(6762 S. K. m. 1299)
Taraflar arasındaki "Alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 2.11.2000 gün ve 1999/771- 2000/509 sayılı kararın incelenmesi Davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 15.5.2001 gün ve 2568-4337 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın geçirdiği trafik kazasında uğradığı zarardan doğan sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 2.750.000 TL'sının faiziyle davalıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araç hurdasının 500.000.000 TL üzerinden alıcı bulduğunu, bu sovtaj bedeli düşüldükten sonra geriye kalan 1.550.000.000 TL'sının ödenmek üzere hazırlandığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 2.500.000.000 TL'sının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak, trafik kazası dolayısıyla araçta meydana gelen hasardan doğan sigorta tazminatının ödenmesi istemine ilişkin olup, yanlar arasındaki çekişme, tümüyle hasara uğrayan aracın sovtaj bedelinin düşülmesi gerekip gerekmediğine yönelik olarak, araç hurdasının kimin elinde bulunduğu noktasında toplanmıştır. Mahkemece, dava konusu aracın sigorta şirketine teslim edildiği benimsenerek hüküm kurulmuştur.
Dava konusu aracın trafik kazası öncesinde malik ve zilyedinin davacı olduğu çekişmesiz olduğuna ve davalı şirketçe olaydan sonra aracın teslim alınmadığı savunulduğuna göre, mahkemece, tarafların bu konudaki delilleri toplanıp değerlendirilerek, araç hurdasının sigorta ettirenin mi, sigortacının mı elinde olduğunun saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 3.4.2002 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy