(3201 S. K. m. 3, 6)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tespit ve kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 6. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.11.2001 gün ve 2001/266 E. 803 K. sayılı kararın incelenmesi davalı SSK. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14.02.2002 gün ve 2002/97-1088 sayılı ilamı ile;
(...Dava sonucu itibariyle 3201 Sayılı Kanuna dayalı yurt dışı hizmet borçlanmasının ve yaşlılık aylığı tahsisinin sonradan yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği iddiası ile iptal edildiğinden bahisle yurt dışı hizmet borçlanmasının geçerliliği ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
3201 Sayılı Kanunun 3 ve 6. maddeleri kapsamında yurt dışı hizmet borçlanması ve yaşlılık aylığı tahsisi için ön koşul yurda kesin dönüş yapmaktır. Anılan maddelerle öngörülen kesin dönüşten söz edilebilmesi içinde yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini, gerek çalıştığı işyerleri gerekse ilişkin olduğu Sosyal Güvenlik Kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek üzere Anavatan'a dönüş yapmaları gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş görüşü de bu yöndedir.
Somut olayda, davacı sigortalının borçlanma talep tarihi ve yaşlılık aylığı tahsis tarihini kapsayan dönemde kesin dönüş yapıp yapmadığı özellikle bu tarihleri kapsayan dönemde davacının Federal Almanya'da fiilen mi çalıştığı yoksa isteğe bağlı prim mi ödediği yöntemince ve gereğince araştırılarak sonucuna göre fiilen çalışmışsa, yurda kesin dönüş koşulu gerçekleşmeyip 3201 Sayılı Kanuna dayalı yurt dışı hizmet borçlanmasının geçerliliğinden bahsedilemeyeceğinden davanın reddine; isteğe bağlı prim ödemesi halinde ise yurda kesin dönüş kavramına ilişkin ilke çevresinde yapılacak irdeleme ile sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı SSK. vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı SSK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy