(743 S. K. m. 639) (HGK. 19.02.1997 T. 1996/8-768 E. 1997/100 K.) (HGK. 18.02.1998 T. 1998/8-15 E. 1998/129 K.) (HGK. 11.10.2000 T. 2000/8-1264 E. 2000/1250 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 3. Asliye A. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.10.1999 gün ve 1996/828 E-1999/875 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü ile müdahil vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.2.2000 gün ve 2000/1464-1831 sayılı ilamı ile; (... Davacı, Medeni Yasanın 639. maddesine göre, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetliğe dayanarak tescil isteminde bulunmuştur. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, hüküm Yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1980 yılında kadastro tespiti yapılmış, bu taşınmaz kültür arazisi vasfında olmamakla tespit dışı bırakılmıştır.
Dava 16.9.1996 tarihinde açılmış, tespit tarihi itibariyle dava tarihine kadar 20 yıl geçmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.2.1997 T. 1996/8-768 E.1997/100 K. ve 18.2.1998 T.,1998/8-15 E. - 129 K. Sayılı kararlarına göre kadastro gören yerlerde tespit dışı bırakılan taşınmazlar için tespitin kesinleştiği tarih ile tescil davasının açıldığı tarih arasında 20 yıllık kazandırıcı süre dolmadıkça tescil davası dinlenemez.
Dosyada belirlenmiş tarihlere göre dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Edenler: Davalılar ve müdahil vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Hukuk Genel Kurulu'nun 11.10.2000 gün ve 2000/8-1264 esas, 2000/1250 karar sayılı ilamında da aynı ilkenin vurgulanıp kabul edilmiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar ve müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13.06.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy