(1086 S.K m.429) (7201 S.K m.35)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 6/5/1999 gün ve 1997/428-1999/226 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 20/3/2000 gün ve 2000/817-2036 sayılı ilamiyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla haksız saldırı ve haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Özel Dairece , tazminat miktarının fahiş olduğu noktasından bozulmuş, bozma ilamı davacı vekiline, davalılar Müstakil Medya A.Ş., Ali İhsan Karahasanoğlu ve İhvan Yayıncılık Ltd. Şti. vekiline ve davalı Veli Topraka tebliğ edilmişse de , davalılar Serdar Arseven ve Fahri Sarrafoğluna usulüne uygun hiç tebligat yapılmamış, yine Veli Topraka TK.35 maddesine dayanılarak yapılan tebligat da eksik yapılarak mahkeme divanhanesine asılmamıştır. Yine karar düzeltme sonrası duruşma günü de sadece davacı ve bir kısım davalılar vekillerine tebliğ edilmiş, diğer davalılara ise usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir.
Karar düzeltme talep hakkının taraflara tanınması için bozma ilamının taraflara tebliği gerekli olup, yine HUMK.nun 429/2 maddesine göre bozma kararından sonra mahkemenin kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi de gerekmektedir.
Mahkeme bozma ilamını tarafların tamamına usulünce tebliğ etmediği gibi bozmadan sonra yukarıda isimleri açıklanan davalıları usulünce çağırıp duruşmada dinlemeden direnme kararı vermiştir.
Hal böyle olunca , öncelikle bozma ilamının taraflara tebliği hususu tamamlanarak , yasal süre geçtikten sonra ayrıca HUMK.nun 429/2 maddesine göre işlem yapılıp adı geçen davalılar da duruşmaya çağrılmak suretiyle dinlenilmeden direnme kararı verilmesi doğru değildir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 429 maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 20/3/2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy