygun olarak gerçekleşen tahsisin, amacına uygun olarak kullanıldığı ve tahsis amacının da gerçekleşmiş olması karşısında artık bu alanın tekrar niteliği değiştirilip konut alanına dönüştürülmesine yasal olanak bulunmadığı tartışmasız hale gelmiştir. Maliye Bakanlığı, İmar Daire Başkanlığının bu red cevabına ve yasal olanak bulunmamasına rağmen, Bakanlıkça alınmış yasal dayanakları olan bir kaldırma kararı bulunmadığı halde, kendi kişisel tasarrufu ile 14.09.1992 tarihli yazı ile 90.000 m2'lik alan için tahsisi kaldırdığını Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına bildirmiştir.
Bu kişisel kaldırma kararının yasal dayanağı yoktur. Zira 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesine göre;
a) Tahsis amacının kalkmış olması,
b) Amaç dışı kullanılması gibi koşulların gerçekleşmesi gerekir. Oysa, bu koşullardan hiçbiri oluşmamış, aksine amaç gerçekleşmiş, amaç dışı kullanım olmamıştır.
Yazışmalar sırasında Belediye Başkanlığı tarafından tahsisin kaldırılıp kaldırılmadığı konusunda belediyeye bilgi verilmesi istendiği halde Milli Emlak Genel Müdürlüğü yazı içeriğinde değişiklik yaparak Belediyece, tahsisin kaldırılması istenmiştir şeklinde kesin istem varmış gibi yazıya farklı bir şekil verilerek bu istem cevaplandırılıyormuş gibi dayanaksız şekilde tahsisi kaldırmıştır.
Yasaya aykırı bu işleme karşılık Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Genel Müdürlüğü 13.11.1992 tarihinde Milli Emlak Genel Müdürlüğüne bir yazı yazarak 90.000 m2'lik ağaçlandırma alanının tekrar konut alanına dönüştürülmesi halinde proje alanının bütünlüğünün bozulacağını, bakım ve onarım hizmetlerinin büyük ölçüde aksayacağını, bunun sakıncalı olduğunu belirterek bu kesimin tekrar Orman Bakanlığına tahsisini istemiştir.
Bu istem ve ret yazılarına rağmen Ankara Büyükşehir Belediyesi 28.02.1994 gün ve 108 sayılı kararı ıle 843 sayılı parselin 90.000 m2'lik bölümü için imar planını tekrar değiştirmiştir.
Yukarıda değinildiği gibi 937 sayılı parselin 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesine uygun olarak tahsisi gerçekleşip, tahsisin kaldırılması için yasal olanak ve dayanak bulunmayıp, tahsisin kaldırılması yasaya aykırı olduğu için imar planında yapılan değişikliğin de yasal dayanağı bulunmayacağı açıktır.
Yasaya aykırı olarak gerçekleşen bu olaylara karşın Orman Bakanlığı müsteşarlığınca Maliye Bakanlığına gönderilen 24.08.1994 tarihli yazıda Orman Genel Müdürlüğünün görüşü alınmadan tahsisin kaldırılmasının yasaya uygun olmadığı, bir kooperatif adına bu alanda çalışma başlatıldığı, dikilen fidanların tahrip edildiği, bu yanlışlığın kamunun ve basının tepkisine yol açacağı belirtilerek 2. kez yine bu parselin Orman Bakanlığına tahsisi istenmiştir.
Maliye Bakanı İ. A., kaldırma işleminin yasal olarak gerçekleşmediği düşüncesi ile 29.03.1995 tarihinde Orman Bakanlığına gönderdiği yazıda, tahsisin kaldırılmasının Orman Bakanlığının uygun görmesine bağlı olduğunu, bu nedenle anılan parsele ilişkin yeniden tahsis isteminin devam edip etmediğinin, tahsis kaldırılma işleminin uygun görülüp görülmediğinin bildirilmesini istemiştir. 22.06.1995 tarihinde Orman Bakanı H. D., şartlı vazgeçme olamayacağı nedeniyle parselin tekrar Orman Bakanlığına tahsisini istemiştir.
Tahsis yasaya uygun olarak kaldırılmadığı, yasal koşulları gerçekleşmediği halde sanki yasaya uygun bir tahsis kaldırma işlemi oluşmuş, kaldırmanın koşulları gerçekleşmiş gibi Ankara Defterdarlığı tarafından 12.02.1997 gün ve 691 yevmiye ile 937 sayılı parsel Arsa Ofisine devredilmiş ve tescil işlemi yapılmıştır. Arsa Ofisi 937 sayılı parseli 1 gün sonra 13.02.1997 günü G. Yapı Kooperatifine devretmiştir. Gerek 20. Hukuk Dairesinin bozma kararının gerekçesinde, gerek yukarıda açıklanmış olduğu gibi 433.000 m2 alanındaki 843 sayılı parsel 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesi uyarınca Orman Bakanlığına ağaçlandırma alanı olarak tahsis edilip, uygulama nazım imar planında yine bu amaca yönelik değişiklik yapılarak gerçekleşen bu işlemler sonucu 20.000 fidan dikilerek amacına uygun olarak kullanılan parselin hiçbir yasal gerekçesi olmaksızın davacı kooperatife intikalini sağlamak için tahsisin kaldırılması ve Arsa Ofisi eliyle kooperatife yapılan satışın yasa ve hukuk açısından hiçbir sonuç sağlamayacağı belirgindir.
Mahkemece yapılan keşiflerde bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda parselin bir bölümüne dikilen fidanların % 60 oranında varlığını koruduğu, bir bölümünde kısmen 10, 12 yaşlarında 0.4-0.5 kapalılıkta hayatiyetini sürdürecek vasıfta doğal çam ve sedir gençliği bulunduğu açıklanarak, kısmen memleket haritasına göre kısmen 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesine göre orman olmadığı bildirilmiştir. Burada üzerinde durulması gereken iki husus vardır.
a) 843 sayılı iken daha sonra 3 parçaya ifraz edilen dava konusu 937 sayılı parsel, bir bütün olarak 936-938 sayılı parsellerle birlikte 433.000 m2 olarak 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesine göre orman yapılmak amacı ile tahsis edilmiş ve bu amaç gerçekleşmiştir.
b) Orman tahdit komisyonu tarafından 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre yapılan sınırlandırmada tahdit içine alınmış ve 08.06.1998 tarihinde tahdit sonuçları askı yolu ile ilan edilmiş, bu olgu da yasaya uygun biçimde gerçekleşmiştir. 10.08.1998 tarihinde süresi içinde Orman Tahdidine İtiraz Davası Açılmıştır. Dava, tahdide itirazdır ve 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre kadastro sıfatıyla görev yapan Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmış, yasa gereği adli kazanın yetkisinde olarak görülüp sonuçlandırılmıştır.
Bu iki olgu sonucu 937 sayılı parsel Kamu Malı Niteliğini Kazanmış ve tahsis esas alınarak, amacına uygun oluşmuş Orman Varlığı da gözetilerek tahdit edilip 6831 Sayılı Yasanın tanımladığı biçimde Orman-Yani Kamu Malı Kavramı Gerçekleşmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde ormanın tarifi yapılmıştır.
6831 S.Y. Md. 1: Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaç toplulukları yerleriyle birlikte Orman Sayılır. Bu maddeye göre emekle yetiştirilen ağaç topluluğu Ormandır. Kaldı ki; emekle yetiştirme olgusu Yasal Tahsisle Bu Amaca Yönelik Olarak Kamu Malı Niteliğini Kazanmış Bir Taşınmazda Gerçekleşmiştir.
Bu nedenlerle, dava konusu 937 sayılı parselin, öncesinin memleket haritası ve hava fotoğrafında Orman Olarak Gözükmesi ya da 4785 Sayılı Yasa gereği Devletleştirilmiş orman olması zorunluluğu burada Aranmaz. Böyle bir koşula burada Yer Yoktur.
Kaldı ki; Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu müfettişlerince yapılan ihbar ve şikayetler üzerine gerçekleştirilen inceleme ve araştırma sonucu düzenlenen:
1) 13.06.1995 tarihli Müfettiş Ş. B., 2) 08.02.2000 tarihli Müfettiş A. A. imzalı raporlarda,
a- 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesi uyarınca ağaçlandırma amacına yönelik olarak Maliye Bakanlığınca yapılan tahsisin kaldırılmasının Yasaya Aykırı Olduğu ve kaldırılması için hiçbir neden bulunmadığı,
b- Yasada tanımı yapılan tahsis amacının ortadan kalkması, ya da amaç dışı kullanımın söz konusu olmadığı vurgulanmış,
c- 1164 Sayılı Arsa Ofisi Yasasının 7. maddesine göre kamu hizmetine tahsisli bir taşınmazın satışına olanak bulunmadığı açıklanarak tahsisin yasaya uygun ve doğru olduğu, buna bağlı tahdidin de yasaya uygun olduğu, orman olgusunun gerçekleştiği, tahsisin kaldırılması işleminin ve gerek Arsa Ofisine, gerek Arsa Ofisinin kooperatife yaptığı satışların geçersiz olduğu açık ve kesin olarak belirtilmiş, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.
Bu şekliyle 937 sayılı parselle ilgili olarak 178 Sayılı Kararnamenin 13/d maddesine göre yapılan tahsisin kaldırılması için yasal hiçbir neden bulunmadığı gibi, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca yapılan tahdit de yasaya uygun ve yerindedir.
Kamu Malı Olgusunun Gerçekleşmesi Ve Dayanak Yasalar
1) 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
Madde 13/D. Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden kamu hizmeti için kullanılması gerekli olanları; genel, katma ve özel bütçeli idarelere tahsis etmek ve Tahsis Amacının Ortadan Kalkması veya Amaç Dışı Kullanılması halinde Tahsisi Kaldırmak; tahsisi kaldırılan taşınmaz mallar üzerinde Hazine dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapı ve tesisleri tasfiye etmek, tasfiyeye ilişkin esas ve usulleri belirlemek.
Açıklanan madde hükmüne uygun olarak Orman Bakanlığına ağaçlandırmak suretiyle orman oluşturulmak üzere tahsis yapılmış ve Orman Bakanlığı bu amaca uygun olarak 20.000 fidan dikerek, korumaya alıp etrafını çevirerek, sürekli teknik, bilimsel çalışmayı sürdürerek tahsisin amacını gerçekleştirmiştir.
Bu olguya rağmen,
a- Tahsisin amacı ortadan kalkmamış,
b- Amaç dışı işlem yapılmamıştır. 0 halde, tahsisin kaldırılması için yasal sebep ve dayanak yoktur.
Kaldırma işlemi yasaya aykırı ve geçersizdir.
2) Arsa Ofisi Hazineden devraldığı 937 sayılı parseli G. Yapı Kooperatifine devretmiştir.
Oysa, 1164 Sayılı Arsa Ofisi Yasasının 7. Maddesinin Son Fıkrası Kamu Hizmetine Tahsisli Malların Satışını Kesinlikle Önlemiştir.
1164 Sayılı Arsa Ofisi Yasası - Madde 7/son: 28.12.1960 tarih ve 189 Sayılı Kanun kapsamına giren veya herhangi bir Kamu Hizmetine Tahsis Edilmiş Olan Arazi Ve Arsalar Bu Madde Hükümleri Dışındadır. Yasanın bu hükmü karşısında, dava konusu parseli, kooperatife satan Arsa Ofisinin, Kamu Malı Niteliğindeki 937 sayılı parseli kooperatife satışı yasaya aykırıdır. Gerek satış, gerek kooperatif adına oluşan tapu yasal açıdan geçersizdir.
3) Hazineye Ait Taşınmazların Satışı Hakkındaki 4070 Sayılı Yasa Kamuya Tahsisli Taşınmaz Malların Satışını Önlemiştir.
4070 Sayılı Yasa-Madde 11/b: Kamu hizmetine tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılan taşınmaz mallarda bu yasadaki satışla ilgili hükümler uygulanmaz.
4070 Sayılı Yasanın açıklanan hükmü karşısında kamu hizmetine tahsis edilmiş ve kamu malı niteliğini almış olan 937 sayılı parselin satışı olanaksızdır. Davacı kooperatife yapılan satış bu olgu içinde yasaya aykırı ve geçersizdir.
4) 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu Yine Kamu Mallarının Satışını Önlemiştir.
2886 Sayılı Kanun Madde 74: Tarihi ve bedii değeri olanlar hariç Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esastan, Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Bu maddeye dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan Yönetmeliğin 58/c fıkrasına göre, tahsisli taşınmaz mallar,
58/e fıkrasına göre, orman alanları içindeki taşınmaz malların nitelikleri değişmedikçe Satışı Yasaktır.
937 sayılı parsel, kamu malı ve ormandır; niteliğini korumaktadır. 0 halde, satılamaz.
Bununla ilgili ihale, satış ve oluşan tapu geçersizdir, yapılan işlemler hukuka ve yasaya aykırıdır.
5) 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesi orman bütünlüğünü koruyan bir maddedir ve (kamu hizmeti) hariç her türlü inşaatı önlemiştir. Şöyle ki; 937 sayılı dava konusu parsel 936 ve 938 sayılı parsellerin ortasında yer almış orman parselidir.
Bu parsel konut alanı haline geldiğinde, 936-938 sayılı parsellerle 937 sayılı parselin oluşturduğu Orman Bütünlüğü Bozulacak Ve Ormanların Tamamı, (Bina - yol- sosyal tesis - otopark) gibi birimlerle tahrip olacaktır. O halde, 937 sayılı parselin konut alanına dönüşmesine değinilen yasa hükmü izin vermez.
6) Medeni Yasanın 932. maddesi Yolsuz Tescili Önlemiştir.
M.Y. Md. 932: Bir ayni hak tapu siciline yolsuz olarak kaydedilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi lazım gelen üçüncü şahıs bu tescile istinat edemez.
Yolsuz tescil, haksız veya lüzum ifade etmeyen hukuki bir tasarruf mucibince yapılan tescildir. Böyle bir tescilden dolayı bir ayni hakkı ihlal edilen kimse doğrudan doğruya suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı tescilin yolsuzluğunu iddia edebilir.
Dava konusu 937 sayılı parsel 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesi uyarınca Orman Bakanlığına - ağaçlandırma amacı ile tahsis edilip, bu amaca uygun orman oluşturularak 6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesine göre tahdit içine de alınmakla iki aşamalı olarak Kamu Malı (Orman) Niteliğini Kazanmıştır. Bu taşınmazın konut alanına dönüştürülmesi için Milli Emlak Genel Müdürlüğünce (tahsisin) kaldırılması hiçbir yasal ve hukuki gerekçeye dayanmadığı için geçersizdir. Bu geçersiz tasarrufla bu parselin Hazinece Arsa Ofisine satılması ve Arsa Ofisi adına konut alanı amacının gerçekleşmesi için oluşan tapu kaydı ve Arsa Ofisi tarafından da G. Yapı Kooperatifine satışı ile bu satışla oluşan kooperatif tapusu geçersizdir. Zira geçersiz tasarrufla oluşmuş hukuki ve yasal değeri olmayan kayıtlardır.
Yukarıda açıklanan bütün bu nedenlerle,
a- 937 sayılı parsel 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca orman olmak üzere Orman Bakanlığına tahsis edilmiştir.
b- Amaç gerçekleşmiş, orman sayılan taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca tahdit içine alınmış ve 937 sayılı parsel kamu malı niteliğini tahsis ve tahditle kazanmıştır.
c- Kamu malı niteliğini kazanan 937 sayılı parselin bu niteliğinin değiştirilmesine, konut alanına dönüştürülmesine yasal olanak yoktur.
d- Tahsisin kaldırılması ve gerek Arsa Ofisine yapılan satış, gerek Arsa Ofisinin davacı kooperatife yaptığı devir ve satışlar yasalara aykırıdır, geçersizdir.
Arsa Ofisi tapusu ve kooperatif tapusu yolsuzdur. Yasal geçerliliği, hukuki değeri yoktur.
e- 5 milyon nüfuslu Başkent Ankara etrafında oluşturulan yeşil kuşak projesi, tüm kent için yaşamsal değeri büyük bir olgudur. Sosyal, biyolojik, coğrafi, kültürel ve ekonomik değeri büyük olan 937 sayılı parselin amaç dışına çıkılarak konut alanına dönüştürülmesi için tahsisin kaldırılması - imar planının değiştirilmesi yolundaki tasarruflar geçersiz olup, bu tasarruflar sonucu davacı S.S. G. Yapı Kooperatifine satış suretiyle oluşan tapunun yasal ve hukuki değerinden söz edilemez. Buna dayanılarak yapılmış orman tahdidinin iptali yoluna gidilemez. 937 sayılı parsel kamu malı orman niteliğini kazanmıştır. Hangi nedenle olursa olsun, özel mülk ve kültür arazisine (konut alanına) dönüştürülmesine, satışına, kişi ya da kurumlara devir edilmesine, tapu oluşturulmasına yasal olanak yoktur.
Yukarıda yazılı gerekçelere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle orman yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMY.'nın 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının geri verilmesine, 12.12.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy