(2108 S. K. m. 4) (1479 S. K. m. 1, 2) (2926 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki "işlemin iptali ve sigortalılığının devamı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ordu Asliye 1.Hukuk ( İş )Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.7.2001 gün ve 2001/215-596 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 1.10.2001 gün ve 2001/6537-6402 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı Yusuf T. 30.03.1987 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden 2926 sayılı Kanunun Ordu İlinde uygulamaya konulduğu 01.01.1987 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiştir.
Davacının 2926 sayılı Kanuna tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığı devam ederken 02.06.1992 tarihinde başlayan Muhtarlık görevinden dolayı düzenlenen ve 10.09.1997 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden giriş bildirgesine istinaden 2108 sayılı Kanunun 4.maddesinde yer alan hükme göre 1479 sayılı Kanun kapsamına alınarak 02.06.1992 tarihi itibariyle tescili yapılmıştır. 2108 sayılı Yasanın 4. maddesine göre; köy ve mahalle muhtarlarından bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanlar 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamına alınmıştır. Davacının 2926 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı devam ettiğinden bahisle 28.12.1995 tarih ve 1995/13 nolu Kurum genelgesine aykırı olarak yapılan davacının 1479 sayılı Kanuna tabi tescili iptal edilmiştir.
Davacının Muhtarlıktan dolayı Bağ-Kur sigortalılık kaydı 02.06.1992 tarihinde yapılmış Kurum ona uzun süre prim ödetmiş ve askerlikten doğan borçlanmasını kabul etmiş ve bu suretle sosyal güvenliğe kavuşmasına inandırmıştır. Kurumun davacıya uzun süre umut vermiş bulunmasının ardından Bağ-Kur sigortalılığını iptal etmesi iyi niyetli olmadığını gösterir. Bu nedenle Kurum işlemi iptal edilerek davacının yaşlılık aylığı için öngörülen koşullara sahip olup olmadığı araştırılarak sahipse davanın kabulü gerekirken, aksine düşünceler ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... )gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.4.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy