(6831 S. K. m. 2) (2644 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki "tespite itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.2.2000 gün ve 1998/230-2000/17 sayılı kararın incelenmesi Davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 27.6.2000 gün ve 2000/2616-3261 sayılı ilamı:
( ... Kadastro sırasında 271 ada 48 parsel sayılı 2967,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak ve 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığından söz edilerek Selahattin Elagöz'ün zilyetliğinde olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar Yaşar ve Ahmet Çolak tapu kaydına, satış vaadi sözleşmelerine, miras hakkına, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ve sadece Selahattin Elagöz'ü hasım göstermek suretiyle taşınmazın adlarına tescilli talebiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, kadastro tutanağı kesinleştiğinden tespit gibi işlem yapılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf tapu kaydına dayanarak taşınmazın davacılar adına tescili istemi ile dava açmıştır. Bu durumda davanın beyanlar hanesinde gösterilecek zilyetlik şerhine yönelik olmayıp taşınmazın mülkiyetine yönelik olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca dava konusu taşınmaz Hazine adına tespit edildiğinden Hazineye dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, böylece davaya dahil ettirilmesi, taraf oluşumunun tamamlanması ondan sonra işin esası incelenerek karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadan ve davanın zilyetlik şerhine yönelik olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacılar vekili dava dilekçesinde tapu kaydına dayanarak "tespitini iptali ile davacılar adlarına tescil" istemiş olup, davanın mülkiyete yönelik bulunmasına ve açılan bu davada mülkiyet uyuşmazlığının çözümlenmesinin usul ekonomisine uygun olmasına göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi uul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Yaşar Çolak vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy