(6762 S. K. m. 701/4) (2004 S. K. m. 170/a) (1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak İcra Tetkik Merciince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/5/2000 gün ve 1999/553-2000/335 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 31/10/2000 gün ve 2000/15683-16247 sayılı ilamı ile; ( ...1-Borçlulardan Bahri Ergin vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçelerine göre bu borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlu şirket yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Çek lehtarının cirosunun muhatap banka dışında Akbank Uşak Şubesine yapılmış olması karşısında Merciin TTK.nun 701/4.maddesine göre takibin iptali doğru değilse de çeklerin 31/7/1999 ve 30/6/1999 keşide tarihleri itibariyle 14/6/1999 tarihinde ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilisi Mustafa Güngör tarafından şirket adına imzalanmamış olması karşısında şirketin borçtan sorumlu olmıyacağı cihetle mercice takibin bu nedenle iptali ile adı geçen şirket lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken borçlu şirketin tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
3-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2 nolu bentte yazılı nedenle merciin takibin iptaline karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca'ncaincelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
Davacı vekili takibe konu olan çeklerdeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, davalı bankaya bir borçlarının bulunmadığını beyanla haklarındaki icra takibinin iptalini ve kötüniyet tazminatı verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkemece, bozmadan önceki ilk kararında, çekin bankaya verildiği tarih itibarıyla, çeki keşide eden Bahri Erginin münferit imza yetkisine sahip olup çeklerin ön yüzündeki keşideci ve arka yüzündeki şirket kaşesi altındaki ciro imzasının Bahri Ergine ait olduğu anlaşıldığından, Bahri Erginin imzaya vaki itirazının reddine, TTK. Mad.701/4e göre; Çekin muhatap bankaya cirosunun olanaksız olduğunu ve ciro üzerindeki kayda göre Gördes A.Ş.nin çeki alacağın temliki yoluyla devrettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda da alacağı temlik eden sıfatıyla borçtan sorumlu tutulamayacağından; kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulamayacağını ve İİK. Mad.170/a gereğince borçlu Gördes Tekstil A.Ş. yönünden takibin iptaline, Bahri Erginin imza itirazı reddedildiğinden, davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesine karar vermiştir.
Davacılar vekilinin Gördes A.Ş. yönünden tazminata karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle yaptığı temyiz başvurusu üzerine, Yüksek Özel Dairece, yukarıda açıklanan nedenlerle karar bozulmuş; Alacaklı banka vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir. Yerel mahkeme ise; çekin aynı bankanın diğer bir şubesine ciro edilmiş olması nedeniyle TTK. Md.701/4ün uygulanmayacağı ve cironun geçerli olduğu, buna göre İİK.md. 170/a'ya göre takibin iptal edilmemesi gerektiği yönündeki bozma kararına uyulmasına ancak, Bahri Erginin imza yetkisi süresi içinde kalan tarihlerde adı geçenin temsil yetkisinin kaldırılmadan, kaldırılsa dahi bu hususun tescil ve ilan edilmeden Gördes A.Ş. temsilcisi sıfatıyla yaptığı ciroların şirketi bağlayacağını, öte yandan ibraz tarihi itibarıyla da imza yetkisi süresinin dolmadığından Gördes A.Ş. bakımından takibin devamına karar vermek gerektiği sonucuna vararak; Gördes A.Ş. bakımından kısmi direnme kararı doğrultusunda borca itirazının reddine, hakkındaki takibin devamına, kesinleşen bozmadan önceki karar doğrultusunda Bahri Erginin imza itirazının reddine ve bu borçlu yönünden de takibin devamına, tazminatın her iki borçludan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.
Hal böyle olunca; yerel mahkemece bozma öncesi ilk hükümde Gördes A.Ş. bakımından takibin iptaline karar vermesi, Yüksek Özel Dairece bu kararın sonucu itibarıyla doğru olduğundan alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, borçlu şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tazminata hasren borçlu şirket yararına bozulmasına karar verilmekle, artık borçlu Gördes A.Ş. bakımından takibin iptali kesinleştiğinden, bozma sonrasında verilen takibin devamı yönündeki hükmün direnme olmayıp, kesinleşmeye rağmen verilen yeni bir hüküm olduğunun kabulü gerekir.
O halde yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12.Hukuk Dairesine, gönderilmesine 27/2/2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy