(3402 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki "tespite itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Terme Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.6.2000 gün ve 1995/5 E -2000/71 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 11.12.2000 gün ve 510-4945 sayılı ilamı ile; ( ...Kadastro sırasında 113 ada 16, 55 ila 59 ve 116 ada 10, 11,13 parsel sayılı 3208,24091,2437,9790,1147,461,3813,3913 ve 1672 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro mahkemesinde çekişmeli parseller tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda;113 ada 13,56,57,58 ve 59 sayılı parseller ile 116 ada 10,11 ve 13 sayılı parsellerin tutanaklarının edinme sütununda hak sahibi oldukları yazılı davalılar adlarına, 113 ada 55 sayılı parselin mirasçı Asiye hissesi davacının miras hissesine ilave edilmek suretiyle Şaban Ç. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemi 113 ada 55 sayılı parsele ilişkindir. Davacı, dava konusu taşınmazın öncesinin annesi Fatma'ya ait olduğunu ileri sürmekte, davalılar ise taşınmazın babaları Şaban'dan kaldığını bildirmektedirler. Davalılara annelerinden isabet eden taşınmazların ve payların davacıya satıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli parselin taraflara babaları Şaban'dan intikal edip etmediği ve davalılar tarafından satılıp satılmadığı hususundadır. Çekişmeli parselin öncesinin Fatma'ya ait olduğu konusunda yerel bilirkişi ve tanıklar açık ve tutarlı bir şekilde bildirimde bulunmuşlardır. Mahkemenin taşınmazın Şaban'dan kaldığına ilişkin kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmediği anlaşılmıştır. Dayanılan tapu kaydının da dava konusu 55 parsele ait olmayıp güneydeki 10 sayılı parseli miktar ve sınırlarıyla kapsadığı sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki, tapu kaydı taşınmaza ait olsa bile 1966 yılında baba Şaban ile çocukları arasında paylaşım yapıldığı ve Şaban'ın bu taşınmazda payının kalmadığı sabit olmaktadır. Davacı tarafından dayanılan senetlerin davalı parsele ait olduğu ve taşınmazların davacıya satıldığı, uzun süreli eylemli kullanımın da bilirkişi ve tanık beyanlarını doğruladığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davanın kabulü ile taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir... )gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 10.4.2002 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy