(743 S. K. m. 651)
Taraflar arasındaki Temliken Tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çaycuma Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.11.2001 gün ve 2001/603-701 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 14.3.2002 gün ve 2002/1087 - 1820 sayılı ilamıyla; (...Dava, medeni Kanunun 651. maddesi gereğince temliken tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, 53 parsel sayılı taşınmazları üzerine inşa ettikleri binanın, davalılar adına kayıtlı 3 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğunu ancak taşkın inşaatın iyiniyetle yapıldığını ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar hükmü temyiz etmişlerdir.
Medeni Kanunun 651. maddesine göre, temliken tescil isteminin kabulü için öncelikle sübjektif iyiniyet koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Çaplı taşınmazlarda iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden davacıların nizalı yerde iyiniyetle bina yaptığından söz edilemez. Bu itibarla temliken tescilin sübjektif unsuru gerçekleşmediğinden davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Belediye Başkanlığı'nın 16.10.1997 gün 2627 sayılı inşaat ruhsatnamesi verildiğine ilişkin yazısı ekinde, belirtilen ruhsatnamenin verilmesi için öngörülen prosedürün yerine getirildiğini saptayan dayanak belgelerin bulunmamasına ve buna bağlı olarak M.K.651. maddesinin öngördüğü Sübjektif iyiniyet koşulunun gerçekleştiğinin kanıtlanmamış bulunmasına göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy