(4077 S. K. m. 4, 13, 14, 21, 22)
Dava: Taraflar arasındaki 4077 Sayılı Yasaya dayalı Misliyle İade, Olmazsa Tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Tüketici Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 25.10.2001 gün ve 2001/195-389 sayılı karamı incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 4.2.200 gün ve 2001/12817-2002/2005 sayılı ilamı ile
(...Davacı, davalıdan 25.4.2000 tarihinde, duvardan duvara halı satın aldığım, bir süre sonra yıkadığını ve halıda keçeleşmenin meydana geldiğini, davalının bu konuda hiçbir uyarısının bulunmadığını bildirerek, ayıplı halının misli ile değiştirilmesini ya da halı değerinin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yanlış kullanımı sonucu keçeleşmenin oluştuğunu, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin hükmüne dayanak aldığı 12.10.2001 tarihli bilirkişi raporunda, halının yabancı menşeyli, polemik halı olup, seyrek dokumalı ve düşük kaliteli olduğu açıklandıktan sonra, ayıbın kalite düşüklüğünden kaynaklandığı, kullanım hatasının bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. Kaldı ki, bu olgu, Tüketici Hakem Heyeti tarafından yapılan incelemede de açıklanmıştır. Tüketici hakem heyeti kararlarının Tüketici Mahkemesinde delil olacağı, yasanın 21. maddesi hükmü gereğidir. Mahkemece, halının kalitesiz oluşundan dolayı ayıbın oluştuğu bildirilerek hüküm, kurulmuş ise de bu şekilde kalitesiz mal satan satıcının 4077 Sayılı Kanun'un 4/7. maddesi gereğince alıcıyı uyarma yükümlülüğü vardır. Satıcı davalının bu yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin dosyada bir belge ve bilgi yoktur. Gerek mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve gerekse Tüketici Hakem Heyeti kararında açıklandığına göre, davacının öncelikli talebi olan değiştirme talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken değişik gerekçe ile davanın reddi, usul ve yasaya ay kın olup, bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı tüketici vekili 12.4.2001 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten aldığı ve evine döşettiği duvardan duvara halının, yıkanması Sonucunda yer yer keçeleşmeler ve hasarlar meydana gelmesi nedeniyle yaptıkları müracaata firma yetkililerince halının yıkanabilirliği olmadığı, yıkanmaması gerektiği şeklinde cevap verildiğini, halı satılırken müvekkili davacıya halının bu özelliğinin söylenmeyerek yazılı bir kullanma talimatının verilmediğini, ikaz ve ihtarda da bulunulmadığını, garanti belgesi de verilmediğini, firmanın kanuni yükümlülüklerini ihmal ve inkar ettiğini, davacının firma tarafından saülan halının ithal ve kirlendikten veya yıprandıktan sonra atılması gereken nitelikte bulunduğunu baştan bilse idi bu lükse girmeyeceğini, normal ve objektif iyi niyet kurallarına uygun davranan müvekkiline böyle bir durumu hatırlatmayan firma yetkililerine karşı yaptıkları başvuru sonunda İzmir Valiliği Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nün oybirliği ile vermiş olduğu kararla haklı bulunduklarını ve İl Hakem Heyeti kararının İzmir Valiliği Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü kanalıyla 17 Kasım 2000 tarihinde davalıya ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı şirketin aynı tutumunda ısrar ettiğini, müvekkilinin almış olduğu halının değerinin 25.4.2000 tarihi itibarıyla 359.000.000.TL olduğunu, bütçesinden kısıntı yaparak aldığı halinin karşı tarafça misliyle iadesi ya da alım satım tarihinden itibaren halı değerinin yıllık reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasaya uygun mal satışı yaptığını, davacının, müvekkili şirketten aldığı halıda keçeleşme olduğuna dair davasının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin satmış olduğu halıların ihtal edildiğini, davacının satın almış olduğu halının satışının önceden beri yapılmakta olup bu satışlarından ötürü kesinlikle hiçbir şikayetle karşılaşmadıklarını, aksine memnun kalındığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği üzere, yıkanabilirliği olmayan satın almış olduğu bu halıyı yıkadığından yanlış kullanım sonucu keçeleşme gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sattığı halının kendisinden kaynaklanan bir hata olmayıp, kullanıcının kullanımından kaynaklanan bir hata olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddi yönünde verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine özel dairece, yukarıda ayrıntısı açıklanan gerekçe ile bozulmuştur.
Mahkemece önceki kararda direnilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 4077 Sayılı Yasa'dan kaynaklanan terditli olarak açılmış misliyle iade, olmadığı takdirde bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacı tüketici tarafından davalıdan satın alınan halının kısa süreli kullanım ve halı yıkama makinesi ile yıkanması sonucu keçeleşmesi nedeniyle ayıplı bir mal olarak kabul edilip edilemeyeceği, davalı satıcının alıcı davacıyı kalite ve kullanım konusunda uyarma, garanti belgesi ve kullanma kılavuzu verme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, davacının başvurusu sonunda verilen tüketici hakem heyeti kararının bağlayıcı olup olmadığı, sonuçta da satıcının sorumluluğuna karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle belirtmekte yarar vardır ki, 4077 Sayılı Yasanın amacı tüketici olarak andırılan kitlenin ve kamu yararının korunmasıdır. Ekonomik çıkarlarının korunması da bu kapsam içinde yer alıp, tüketiciler açısından büyük önem taşımaktadır, Tüketiciler genellikle düşük ve sabit gelirlilerin çoğunluğunu oluşturduğu, mal veya hizmet satan kişilere göre daha zayıf durumda bulunan kimselerdir. Bir malı satın alan ya da bir hizmetten yararlanan tüketicinin bunun için ödediği bedelin karşını alabilmesi gerekir. Elde ettiği mal veya hizmetin değerinden çok fazlasını ödemek zorunda kalması ya da ondan beklediği yararı sağlamaya yeterli olmaması, bozuk olması, kısa sürede kullanma ömrünü dolduracak nitelikte olması gibi durumlarda tüketicinin ekonomik çıkarlarının zarara uğrayacağı açıktır. İşte bu nedenle de 4077 Sayılı Kanunla, tüketicilerin ekonomik çıkarlarını zarara uğratan bu gibi sonuçlara karşı korunmanın sağlanması amacıyla etkin düzenlemeler getirilmiştir. Bu çerçeveden olmak üzere yasanın 4. maddesi ile ayıplı (özürlü) mal ve hizmet alışı karşısında tüketicinin başvurabileceği seçimlik bazı yollar; 13. maddesi ile de ithal edilen ya da yurt içinde üretilen sanayi malları için garanti belgesi verilmesi ve 14. maddesi ile de bu çeşit mallar için tanıtma ve kullanma kılavuzu verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
Yasanın Ayıplı Mal ve Hizmetler başlıklı 4. maddesinde; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vadedilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak açıkça kabul edilmiştir.
Yine bu madde hükmüne göre, satın alınan malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde: tüketici, malı teslim aldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde bu malları satıcı firmaya geri vererek değiştirilmesini veya ödediği bedelin iadesini veya ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirimini ya da ücretsiz olarak tamirini talep edebilir. Tüketici bu taleplerden herhangi birisini tercihte serbesttir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Diğer taraftan, aynı yasanın 13. maddesinin son fıkrası gereğince Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirtilen Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Gereğince Garanti Belgesi İstenecek Ürünler Listesinin Tekstil Sanayi başlıklı 14. maddesinin 14.9 sırasında tekstil yer döşemeleri (halı kilim benzeri) sayılmıştır.
Bunun doğal sonucu olarak sanayi malı niteliğinde bulunan ve ithal edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan malın bakım, onarım ve kullanılmasına ait tanıtma ve kullanma kılavuzunun da aslına uygun Türkçe tercümesi ile birlikte satılması zorunluluğu yasanın 14. maddesi hükmü gereğidir.
Ayrıca yasanın 22/4. maddesinde; 'Tüketici sorunları hakem heyetlerinin vereceği kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. hükmü yer almaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın irdelenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının davalıdan satın alıp evine döşettirdiği ithal halının halı yıkama makinesi ile yıkanmasının ardından keçeleştiği, bu keçeleşmenin, halının yıkanabilir olmaması yanında düşük kaliteli bir ürün olmasından da kaynaklandığı, davacının müracaatına karşın ayıplı olduğu kullanımı sonucu ortaya çıkan bu malın davalı satıcı tarafından değiştirilmediği gibi bedelinin de iade edilmediği, davacı tüketicinin başvurusu sonucu İzmir Valiliği Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nün 17 Kasım 2000 gün ve 11/3 sayılı Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti kararı ile davacıya satılan halıya kullanma talimatı yazılı olarak verilmediğinden yıkama neticesinde keçeleşen halının D. Tüketim Malları Yapı San Ltd. Şti. tarafından 3 gün içinde yenisi ile değiştirilmesine aksi halde halının sökülerek ödenen paranın cari faizi ile birlikte iade edilmesine karar verildiği dosya kapsamı ile bellidir.
İthal olup, garanti belgesi düzenlenecek sanayi malları listesinde yer alan ve Türkçe kullanım kılavuzu ve tanıtım belgesi de taşıması gereken davaya konu halının kullanımı sonucunda ortaya çıkan ayıbından satıcı sorumludur. Davacı tüketicinin ekonomik ömrü az olan bu malın satılması sırasında açıklanan şekilde uyarılmamış olması karşısında ekonomik çıkarının korunması gerekmektedir. Nitekim Tüketici Hakem Heyeti kararında da tüketicinin isteği kabul görmüş, davalı satıcı bu kararın aksine herhangi bir delil getirmemiş, malın kalitesizliğini kabulle bunun tüketici tarafından bilindiği olgusuna dayanmış, ancak bu iddiasını da kanıtlayamamıştır. Zira malın kalitesi konusunda bir uyarı ya da özelliklerini içeren bir açıklama davalı satıcı yanca ne tüketiciye ne hakem heyetine ne de mahkemeye sunulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin yasal olmayan gerekçelerle davacının ucuz mal aldığı, bunun sonucuna katlanması gerektiğini kabulle davayı reddetmesi ve bozma ilamına uymayarak önceki kararında direnmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 09.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy