(743 S. K. m. 619, 627, 631)
Dava: Taraflar arasındaki "ortaklığın giderilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Urfa Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.2.2001 gün ve 1999/206, 2001/80 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 31.5.2001 gün ve 2001/4318-4509 sayılı ilamı ile; (...Dava, 1 parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hükmü davacı vekili reddi hakim talebinin reddine ve esasa ilişkin olarak temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerçeklere, satış kararı verilmesinde, reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç ve saire gibi muhdesat varsa bunlar M.K.619. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüzü sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhdesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır, bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhdesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da, bulunan bu yüzde nisbetler göz önünde tutularak muhdesata isabet eden kısmın sadece muhdesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine, arza isabet eden kısmın da payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhdesatın arzın paydaşlarına değil de 3. şahsa aidiyetinin anlaşması halinde bu şahsı muhdesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda: Ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerindeki 4 katlı binanın davacıya ait olduğu hususunda taraflar ittifak ettiğine göre, yukarıda belirtildiği şekilde oran kurularak satış bedelinin bu oran dalihinde dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacıya aidiyeti tartışmasız olan ve fiilen kullanılan biananın ekonomik bir değer taşımasına ve yıkım halinde diğer paydaşların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açma hakkına sahip bulunmalarına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsene Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.12.2001 gününde, bozmada oybirliği gerekçesinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy