(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitinin iptali, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Hakkari Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.6.2000 gün ve 1-21 sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.10.2000 gün ve 2000/4048-4839 sayılı ilamı ile;
(... Kadastro sırasında 322 ada 18 parsel sayılı 61990,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Ahmet Çelebioğlu ve paydaşları adına; 322 ada 28 parsel sayılı 115088.45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, tapu dışı satın almaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Ahmet ve Ali Çelebioğlu adına; 322 ada 29 parsel sayılı gerçek yüzölçümü 49511.97 m2 olan taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek taşlık, arazi vasfı ile hazine adına tesbit edilmiştir. Hazinenin 322 ada 18 ve 322 ada 28 sayılı parseller hakkında tesbitlerin yasa hükümlerine aykırı yapıldığını ileri sürerek açtığı davalar ile Ahmet Çelebioğlu, Ali Çelebioğlu, Hüseyin Çiftci, Cemil Çiftci, Aziz Çiftci, Şerif Tatlı tarafından 322 ada 29 sayılı parsel hakkında tapu ve vergi kaydına, paylaşmaya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtıkları dava birleştirilmiştir. Mahkemece hazinenin 322 ada 18 sayılı parsele ait davasının kabulüne, 322 ada 28 sayılı parsele ait davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, Ahmet Çelebioğlu ve paydaşlarının 322 ada 29 parsele ait davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 322 ada 18 sayılı parselin tamamının hazine adına, 322 ada 28 sayılı parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5421.73 m2'lik bölümünün tesbit malikleri Ahmet ve Ali Çelebioğlu adına, (B) harfi ile gösterilen 84445,81 m2 bölümü ile (C) harfi ile gösterilen 25220.91 m2 bölümünün hazine adına, 322 ada 29 sayılı parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2580,83 m2 bölümünün davacılar Ahmet Çelebioğlu ve paydaşları adına, (B) harfi ile gösterilen 33549.04 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 13382,10 m2 bölümünün hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm hazine ile Ahmet Çelebioğlu ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hazinenin temyizi teknik bilirkişiler Tuncay Deveci ve Halil İbrahim Nurdoğan tarafından düzenlenen 29.5.2000 tarihli krokide 28 parsel sayılı taşınmazın haritasında (A) harfi ile gösterilen 5421,73 m2'lik bölümü ile 29 sayılı parselin yine (A) harfi ile gösterilen 2580.83 m2'lik bölümleri hakkında oluşturulan hükme yöneliktir. 28 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ve zilyet kişilerin dayandığı Haziran 1315 tarih 5 numaralı değişir sınırlı tapu kaydının teknik bilirkişiler Tuncay Deveci ve H. İbrahim Nurdoğan tarafından düzenlenen 29.5.2000 tarihli krokide 28 parsel sayılı taşınmazın (A), 29 sayılı parselin keza (A) harfi ile gösterilen bölümlerini yüzölçümü ile kapsadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi anlatımı, teknik bilirkişilerin haritalı raporu ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Bu nedenlerle hazinenin anılan bölümler hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2- Davacı-davalı Ali Çelebioğlu ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince; 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazların krokisinde (B ve C) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 18 sayılı parselin biçenek olduğu ve taşınmazlar üzerinde davacı tarafın 100 yılı aşkın zamandan beri biçenek olarak kullanıldığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Yöre itibariyle çayır vasfında bulunan ve biçenek olarak kullanılan taşınmazların geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu mal niteliğinde mera olmadığı belirlendiğine göre tarım toprağı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Diğer yönden keşif sırasında dinlenen bilirkişi ve tanıklar taşınmazların zilyet kişilerin kök miras bırakanlarından kaldığı az yukarda belirtilen 1320 tarihli tapu kaydı malikinin Hacı; diğer zilyetlerinin ise Hacı'nın kardeşlerinin miras bırakanı olduğu dosyadaki mevcut veraset ilamlarından anlaşılmaktadır. Bu bulgulara göre ortak miras bırakanın Medeni kanunun yürürlüğü gününden önce öldüğü ve sürdürülen zilyetlik süresi göz önünde tutulduğunda davalıların miras bırakanlarının her birinin ayrı ayrı kuru toprakta 100 dönüm taşınmazı iktisap edebileceklerinin kabulü gerekir. Öyle ise 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen diğer taşınmaz edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği yöntemine uygun biçimde araştırılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu konuda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy