(2004 S.K. m. 67) (818 S.K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.2.2000 gün ve 1999/1119-178 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 22.5.2000 gün ve 2000/4589-4711 sayılı ilamı ile; (...Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi, icraya yapılan itirazın iptali, ödenmeyen kira alacağının tahsili ve inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine ve alacağın kısmen kabulüne karar verilmiş ve hüküm davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Davacılar vekili, dava dilekçesinde icra inkâr tazminatına da hükmedilmesini istediği halde bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
2- Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamakta olup, akdin 1.12.1998 başlangıç tarihli olduğu davacı tarafça bildirilmiş ve davalı buna karşı çıkmamıştır. Davacı aylık kira parasının her ay peşin ödeneceğini iddia etmiş, davalı aylık kiranın her ayın başında değil maaş durumu nedeniyle her ayın 15'inde ödendiğini savunduğuna göre kira parasının ne zaman ödeneceği kesin olarak saptanarak, Borçlar Kanunu'nun 101/2. maddesi dikkate alınmak suretiyle muacceliyet tarihi saptandıktan sonra faizin hesaplanması gerekirken, bu hususun göz önünde tutulmaması,
3- Dava dilekçesinde sadece 1999 yılı ocak ayı kirası olan 75.000.000 TL'nin tahsili talep edilmiş olduğundan ve bu talep de kabul edildiğine göre, reddedilen kısım söz konusu olamayacağından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi ve yapılan icra takibinin haksızlığı da dikkate alınarak davacının yaptığı masrafların da bir kısmının davacıya yükletilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenlerle bozulması icab etmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacılar vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davadaki istemin icra inkâr tazminatını da kapsadığının anlaşılmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy