(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki "fark kıdem tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.2.2000 gün ve 1999/596 - 2000/62 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 9.5.2000 gün ve 2000/6993 - 6766 sayılı ilamı;
(...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayanadığı kanuni gerektirici sebeplere, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı şirketin 21.6.1990 tarihli Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile T.C. Ziraat Bankasına ait olan % 51.65 hissesinin % 35.65 nin T. Halk bankasına devri ile bağlı ortaklık statüsünden çıkarıldığı ve kamu iştiraki olan şirket statüsünü kazandığı anlaşılmaktadır. Bu konuda ana sözleşme tadil metni 27.2.1991 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmış ve eski metnin 1. maddesinde Güven Sigorta T.A.Ş.nin bir Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğu yazıldığı halde, tedil edilen metinde bu husus yer almamıştır.
Davacının, davalı şirkette kamuya Bağlı ortaklık statüsündeyken sözleşmeli personel olarak çalıştığı, kamu iştirakine dönüştükten sonra ise 1475 sayılı İş Kanununa tabi olarak işçi sıfatıyla çalıştığı hususları taraflar arasında tartışmasızdır. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 18.9.1997 tarihli kararı ile davalı şirketin kamu hisseleri yönünden özelleştirme kapsamına alınmasından sonra başka kurumlarda çalışmak istemeyen davacının hizmet sözleşmesi, ihbar öneli tanınmak suretiyle işverence feshedilmiştir. Davacıya işçilikte geçen hizmetleri için davan gözetilmek suretiyle kıdem tazminatları ile sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönem için ise fesih tarihindeki Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre derece, kademe ve ek gösterge esasıyla emeklilik ikramiyesi ödenmiştir.
Davacı işçi bu dava ile sözleşmeli personel olarak çalıştığı 21.6.1990 öncesi döneminde kıdem tazminatı hesabında işçilikteki gibi son ücretin dikkate alınması gerektiğinden bahisle fark kıdem tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Davacının sözleşmeli personel olarak çalıştığı ve Emekli Sandığı iştirakçisi olduğu dönemin kıdem tazminatı hesaplaması hatalıdır. Davacının belirtilen dönem çalışmaları emeklilik ikramiyesi esaslarına göre ödendiğine göre fark kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde isteğin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinn temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) 7.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy