(1163 S. K. m. 35)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.11.2000 gün ve 2000/954 E- 1178 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12.04.2001 gün ve 2001/978-3082 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, müvekkili kooperatif üyesi olan davalının, dairesine ait ek emlak vergisinin 1. ve 2. taksitleri ile çalıştırılan personele ödenen kıdem tazminatı katkı bedeli olmak üzere toplam 53.600.000.- lirayı ödememesi üzerine başlattıkları takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatif üyesi olmadığını, daireyi sahibinden satın aldıktan sonra belediye tarafından, önceki yıllara ait vergi borcuna ilişkin bir tahakkuk yapılmadığını, çalıştırılan personelin hizmetinden de yararlanmadığını, dolayısıyla satış tarihinden önceki borçlardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda Maliye Bakanlığı'nın dosyada mevcut yazısına göre, ek emlak vergisinin 1999 yılı mükelleflerince ödenmesi gerektiği, davalının taşınmazı 08.12.1999 tarihinde satın aldığı, bu durumda bu tarihten önceki malikin, vergi ve işçi alacaklarından sorumlu olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı, ferdi mülkiyete geçildikten sonra işletme kooperatifine dönüşen davacı kooperatifin, dava dışı ortağından daireyi satın alırken, ödenmemiş emlak ek vergi borcu ile çalıştırılan personele ödenen kıdem tazminatının ortağa düşen katkı bedeli ile yükümlü olarak satın almış kabul edilmelidir. Davalı, daireyi satın almakla, taşınmazın aynından kaynaklanan vergi borcunun ve ortağın yararlandığı hizmetlerden kaynaklanan katkı bedeli borcunun halefi olmuştur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, işletme kooperatifinin ortağı olsun veya olmasın, kooperatif hizmetlerinden yararlanan kişiler, hizmetin yapıldığı yerde oturmakta ve bu hizmetlerden açık ya da kapalı olarak yararlanmakta olduklarından, hizmetin karşılığı olan borçları ödemek zorundadırlar.
Davalı, satın aldığı tarihten sonra hizmetlerden yararlanmaya devam ettiğinden, satımdan sonra doğan borçları ödemek zorunda olduğu gibi, davacının talep ettiği satım öncesi hizmetlerden kaynaklanan borçları da ödemek durumundadır. Zira, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 35 nci maddesi uyarınca, yeni giren ortak, girişten önce doğan eski ortağın borçlardan diğer ortaklar gibi sorumludur. Davalı da eski ortağın kooperatife olan borçları ile birlikte daireyi satın alarak, işletme kooperatifinin hizmetlerinden yararlanmaya devam ettiğinden, yeni giren bir ortakmış gibi düşünülerek, satım öncesi eski ortağın yararlandığı hizmetlerden doğan katkı bedeli borcundan da sorumlu tutulmak gerekir. Bu durumda, taşınmazın emlak ek vergisini maliyeye, katkı bedelini de personele ödeyen davacı kooperatifin, ödediği miktarları, taşınmazı satın alan davalıdan talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu borçları davacıya ödemek durumunda kalan davalının, daha sonra eski malike rücu etme hakkı da her zaman mevcuttur.
O halde; mahkemece, esasa girilerek, borcun miktarı tespit edilip, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle borcun muhatabının eski malik olduğu kabul edilerek davanın reddi bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 27.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy