(442 S. K. m. 7) (2709 S. K. m. 127) (6762 S. K. m. 688) (2004 S. K. m. 168, 170/a)
Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kağızman İcra Tetkik Merciince şikayetin kabulüne dair verilen 23.05.2001 gün ve 2001/11-9 sayılı kararın incelenmesi karşı taraf/alacaklı vekilince istenilmesi üzerine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 06.09.2001 gün ve 2001/13662-12930 sayılı ilamiyle;
(442 Sayılı Köy Kanununun 7. maddesi ve Anayasanın 127. maddesi hükümlerine göre mahalli idareler ile belediye ve köy kamu tüzel kişisi olarak belirtildiğinden köy mahalli idareler ayırımına göre idari bir birimdir. Takip dayanağı bonoda tanzim yeri idari birim olarak Dikme Köyü gösterilmiştir. Bu durumda TTK.688/6. maddesine aykırı bir durum bulunmamaktadır. Mercice borçlunun diğer itirazlarının incelenmesi gerekirken senette tanzim yeri bulunmadığından bahisle kabul gerekçesine de aykırı biçimde ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Edenler: Karşı taraf /alacaklı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Kağızman İcra Müdürlüğünün 2001/171 esas sayılı dosyasında; Alacaklı 20.12.1999 vade tarihli alacaklısı Ferzende Çakmak (emrihavalesine) olan 600 Dolar bedelli borçlusu Yunus C. Aras (Dikme Köyü) olan, düzenleme tarihi bulunmayan senede dayanarak 07.05.2001 tarihinde, Haciz yolu ile takip talebinde bulunmuş, 690.000.000 TL (600 Dolar) nin takip tarihinden işleyecek %85 faiz ve icra masraf ve giderleri ile birlikte vekalet ücretinin tahsilini istemiştir. Borçluya Örnek 163 nolu (Kambiyo senetleri üzerinde haciz yoluyla yapılacak takip taleplerine mahsus) ödeme emri gönderilmiş, 15.05.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Şikayetçi/borçlu 16.5.2001 günlü dilekçesinde özetle; davalı tarafından Kağızman İcra Müdürlüğü'nün 2001/171 esas sayılı dosyasıyla aleyhine yapılan icra takibine konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca senette tanzim tarihinin de bulunmadığını ileri sürerek ve senedin iptali istemiyle açtığı davanın derdest olduğunu bildirerek, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece icra dosyası getirilmiş ve evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda 20.12.1999 vade tarihli 600 dolar karşılığındaki senede dayanılarak 163 örnek ödeme emri çıkarıldığı senedin aslının incelenmesinde senette tanzim tarihinin bulunmadığının anlaşıldığı, 163 örnek ödeme emri çıkartılması için senedin kambiyo senedi niteliğini havi bulunması gerektiği, senette tanzim tarihi bulunmaması ve bu şekilde tanzim edilen kambiyo senedinin asli unsurlarından birisi olan tanzim tarihini taşımaması sebebiyle kambiyo senedi sayılmayacağı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, Kağızman İcra Müdürlüğünün 2001/171 esas sayılı dosyasında 07.05.2001 tarihinde çıkarılan 163 örnek ödeme emrinin iptaline, karar verilmiştir.
Bu karar karşı taraf/alacaklı vekilince temyiz edilmiş, temyiz dilekçesi kapsamında; şikayetçinin Kars Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2001/67 esas sayılı dosyasında senedin iptali için dava açtığı, senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını ileri sürmediği, şimdi kötü niyetle şikayete konu ettiği, belirtilmiş; ekinde de şikayetçinin anılan dosyadaki dava dilekçesi olduğu ifade edilen 10.04.2001 tarihli dilekçe ibraz edilmiştir.
10.04.2001 tarihli bu dilekçe kapsamına göre bu davanın şikayetçisi, davacı sıfatıyla açıkça 20.12.1999 vade tarihli 600 $ bedelli senet nedeniyle borçlu olduğunu ancak bu borcu ödediğini, hatta alacaklı da olduğunu, senedin kendisine iadesi gerekirken haksız yere takibe konulduğunu ifadeyle senedin iptalini istemiştir.
Özel Dairece, bu dilekçe değerlendirilmediği gibi, senette tanzim tarihi olmadığına işaret eden merci kararı da düzenleme yeri olmadığı belirtilmiş gibi kabul edilerek yukarıdaki gerekçe ile, maddi hataya dayalı olarak bozulmuştur.
Yerel Mahkeme; Takibe konu senette tanzim tarihi bulunmadığı ve bu nedenle kambiyo senedi unsurlarını taşımadığından borçlu adına çıkartılan 163 örnek nolu ödeme emrinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle önceki kararında direnmiş, Karşı taraf/alacaklı vekili yine şikayetçinin açtığı senet iptal davasını dile getirerek, kararı temyiz etmiştir.
İstek, takip dayanağı senedin kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığını şikayete ilişkindir.
Öncelikle belirtmekte yarar vardır ki, TTK. nun 688. maddesi karşısında tanzim tarihi bononun asli unsurudur ve yokluğu halinde, kambiyo senedinin varlığından da söz edilemez.
Diğer taraftan, İcra ve İflas Kanununun 170/a maddesinde açıklandığı üzere; Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168. maddenin 3. bendine göre şikayet yoluyla ileri sürebilir. Merciin süresinde yapılan itiraz veya şikayet üzerine kendisine gelen işlerde takibin dayanağı olan kambiyo senedinin bu niteliği taşıyıp taşımadığını resen nazara alması gerekir.
Ne var ki, 170/a/son fıkrasında da aynen ; Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz. Hükmüne yer verilmiştir.
Yani, borçlu imzaya itirazını geri almış veya borcu kısmen veya tamamen kabul etmiş ise, takip dayanağı senet kambiyo senedi niteliğinde olmasa veya alacaklı kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip olmasa bile, tetkik mercii 170/a maddesine göre (şikayet üzerine veya resen) takibin iptaline karar veremez (Prof. Dr. Baki Kuru. Cilt 2, 1990 bası, 1785-1786 sh.). Eş söyleyişle artık bu durumda senedin kambiyo senedi vasfı taşıyıp taşımamasının takibin akıbeti bakımından önemi yoktur. Burada ön plana çıkan husus yasada da açıkça belirtildiği üzere imza inkarının geri alınmış olması ya da borcun kısmen veya tamamen kabul edilmiş olmasıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; gerek şikayetçinin şikayet dilekçesinde açıkladığı, gerekse de karşı taraf/alacaklının ilk kararı temyiz ederken dayandığı Kars Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2001/67 esas sayılı senet iptaline ilişkin dosyada, eldeki davanın şikayetçisinin, davacı sıfatıyla verdiği dilekçe ve beyanlarının anılan İİK. nun 170/a/son maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi ve bu madde anlamında imza itirazından vazgeçme ya da borcun kısmen veya tamamen kabulü olgusunun varlığının iddia da nazara alınarak- araştırılması gerekirken mahkemece bu yön gözetilmeden senette düzenleme tarihi olmadığı, kambiyo senedi vasfı taşımadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.
O halde, direnme kararı usul ve yasaya aykırı olup, açıklanan değişik gerekçe ile bozulması gerekir.
Karşı taraf/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 11.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy