(2644 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki "elatmanın önlenmesi ve muarazanın men'i" davasından dolayıp yapılan yargılama sonunda; Keban Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 3.10.2000 gün ve 2000/24 E. - 38 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Köy temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.3.2001 gün ve 2001/1553-1834 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaza Köy Tüzel Kişiliğinin elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Köy Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne, davacının köy yoluna tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı Köy Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle köy halkının gelip geçtiği patika niteliğinde köy yolu olduğu, dava tarihinden geriye doğru 9-10 sene kadar önce çekişmeli yerin doğusundan geçen yeni yolun açılması ile eski yolun terk edildiği ve davacının o tarihten bu yana zilyed olduğu anlaşılmaktadır. Tapu Kanununun 21. maddesi hükmüne göre terk edilmiş yollar 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edildiği takdirde kazanılabilir. Dava konusu yerin 10 sene kadar önce terk edildiği ve davacının zilyetliğinin o tarihten bu yana süregeldiği ifade edildiğine göre davacının bu yer üzerinde mülkiyet hakkı doğmamıştır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle taş duvar güzergahının davacı tarafından eski ve yeni yol güzergahları arasındaki bölümü tesahüp ( sahiplenme ) amacı ile değiştirildiği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmış bulunmasına, esasen dava dilekçesinin sonuç-talep bölümünde de, elatmanın önlenmesinin istenmiş bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Köy temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.10.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy