(1479 S. K. m. 24, 25)
Taraflar arasındaki "tesbit ve iptal" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 30.10.2000 gün ve 2000/232 E- 842 K.sayılı kararın incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 30.11.2000 gün ve 2000/8495-8668 sayılı ilamiyle; (...Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının, 31/5/1983-16/2/1990 tarihleri arasındaki dönemde Bağ-kur'lu sayılıp sayılmayacağına ilişkindir. Mahkeme yasal dayanaklarını göstermeden bu süreyi bilirkişi raporuna dayalı sigortalı olarak kabul etmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı yasanın değişik 24 ve 25.maddesine göre, kimlerin sigortalı olabilecekleri ve sigortalılığa ilişkin yasal karineler açıkça belirlenmiştir. Bir kimsenin belirtilen maddeler uyarınca ve yöntemince yasa kapsamına alınmadığı ve primlerinin de ödenmediği sürece sigortalı kabulü mümkün değildir. Dava konusu olayda davacının 20/4/1982-31/5/1983 tarihleri arasında Bağ-kur kapsamında bulunduğu 31/5/1983'de Bağ-kur'luluğu terkin edildiği daha sonra 16/2/1990 da yeniden kapsama alınıp ve sigortalılığının devam ettiği görülmektedir. Buna karşın davacının prim ödemeleri icra marifetiyle tahsil edilmiştir. 1995 yılında yapılan icra takibinde davacının yasal sigortalılık sürelerine ilişkin 12.849.369.000 TL. prim 8.420.872.000 TL. gecikme zammı toplam 21.270.241.000 TL. daha sonra 1999 yılında yapılan 2.bir takip de bu kerre gecikme zammı ile birlikte toplam 434.974.051 TL. daha tahsil edilmiştir. Böylece, davacının uyuşmazlık konusu dönemde yöntemince kapsamda bulunmadığı gibi, bu dönem primlerinin de ödenmediği açıkça belli olmaktadır. Bilirkişi raporunda; yasal olarak kapsamda bulunulan sürelere ilişkin ödenen primler dikkate alınmaksızın salt; 1992 yılından itibaren ödenen primlere göre ve global bir şekilde düzenlenen hukuki dayanakları gösterilmeksizin düzenlenen raporun esas alınarak sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunun değiştiren 3165 sayılı Kanun gereğince kurumdan harç alınmasına gerek olmadığına, 10.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)