(2004 S. K. m. 170-a/son)
Dava: Taraflar arasındaki "borca itiraz ve şikayet" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erzurum İcra Tetkik Mercü Hakimliğince takibin iptaline ve %40 icra inkar tazminatına dair verilen kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 07.02.2002 gün ve 2002/2209-2540 sayılı ilamı ile; ( ...Borçlu itirazında çek ile bono bedeline mahsuben 500 milyon ödendiğini belirttiğine göre, senetteki tanzim tarihi unsuru eksikliği İİK'nun 170 a son maddesi gereğince nazara alınamaz. İtirazın esası incelenerek oluşacak duruma göre karar vermek gerekirken bononun unsurları olmadığından bahisle takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabul şekline göre de, Mercice takip İİK'nun 170 a maddesine göre iptal olunduğu halde, alacaklı aleyhine anılan maddede öngörülmeyen %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru değildir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Borçlunun Merciye başvurusu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip de kısmi ödeme iddiasına dayanan itiraz ve senetteki tanzim unsuru eksikliği iddiasıyla şikayeti içermektedir.
Borçlu 06.11.2001 tarihli dilekçesi ile, takip dayanağı senette keşide tarihi bulunmadığından kambiyo senedi vasfını haiz olmadığını; takip dayanağı senet bedeli 770.000.000 TL'ye mahsuben dilekçe ekindeki çek ile alacaklıya 500.00.000 TL. ödendiği halde bu miktarın senet bedelinden mahsup edilmediğini ileri sürerek itiraz ve şikayet başvurusunda bulunmuştur.
Alacaklı vekili 06.12.2001 tarihli duruşmada, senetteki eksikliği sonradan farkederek icra takibinden vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
İcra Tetkik Merciinin, takip dayanağı senette keşide tarihinin bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline; %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin kararı, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile takipte borçlu tarafından İcra Tetkik Merciine borcun kısmen ödendiği itirazı ile kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı yönündeki şikayet başvurusunun birlikte yapılması halinde, senetteki tanzim tarihi unsuru eksikliğinin nazara alınıp alınamayacağı noktasındadır.
İtiraz dilekçesinde çek karşılığı bono bedeline mahsuben 500 milyon TL. ödediğini belirtmek suretiyle alacağın kısmen varlığını kabul eden borçlunun; artık senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı yönündeki itirazının İcra İflas Kanununun 170 a-son maddesi uyarınca dinlenmesi olanağı yoktur.
Bu husus Merci Hakimliğince re'sen nazara alınamayacağı gibi; her iki itirazın birlikte ileri sürülmesi de sonuca etkili değildir.
Merci Hakimliğince borçlunun ödeme itirazı değerlendirilerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline hükmedilerek direnme kararı verilmesi yasaya uygun değildir.
Öte yandan, alacaklı vekilinin 06.12.2001 tarihli oturumda takipten vazgeçtiklerini beyan ettiği ve Erzurum 1. İcra Müdürlüğünün 2001/10123 sayılı dosyasına bu hususta 21.11.2001 tarihli bildiriminde bulunduğu gözönünde tutularak, anılan durumun araştırılıp değerlendirilmemesi de doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı, BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy