(3402 S. K. m. 25)
Taraflar arasındaki tapuda şagilin değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yunak Kadastro Mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 17/05/2000 gün ve 2000/20 E- 2 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.10.2000 gün ve 2000/4104-4495 sayılı ilamı ile; (...103 ada 59 parsel sayılı 10213 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak ve beyanlar hanesinde Osman oğlu Ramazan Bayındır'ın işgalinde olduğu belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. S. Demirel şerhe ilişkin ve kendisinin 1974 yılından beri zilyet olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile kendi adının yazılması için dava açmıştır. Mahkemece kadastro mahkemesinin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, 103 ada 59 sayılı parselin tesbit gibi Hazine adına tesciline, tutanak ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne, dosyanın talep halinde Yunak Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı S. Demirel tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının davasının beyanlar hanesinde gösterilen zilyetlik şerhine yönelik olduğu, salt zilyetliğe dayalı olarak açılacak bu tür davaların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8/II/3 maddesi hükmünce Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki, dava konusu taşınmaz tapu kaydına dayanılarak hazine adına tesbit edilmiş, taşınmazın Osman oğlu R. Bayındır'ın işgalinde olduğu tutanağına işaret edilmiştir. Davacı taraf bu şerhe yönelik dava açmıştır. Kadastro Kanununun 25. maddesi hükmünce kadastro tesbitine karşı askı ilan süresi içinde açılan tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen haklara ilişkin davalara kadastro mahkemesince bakılması gerekir. Mahkemenin kabulünde olduğu gibi Medeni Kanununun 895 ve 896 maddeleri gereğince Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması zorunlu olan davalardan ise de, askı ilan süresi içerisinde şerhe yönelik dava açılmış olması nedeniyle kadastro mahkemesi görevlidir. Öyle ise mahkemece davaya bakılması, tarafların tüm delillerinin toplanılması varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 25/1. Maddesinde kadastro mahkemelerinin bakacağı işler arasında, sınırlı ayni haklara ve tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara ilişkin davaların da sayılmış bulunmasına, görülmekte olan davanın aynı maddenin son fıkrasında kadastro mahkemelerinin görevi dışında olduğu belirtilen davalardan da olmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.06.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy