(743 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.10.1998 gün ve 1997/740 E-1998/609 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12.05.1999 gün ve 1999/220- 4359 sayılı ilamiyle;
(...Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan bu işte tarafların siyasi konumları, kullanılan sözlerin siyasi eleştiri niteliğinde bulunması ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen tazminat fazladır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılar vekilleri
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili, Milliyet Gazetesi'nin 19.10.1997 günlü nüshasının 23. sayfasında yayımlanan ve davalı Muhsin Eren'in sözlerinin yer aldığı Lojman tartışması başlıklı haberde, davacı Melih Gökçek'in AŞOT için yapılacak olan ihaleye fesat karıştıracağının, ihalenin kime verileceğinin önceden belli olduğunun, giderayak davacının belediyeyi talan ettiğinin, yandaşlarına çıkar sağladığının ve tarikat yurtlarına yardım yaptığının ileri sürüldüğünü; bu beyanın eleştiri sınırların üzerinde ve iftira niteliğinde olduğunu, davacıya cürüm atfedildiğini, haberin gerçek olmadığını, üslubun ve seçilen sözcüklerin de aşağılayıcı ve küçük düşürücü nitelik taşıdığını, bu şekilde haksız saldırıya maruz kalan davacının kamuoyu nezdindeki itibarının sarsıldığını, haber verme özgürlüğüne ilişkin ilkelerin de çiğnendiğini ileri sürerek, 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın 19.10.1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, haberdeki açıklamaların hakaret kastı taşımadığını, yapılan eleştirinin davacının şahsıyla değil, Büyükşehir Belediyesinin uygulamalarıyla ilgili bulunduğunu, ortada güncel bir kamusal üstün çıkarın mevcut olduğunu, haberin yayımlanmasında kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunduğunu, istenilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemenin, dava konusu yazı dolayısıyla davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, küçük düşürücü nitelikte yayın yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 1.000.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin isteminin reddine dair kararı, Özel Daire'ce yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.05.2001 gününde, yapılan 2. görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy