(6762 S. K. m. 30, 34, 35/4, 36/3, 378/1)
Dava: Taraflar arasındaki "genel kurul kararının tescili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 25.5.2001 gün ve 2001/529 E. - 263 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 1.10.2001 gün ve 2001/7442-7269 sayılı ilamı ile ( ... Davacı vekili, müvekkili şirketin olağanüstü genel kurulunun şirket denetçisinin çağrısı üzerine, 13.4.2001 tarihinde toplandığını, toplantıya 180.000.000 payın tümünün katıldığı, alınan kararlar içerisinde yönetim kurulu üyesi sayısının ( 7 ) kişi olarak saptanması ve yönetim kurulu üyeliklerine seçimlerin de bulunduğu ve kararların 115.014.800 oyla alındığı, diğer paydaşların olumlu-olumsuz oy kullanmadıkları, genel kurul kararlarının tescili için Antalya Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurulduğu, ancak sicil memurluğunca yönetim kurulu seçimine ilişkin oylama sonucunun ana sözleşme uyarınca ağırlaştırılmış karar nisabını taşımadığından bahisle tescil isteminin reddedildiği, TTK'nun 378/1. maddesi uyarınca kararın ekseriyetle alındığı, ana sözleşmede öngörülen % 70 oranındaki karar nisabına uyulmamasının kararın batıl olmasına değil, olsa olsa iptal edilebilir olmasını gerektireceği, ticaret sicil memurunun ise iptal edilebilir nitelik taşıyan bir hükmü tescilden kaçınamayacağı gerekçeleriyle 13.4.2001 günlü, müvekkili şirket genel kurul toplantısı ve alınan kararları tescilden imtina kararının iptalini ve genel kurul kararlarının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ticaret sicil memurluğu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara nazaran davacı B. G. Kulübü Turizm İnşaat San ve Tic. AŞ 13.4.2001 günlü genel kurul kararı, TTK'nun 378/1. maddesinin emredici hükme uygun yasal çoğunluk ile alınmış olup, ana sözleşmenin ağırlaştırılmış % 70 ekseriyet oluşmadan alınmış bir karar ise de TTK'nun 378/1. maddesine uygun fakat ana sözleşmenin ağırlaştırılmış ekseriyeti ile alınmamış kararın batıl değil, kabili iptal olması ve genel kurul kararına karşı 3 aylık yasal süre içinde dava açma hakkına sahip kişilerin dava açmaları halinde değerlendirileceği, ticaret sicil memurunun bu hususu re'sen inceleyerek red sebebi yapmasının TTK'nun 34 ve tüzüğün 28. maddesine aykırı olduğu gerekçeleriyle, davalı ticaret sicil memurluğunun tescilden imtinaya dair 26.4.2001 gün, 3195 sayılı kararının iptaline, genel kurul toplantısı ve alınan kararların tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalı ve davacı şirket azınlık pay sahipleri T. T. İnş. San. ve Tic. AŞ ile D. T. Örme San. ve Tic. AŞ vekilince temyiz edilmiştir.
1. TTK'nun 36/3. maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 35/4. maddesi hükmü uyarınca sicil memurunun verdiği karara itiraz üzerine mahkemece verilen karara karşı ancak sicil memuru ve ilgililer temyiz yoluna başvurabilir. İlgililerin kimler olduğu ise TTK'nun 30 ve Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31. maddesinde gösterilmiş olup, bunlar tüzel kişilerce yetkili organlar veya temsilcilerdir. Dosya kapsamından azınlık grubu olduğu ve ilgililer kapsamında yer almadığı anlaşılan T. T. AŞ ve D. T. AŞ vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2. Davalı ticaret sicil memurunun temyiz istemine gelince; davacı şirket ana sözleşmesinin tadil edilen 11. maddesinin ( d ) bendi 2. fıkrasında "genel kurul toplantıları ve toplantılardaki karar nisabı, TTK hükümlerine tabidir denildikten sonra, 3. fıkrada "Ancak statü tadilleri, sermaye tezyidi, kâr dağıtım kararlarında ve yönetim kurulunun teşkilinde % 70 oy çokluğu ile karar alınacaktır." denilmektedir. Ana sözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, gerekli karar nisabını taşımayan kararlar iptali kabil değil, yoklukla sakat kararlardır. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak, ana sözleşmenin emredici hükmüne aykırı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; ana sözleşme ile ağırlaştırılmış karar nisabının uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de yokluk olduğu kabul edilerek, davacı isteminin yeniden değerlendirilmesi ve oluşacak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy