(818 S. K. m. 361) (İnşaat Sigortaları Poliçeleri Genel Şartları m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 14.10.1999 gün ve 1998/819-519 sayılı kararın incelenmesi Taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 13.4.2000 gün ve 4966-1772 sayılı ilamı ile ; ( ...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yanlar arasındaki 18.12.1996 günlü sözleşmenin eki olan İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesi 5.maddesinin yükleniciye ait iş makinalarını değil iş ve işyerinin korunmasına ilişkin olmasına iş, eylemli olarak fesih ile sonuçlandığından müsbet zarar kapsamındaki kar mahrumiyeti zararının istenmeyeceğine göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece toplam olarak hüküm altına alınan 67.136.689.000 TL.nın 15.618.403.000 TL.sı yüklenici tarafından yapılan proje dışı yol bedeline diğer bölüm ise 500 ve 600 mm.lik boru ferziyatından kaynaklanan imalat alacağına ilişkindir.Taraflar arasında yol yapımı ile ilgili yazılı sözleşme olmadığından yol yapım bedelinin BK.410 ve devamı maddeleri uyarınca yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Bilirkişilerce bu bedelin 1998 yılı fiyat analizlerinden yararlanılarak bulunmuş olması ve mahkemece de bilirkişi raporuna bağlı kalınarak hüküm kurulması doğru değildir.Öte yandan davalı idare 16.2.1999 günlü bilirkişi raporuna 26.3.1999 günlü dilekçesiyle pek çoğu teknik nitelikte itirazlar yöneltilmiş ne varki mahkemece bilirkişilerden bu itirazları karşılar ek rapor alınmamış karar yerinde de itirazları hangi hukuki ve haklı nedenlerle yerinde görülmediği açıklanmamıştır.Esasen yanlar arasında yapılan işin metrajı ve varlığı konusunda da çekişme bulunduğundan hesaplamanın yerinde keşif suretiyle inceleme yerine dosya üzerinden yaptırılması da isabetli değildir.
O halde mahkemece istinabe suretiyle yerinde keşif yaptırılarak ve özellikle davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bildirdiği hususlar üzerinde durularak bilirkişi incelemesi yaptırılmalı davacı alacağı bu şekilde hesaplattırılıp bundan sonra ödemeler düşüldükten sonra sonucuna uygun bir hükme varılmalıdır. ) gerekçesiyle bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine de 27.9.2000 gün ve 2852-4116 sayılı ilamı ile; ( 1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece davacının iş sahasındaki makinelerin yakılması ile ilgili olarak talep ettiği miktar reddedilmiş ve dairemizce;İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesi 5.maddesi ile iş makinelerinin değil, iş ve işyerinin korunmasının amaçlandığından bahisle buna yönelik temyiz itirazları reddedilmiş ise de,söz konusu madde; ihale konusu ile ilgili her türlü araç, makine, malzeme, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar ve benzeri denilmek suretiyle iş ve hizmet makinelerinin ve her türlü aracın kapsama alınmış olduğu anlaşılmaktadır.Aynı maddenin 8.fıkrasında ise açıklanan savaş, yurt içinde seferberlik,ayaklanma,iç savaş ve bunlara benzer olaylar... sonucunda meydana gelecek risklerin bankaya ait olduğu belirtilmiştir. Dava konusu araç ve makinelerin hasar görmesine neden olayın söz konusu fıkra kapsamında kaldığı açıktır.Bu durumda hasar gören ihale konusu ile ilgili işyerlerindeki araç ve makinelere ait tazminat talebinin miktarında ihtilaf varsa,bu konuda alınan bilirkişi raporu ve rapora
vaki itirazlar da nazara alınarak talebin sonuçlandırılması gerekirken bu kalem alacağın reddedilmesi ve davacının buna yönelik temyiz itirazlarının reddedilmesi doğru görülmemiştir. ) gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulüyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Taraf vekilleri
HUKUK GENEL KURULU'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesinin ifası sırasında yüklenicinin uğradığı zararların tazminine ilişkindir.
Davacı, birleşen iki davasında işin ifası sırasında meydana gelen zararlardan ve sınırlandırmalardan kaynaklanan tazminatı, proje dışı yol yapımından doğan kayıpları, idarenin işyerini terör nedeniyle teslim etmemesinden kaynaklanan iş gücü kaybını, işyeri tahribinden sonra doğan işgücü kaybından kaynaklanan tazminatı ve yakılan makine ve ekipman bedellerinin tazminini istemiştir.
Davalı iş sahibi idare vekili ülkede yaşanan terör eylemlerinin herkesçe bilindiğini, davacının terörü düşünmeyerek normal şartlara göre indirim yaparak iş aldığını basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalının sözleşmenin 5.maddesine göre tazminat isteme hakkının olmadığını, 1.fıkradaki açık hükme göre yüklenicinin zarardan sorumlu olduğunu, bankadan bedel isteyemeyeceğini, bu davanın ve ek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1998/819 dosyasındaki talebin kısmen kabulü ile davacının inşaat yapımı proje dışı yol yapımından doğan zararın 5.000.000.000 TL.sinin dava tarihi olan 17/8/1998 tarihinden itibaren değişik oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bu dosyadaki fazla isteğinin reddine, birleştirilen 1999/218 sayılı 1.Ticaret Mahkemesindeki davasındaki davanın da kısmen kabulü ile proje dışı yol yapımı işleri ile inşaat yapımı işleri nedeniyle 62.136.689.000 TL.nin 17/8/1998 tarihinden itibaren infaz sırasında değişik oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının bu dosyadaki fazla isteminin reddine," karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine Özel Dairece önce davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, davalı vekilinin temyiz itirazları ise proje dışı yol yapımından kaynaklanan alacaklar noktasından bozulmuş, diğerleri ise reddedilmiştir.
Mahkemece proje dışı yol yapımına ilişkin davalı yararına bozma nedenlerine uyulmuş, davacının karar düzeltme istemi üzerine davacı lehine yakılan makine ve ekipman bedellerinden kaynaklanan alacakla ilgili bozma nedenlerine ise; İller Bankası Yapı İşleri Şartnamesinin 5.maddesi iş ve işverenin korunması başlığını taşıyan bölümde araç,makine , malzeme, ihzarat ve hizmet makinaları, taşıtlar, 43. maddedeki hükümlerde dikkate alınarak meydana gelebilecek kaza, hasar, kayıp ve zararların bütün sonuçlarını davacı müteahhide ait olacağını hükme bağlamıştır.Burada davalı bankaya bir sorumluluk yüklememiştir.İnşaat sigorta poliçesinin genel şartlarında teminat dışında kalan sigortanın ödemediği bedeller konusunda bankadan bir istek de bulunamayacağı belirtilmiş olup inşaat poliçesi genel şartlarının 2/a maddesi inşaatın yapılması için kullanılan alet ve teçhizat aksine sözleşme yoksa teminat dışında kaldığını belirtmiştir. Davalı bankanın bu nedenle de bir sorumluluğu yoktur.İller Bankası Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 5/8 maddesi yurt içinde seferberlik, ayaklanma,iç savaş bunlara benzer olayların olması halinde meydana gelecek riskler ile bankanın tamamlanmış kısımlarını teslim alarak kullanımından dolayı bu kısımlarda kullanımdan doğacak riskler bankaya ait demektedir.Bu maddeden anlaşıldığına göre müteahhidin yaptığı henüz teslim etmediği işlerle ilgili sorumluluk davalı bankaya ait olup müteahhidin araç ve gerekçeleri konusunda bankaya bir sorumluluk yüklenmemiştir.İller Bankası Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 5/8 maddesi yurt içinde seferberlik, ayaklanma,iç savaş ve bunlara benzer olaylar denilmiş olup bu maddenin içerisine 3713 sayılı terörle mücadele kanunun 1.maddesinde tarif edilen terörden bahsedilmemiştir.Bu nedenle sözleşmeyi davalı kamu kurumunun aleyhine yorumlamak,adalete uygun düşmeyeceğinden eski kararda ısrar olunması gerektiği kanısına varılmıştır." Gerekçesi ile önceki kararında direnilerek davacının terör nedeni ile yakılan makine ve ekipmanlar bedeline ilişkin vermiş olduğu kararında direnilmesine;bu nedenle bu istemin reddine,karar verilmiştir. Davacı vekili kararı hem uyulan hem de direnilen kısımlarına yönelik olarak temyiz etmiş, davalı idare vekili ise davanın reddine ilişkin bölümlerin ve direnme kararının onanmasını isteyerek, aleyhlerine olan diğer yönleri temyizine konu etmiştir.
1. Mahkemece Özel Dairenin 13.4.2000 gün ve 4966-1772 sayılı bozmaya uyularak araştırma yapılıp karar verilmiş olduğundan, proje dışı yol yapımıyla ilgili olarak verilen karar yeni bir hükmün konusunu oluşturup ortada direnme kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle taraf vekillerinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının Özel Dairesince incelenmesi gerekir.
2. Mahkemece direnmeye konu davacı yükleniciye ait makine ve ekipmanların teröristlerce yakılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ve buna ilişkin davacı vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece davacının iş sahasındaki makinelerin yakılması ile ilgili olarak talep ettiği miktar reddedilmiştir. Bu red kararına ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece önce İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesi 5.maddesi ile iş makinelerinin değil, iş ve işyerinin korunmasının amaçlandığından bahisle reddedilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi ise; söz konusu maddenin iş ve hizmet makinelerinin ve her türlü aracın kapsama alınmış olduğunun anlaşıldığı, aynı maddenin 8.fıkrasında ise açıklanan savaş, yurt içinde seferberlik,ayaklanma,iç savaş ve bunlara benzer olaylar... sonucunda meydana gelecek risklerin bankaya ait olduğunun belirtildiği, dava konusu araç ve makinelerin hasar görmesine neden olayın söz konusu fıkra kapsamında kaldığı ,bu durumda hasar gören ihale konusu ile ilgili işyerlerindeki araç ve makinelere ait tazminat talebinin miktarında ihtilaf varsa, bu konuda alınan bilirkişi raporu ve rapora vaki itirazlar da nazara alınarak talebin sonuçlandırılması gerekirken bu kalem alacağın reddedilmesi ve davacının buna yönelik temyiz itirazlarının reddedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kabul edilerek hüküm davacı yararına bozulmuştur.
Öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeyi irdelemekte yarar vardır. Davalı İller Bankası ile davacı yüklenici arasında Hatay ili Kuzuculu-Yeşil-Altındağ ( Hatay ) içme suyu tesis inşaatının %63,5 tenzilatla yapımı konusunda 18.12.1996 tarihli eser sözleşmesi ( tip sözleşme ) düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin 4. maddesi ile sözleşme ekleri belirlenmiş bunlar arasında İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesi de sayılmış, diğer ekler gibi bu şartname hükümlerine uyulacağı da belirtilmiştir.
Sözleşmede uyuşmazlığa konu iş sahasındaki araç, makine ve ekipmanlarla ilgili olarak özel bir hükme yer verilmemiş, bu konunun düzenlemesi sözleşme eki olarak taraflarca belirlenen ve uyulması esası kabul edilen Yapım İşleri Genel Şartnamesine bırakılmıştır.Bu şartnamenin 3.maddesi işyerinin müteahhide teslimi ile ilgili olup, 5 maddesinde İşyerlerinin korunması ve sigortalanması hasar ve zararları düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkla ilgili 5. maddenin 1.fıkrasında : İhale konusu ile ilgili işyerlerindeki her türlü araç , makine , malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri , taşıtlar v.b. inşaat, imalat, montaj, nakliye, yükleme , boşaltma gibi yapılan ihale konusu işlerin tümünün 43. maddedeki hükümler de dikkate alınarak kesin kabul onama tarihine kadar korunmasından müteahhit sorumlu olup, bu faaliyet dallarında meydana gelebilecek kaza, hasar, kayıp ve zararların mali, hukuki, cezai bütün sonuçları müteahhide aittir. Hasar, kayıp , ziyan sebebiyle müteahhit bankadan bir bedel talebinde bulunamaz. Hükmü yer almaktadır. Maddenin 2.fıkrasında ise : Diğer taraftan müteahhit, bu sorumluluk kapsamında kalan ihzaratın ve ürettiği işin bütün kısımlarını ....,bankaca verilen bütün malzemeyi de bankanın belirleyeceği bedeller üzerinden ve teslim tarihlerinden itibaren kesin kabul onama tarihine kadar "İnşaat Sigortaları Poliçesi Genel Şartları" dahilinde ...giderleri kendisine ait olmak üzere sigortalatmak zorundadır., 7.fıkrada da; Sözleşme ve şartnamede yazılı olup ta sigorta teminatı dışında kalan tüm hasar , kayıp ve kazalardan da müteahhit sorumlu olacaktır. Denilmektedir.Maddenin 8. fıkrasında açıkça; Ancak savaş, yurt içinde seferberlik, ayaklanma, iç savaş ve bunlara benzer olaylar veya bir nükleer yakıttan kaynaklanan radyasyonlar ve bunların gerektirdiği önlemler sonucunda meydana gelecek riskler ile Bankanın tamamlanmış kısımları teslim alarak kullanmasından dolayı bu kısımlarda kullanımdan doğacak riskler Bankaya aittir. İfadesiyle bankanın sorumluluğu belirlenmiştir.
Görüldüğü üzere ; Şartnamenin 5. maddesinin ilk fıkrasında ; ihale konusu ile ilgili her türlü araç, makine, malzeme, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar ve benzeri denilmek suretiyle iş ve hizmet makinelerinin ve her türlü aracın kapsama alınmış olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, İnşaat sigorta poliçesinin genel şartlarında teminat dışında kalan ve sigortanın ödemediği bedeller konusunda bankadan bir istek de bulunulamayacağının belirtilmiş olması ve inşaat sigorta poliçesi genel şartlarının 2/a maddesinde inşaatın yapılması için kullanılan alet ve teçhizatın aksine sözleşme yoksa teminat dışında kaldığının belirtilmesi ise bankanın sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hal değildir. Zira, davacı yüklenicinin sigorta yükümlülüğünü düzenleyen 5. maddenin 2. fıkrası kapsamında işyerinde işle ilgili olarak kullandığı kendisine ait araçlar yer almamaktadır. Yani bu araçlar inşaat sigorta poliçesi genel şartlarına tabi olmadığı gibi , bu sigortanın teminatı kapsamında da değildir. Aksine bunlarla ilgili sorumluluk Şartnamenin 7. fıkrası gereği kural olarak müteahhide yüklenmiştir. Ne var ki bu kuralın istisnaları hemen takip eden 8.fıkrada belirtilmiş, bu fıkrada genel kuraldan ayrık olarak risklerin bankaya ait olacağı haller gösterilmiştir. Bu haller 8.fıkrada tadadi olarak değil tersine ve bunlara benzer olaylar denilmek suretiyle genişletilebilir nitelikte sayılmıştır. Bu nedenle terör halinde meydana gelecek risklerin de Bankaya ait olacağının kabulü gerekir. Mahkemenin, terör kavramının maddede açıkça sayılmadığı, terörle mücadele kanunundaki tanımın bu maddede yapılması gerektiği, dolayısıyla terörün maddeye dahil olmadığına dayanan direnme gerekçesi de bu nedenle yerinde görülmemiştir. Mahkemece bu taleple ilgili olarak özel daire bozma ilamında da belirtilen usulle işin esasının incelenmesi ve tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.
Şu durumda tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında ve yukarıda açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle sözleşme eki Şartname hükümlerine göre HGK'ca da benimsenen bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1. Taraf vekillerinin madde ( 1. ) altında açıklanan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 15.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
2. Davacı vekilinin direnme kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 6.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy