(743 S. K. m. 545) (4721 S. K. m. 605) (818 S. K. m. 258)
Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye 4.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.02.2001 gün ve 1999/1082 E- 2001/102 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2001 gün ve 2001/5233-7207 sayılı ilamı ile;
(...Davacı, davalı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici B... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasında 24.11.1993 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince dava dışı yükleniciye isabet eden dairelerden 2 adedini bedeli olan 85.000 Alman Markını vererek dava dışı yükleniciden satın aldığını, ancak yüklenici şirketin ortaklarının vefat etmeleri sebebiyle inşaatın bitirilemediğini, açtığı tescil davasının reddedildiğini, davalı arsa sahibinin ödediği ve inşaata harcanan 85.000 DM. Kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 20.000.000.000 liranın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yüklenici şirketin ortaklarının ölmesi mirasçıların mirası reddetmeleri ve yüklenici şirketin yetkili ve temsili organlarının kalmaması sebebiyle inşaatın biten %46.25'lik kısmının davalı yedinde kar olarak kaldığı, davacının yüklenicinin halefi olarak ödediği miktarın yapılan işe oranı kadar arsa sahibi davalıdan sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca talepte bulunabileceği gerekçesiyle, inşaatın seviyesi olan %46.25'lik oranın davacının ödediği 85.000 Alman markına oranlaması suretiyle bulunan miktarın Türk Lirası karşılığı olan 10.275.815.750 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ile, dava dışı yüklenici B... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret ve Sanayi Limitet Şirketi arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, yükleniciye isabet eden dairelerden 2 adet daireyi davacının satın aldığı, şirket ortaklarının ölümü nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği ve inşaatın yarım kaldığı, davacının davalı aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, yüklenici şirket ile yaptığı sözleşme sonucu yükleniciye ödediği bedel kadar yapılan inşaat nedeniyle, davalı arsa sahibinin zenginleştiğini bildirip bunun tahsilini istemiştir. Satım davacı ile dava dışı yüklenici şirket arasında yapılmış olup, ancak bunları bağlar, Davalı, bu sözleşmenin tarafı olmadığı için davalıyı bağlaması mümkün değildir. Başka bir deyişle, davacı ile davalı arasında akdi bir ilişki bulunmadığı için davacı, davalıdan talepte bulunamaz. Davacı yaptığı ödeme nedeniyle ancak, ödemede bulunduğu yükleniciden talepte bulunma hakkına sahiptir. Yüklenici şirketin ortaklarının ölmesi ve bunların mirasçılarının mirası reddetmeleri de, bu sonucu değiştirecek nitelikte değildir. Davalının cevap layihasında yaptığı savunma kademeli olup, davalı bu savunmasında öncelikle davanın reddi gerektiğini savunduğuna göre, davalının bu cevap layihasında davayı kabul ettiği sonucu da çıkarılamaz. Mahkemece, davanın açıklanan bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki olayı nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy