(2942 S.K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Oltu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.7.2000 gün ve 2000/92 E-122 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.11.2000 gün ve 2000/16421 - 17971 sayılı ilamı;
( ... Dava, kamulaştırmasız elatmaya dayanan bedel istemine ilişkindir.
Kamulaştırmasız elatmaya dayanan bedel davaları davalı idarenin taşınmazda davanın açılmasından sonra çekilmesi durumunda konusuz hale gelir.
Dava konusu taşınmazlar 1. derece Askeri Yasak bölgede bulunmadığından kamulaştırma zorunluluğu yoktur.
Davalı idare geçici bir dönem için dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan bir kısım taşınmazlara kamulaştırmasız olarak elatıldığını ve bu elatmadan, sonradan vazgeçildiğini, taşınmaza herhangi bir müdahalesinin kalmadığını, taşınmaz maliklerince taşınmazların kullanımının engellenmediğini savunmuş ve taşınmazın fiili durumunu gösteren fotoğraflar ibraz etmiştir.
Aynı bölgedeki taşınmazlar için birlikte dava açılmış, mahkemenin muhtelif esasına kaydı yapılarak sonuçlandırılmış ve Dairemizde yapılan duruşmayı takiben birlikte incelenmiştir.
Bu dosyalardan Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/87-89-93-95 Esasında kayıtlı olanların içinde bulunan keşif tutanaklarında da taşınmazların ekili olduğu mahkemece bizzat müşahade edilmiştir,
Taşınmazın davalı idarece tel örgü içine alınıp davacıların kullanımın engellenmesinin devam ettiğine ilişkin davalı idarenin savunmasının aksine dava dosyasının içinde herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir.
Davalı idarenin dava konusu taşınmazla aynı bölgede bulunan diğer taşınmazlara kamulaştırmasız elatmasının kabul edilmesi ve bedeline hükmedilmesi bu davanın da kabulünü gerektirmez.
Yukarıda açıklanan bilgilerin ışığı altında dava konusu taşınmazın halen tel örgüsü içinde bulunup davacının kullanımının imkansız hale getirilme durumu devam ettiği tespit edilmeden davanın kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için kamulaştırma yetkisi olan idarenin taşınmaza fiilen el koyarak malikin el koyulan taşınmazlarda tasarrufunu yasaya aykırı olarak tamamen ortadan kaldırılmış olması ve bu durumun kalıcı olması gerekir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle davacıların taşınmazları üzerinde her türlü tasarruf hakkının sınırlandırıldığını belirtirken taşınmazlarını rahat kullanamadıklarını, ekip sulayamadıklarını, çoğu zaman taşınmazlarına sokulmadıklarını, bazı taşınmazların üzerine ahır yapmak istemişler ise de; yaptırılmadığını, bazı taşınmaz maliklerine taşınmazlarında benzinlik yapımına müsaade edilmediğini bildirmiştir. Bu açıklamalar dahi davalı idarenin el koymasının kalıcı olmadığını açıkça belirtmektedir. Nitekim davacı vekili el koymanın kalıcı olmadığını bildiği için müvekkili adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline talep etmemiştir.
Davalı idare dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeyi Askeri Güvenlik Bölgesi olarak ilan etmiştir. İdare burada 2565 sayılı Kanunun kendisine tanıdığı yetkileri çerçevesinde taşınmazlara bir takım müdahalelerde bulunmuştur. Ancak; bu müdahalenin kalıcı olmadığı keşif, tanık anlatımları, resmi yazışmalar ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin geçici kullanımı nedeniyle davacılar tarafın bir zararı oluşmuş olsa bile bu husus taşınmaz bedelini talep hakkı vermez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının reddine karar vermek gerekirken, direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı bozmada oybirliği sebebinde oyçokluğu ile BOZULMASINA, karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI:
Araştırmaya yönelik Daire bozması usul ve Yasaya uygundur. Daire bozması doğrultusunda yapılacak inceleme sonucu kamulaştırmasız el koyma davasının konusunun kalmadığının belirlenmesi halinde, davacının HUMK. nun 186. maddesi uyarınca isteğini haksız işgal tazminatına yönelterek davaya devam edilmesi olanağını ortadan kaldıracak ve bu konuda davacıyı yeni bir dava açmaya zorlayacak biçimde kesin bozma yapılması yönündeki ağırlıklı görüş davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması ilkesini benimseyen 2709 sayılı 1982 Anayasasına 141/son maddesine aykırı olduğu görüşündeyim. Bu bakımdan Yüksek Hukuk Genel Kurulu sayın çoğunluğunun kesin bozma yönündeki görüşüne açıklanan nedenlerle katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy