(3402 S. K. m. 4) (4785 S.K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki "tespite itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aybastı Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.7.2000 gün ve 2000/82 E.- 71 K. sayılı kararın incelenmesi taraflar tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.12.2000 gün ve 2000/10178-1843 sayılı ilamı ile; (...Kadastro sırasında E. Mahallesinde bulunan 107 ada 24 parsel sayılı 1953.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Karayolları Genel Müdürlüğü kamulaştırma şeridine tecavüzü olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 23.29 m2'sinin A. Reşadiye yolu olarak tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Karayolları Genel Müdürlüğü ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Davaya konu E. Mahallesi 107 ada, 24 parsel sayılı taşınmaz orman niteliğiyle Hazine adına tespit gördüğüne göre öncelikle orman Yönetiminin de davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili sağlanmalıdır.
Bundan ayrı; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 sayılı yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır. Zira, 3116 sayılı yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 13.7.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 sayılı yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Tahdit yapılmamışsa mahkemece; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunmadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Taraflar
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Kadastro sırasında, 1953.83 m2 yüzölçümündeki 24 parsel sayılı taşınmaz ORMAN vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Karayolları vekili, tespit sırasında kamulaştırma şeridinin korunmadığını, sınırlandırma ve tespitin iptali ile kamulaştırma hudut genişliğinin korunmasını istemiştir. Mahkemece, 23.29 m2 alanın Aybastı-Reşadiye İl yolu olarak tespit dışı bırakılmasına, artan 1930.54 m2 alanın Orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Özel Daire, dava konusu 24 parsel sayılı taşınmaz Orman niteliği ile Hazine adına tespit gördüğüne göre öncelikle Orman Yönetiminin davaya katılımı suretiyle taraf teşkili sağlanmalıdır gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Hemen belirtelim ki, Ormanın kullanım hakkı Genel Müdürlüğe, mülkiyeti Hazineye aittir. Bu sebeple Orman niteliği ile tespiti yapılan taşınmazlar hakkında açılacak davalarda husumetin Hazine ile birlikte Orman Yönetimine de yöneltilmesi gerekir.
Somut olayda, Orman niteliği ile tespit yapılmış, husumet salt Hazineye yöneltilmiş, Orman İdaresine yöneltilmemiştir. Bu nedenle Orman Yönetiminin davaya katılımı sağlanmalı, husumet yaygınlaştırılmalı, taraf oluşturulmalı, bundan sonra taraf delilleri toplanmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Taraf teşkil yapılmadan işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu'nca da, benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. O halde direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.9.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy