(2942 S. K. m. 19) (743 S. K. m. 639/1)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.7.1999 gün ve 1999/35 E- 94 K. sayılı kararın incelenmesi DSİ ve Hazine vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.5.2000 gün ve 3952-4277 sayılı ilamı ile, (...Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine temsilcisi ve DSİ vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü Hazine temsilcisi ve DSİ idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kendisi tarafından tasarruf edildiğini, DSİ tarafından yaptırılan gölet nedeni ile 1981 yılından bu yana sular altında kaldığını ileri sürerek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece taşınmazın gölet suları altında kaldığı tarihe kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edildiği gerekçesi ile dava konusu taşınmaz bölümünün davacı tarafından zilyedliğinin kazanıldığının tespitine karar verilmiştir.
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca mülkiyetin tespiti isteğine ilişkindir. Bu maddeye dayanılarak açılan davalar, MK.'nun 639/1. maddesinde düzenlenen tescil davası niteliğindedir. Anılan maddeye göre böyle bir yer üzerindeki mülkiyet ve zilyedlik hakkının tespitine karar verilmesi için kazanma koşullarının Hazineye karşı kanıtlanması gerekir. Geri çevirme yazısı üzerine dosya arasına konulan DSİ'nin karşılık yazısındaki bilgilere göre dava konusu taşınmaz ve çevresi 1981 yılından bu yana gölet suları altında bulunmaktadır. Bu durumda, kazanma koşullarının taşınmazın gölet suları altında kaldığı tarihe kadar gerçekleştiğinin belirlenmesi gerekir. Dava 18.03.1997 tarihinde açılmıştır. Bu tarihten önce 15.10.1994 tarihinde yapılan tespitte dinlenen yerel bilirkişi, taşınmazın gölet suları altında kaldığını, daha önceleri çayır niteliğinde bulunduğunu, ziraatçi uzman bilirkişi de su altında kalmayan komşu taşınmazların niteliklerinden yararlanarak düzenlemiş olduğu raporda, taşınmazın su altında kalmadan önce çayır niteliği ile kullanılan kültür arazisi olduğunu bildirmiş, yargılamanın devamı sırasında 10.10.1997 tarihinde dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, taşınmazların 1981 yılından önce çayır niteliğinde bulunduğunu, o tarihten bu yana da su ve çamur altında kaldığını, ziraatçi uzman bilirkişiler de, taşınmazın sulu çayır niteliğinde olduğunu bildirmişlerdir. Bilirkişi kurulunun kıyaslamada göz önünde tuttuğu komşu taşınmazlar, kadastro çalışmaları sırasında tarım dışı arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Açıklandığı üzere, taşınmazın gölet suları altında kalmadan önceki dönemde davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile ekonomik amacına uygun olarak tasarruf edilip edilmediği belirlenmediği gibi, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyedlik yolu ile edinilecek yerlerden olup olmadığı da belirlenmemiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın Hazineye karşı kanıtlandığı kabul edilemez. Tüm bu yönler göz önünde tutularak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı DSİ vekili ve davalı Hazine vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı DSİ ve Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 5.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy