(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 17.12.1998 gün ve 1998/85-529 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23.3.2000 gün ve 2000/121-2524 sayılı ilamıyla (...Davacının davaya konu olan olayla ilgili olarak davalı N.E. hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu'nca şikâyette bulunduğu bu konuda gelen cevapta şikâyet evrakının halen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nce incelemeye alınıp dönmediği anlaşılmaktadır.
Şu durumda davacı şikâyetinin açıklığa kavuşturulması ve eldeki davaya etkili olması itibarıyla şikâyetle ilgili evrak sonucunun beklendikten ve şikâyette varılan sonuca göre karar vermek gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibarıyla HUMK 2494 sayılı yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, hakimin görevini kötüye kullanması nedeniyle uğradığı maddi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, Özel Dairece, davalı hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikâyette bulunulduğu, şikâyetin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü'nce incelemeye alınıp halen sonuçlanmadığının anlaşıldığı, davacı şikâyetinin açıklığa kavuşturulması ve eldeki davaya etkili olması itibarıyla sonucu beklendikten sonra karar verilmesi gerektiğinden söz edilerek bozulmuştur. Oysa yasalarda, hukuk hakiminin Yüksek Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun tahkikatların sonucunu beklemesi gerektiğini öneren bir hüküm bulunmamaktadır. Yine Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun idari tahkikat niteliğindeki kararların hukuki etkisi yönünden değerlendirildiğinde Borçlar Yasası'nın 53. maddesi kıyas yoluyla uygulanamaz.
O nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı yerindedir. Ne var ki Özel Dairece işin esasına ilişkin temyiz itirazları incelenmemiştir. O halde dosyanın işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan dosyanın işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 11.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy