(6570 S. K. m. 9, Geç. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki "kira tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.12.2000 gün ve 2000/771 E-949 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2.04.2001 gün ve 2001/2553-2855 sayılı ilamı ile; ... Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı ( ... Genel Müdürlüğü ), 1.1.2000 tarihinden itibaren aylık kiranın 78.750.000 lira olarak tespitini istemiş, mahkemece 1998 yılı kira parasının % 25 artırılması suretiyle 56.250.000 lira olarak saptanmıştır.
1998 yılı kira bedelinin, davacı ... Genel Müdürlüğünün ihtarı üzerine kiracı tarafından 45.000.000 lira olarak yatırıldığı taraflar arasındaki kira ilişkisinin bu şekilde oluştuğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 1998 yılında ödenen kira parasının % 40 oranında artırımıyla bulunacak bedelin 1999 yılı kira bedelini yansıttığı kabul edilerek bulunacak bu bedele, 4531 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması ile ( % 25 oranında artırım yapılmak suretiyle ) 2000 yılı kira parasının tespiti gerekirken yazılı gerekçeyle ( 1998 yılı kirasının % 25 oranında artırılması suretiyle ) sonuca gidilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekilleri
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.10.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy