(743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Vize Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11/7/2000 gün ve 1999/673-2000/185 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 21/5/2001 gün ve 2001/5694-6190 sayılı ilamı ile; ( ...Davacılar, 23 nolu parsele taksim davası sonunda malik olduklarını, davalıların sonradan plan ve projeye aykırı olarak duvar çekip bodrum katın girişini kapattıklarını, taşınmazlarının bir bölümünü kendi dükkanlarının içine aldıklarını bildirip, elatmanın önlenmesi, plan ve projeye aykırı yapılan duvarın yıkılması, bodruma inen merdiven kapısının açılmasını istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten, davacılara ait 23 nolu parselin 1988/360-1990/227 sayılı aynen taksim ilamı ile oluştuğu, uyuşmazlığın da bu ilam uyarınca çözüleceği kuşkusuzdur.
Mahkemece, anılan karar üzerinde durulmamış, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca, 12 nolu parsele ilişkin tapu kaydı ve krokisinin getirttirilmesi, taksim ilamının dayanağı krokinin yerinde uygulanması, fiili durumun bu krokiye uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, uzman bilirkişiye keşfi izlemeye, infazı sağlamaya elverişli kroki düzenlettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca'ncaincelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kurduğu hüküm, Özel Dairesince yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuş ise de; davacılara ait 23 parsele kadastro faaliyeti sonucu revizyon gören ve Vize Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/360 Esas, 1990/277 Karar sayılı kararına dayalı olarak hükmen oluşan tapu kaydı, kesinleşen kadastro nedeniyle işleme tabi kayıt niteliği taşımadığından yerel mahkemenin, uyuşmazlığın kadastro sonucu oluşan nihai tapu kaydı ve çapa göre çözümlenmesi gereğini vurgulayan direnme kararı yerindedir. Gerçekten 3/11/1992 tarihinde kadastro sonucu zemin katında iki dükkan üstü kahvehane olan kargir iki katlı bina vasfı ile oluşturulan kaydın, davacılara 3/4/1998 tarihinde satış suretiyle intikal ettiği celbedilen tedavüllü tapu kaydı içeriği ile sabittir. Ne varki, Özel Dairece davacılar vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmediğinden dosya, temyiz itirazlarının tetkiki için Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3/4/2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy