(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çaycuma Kadastro Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 11.07.2000 gün ve 1995/65-2000/62 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 02.10.2001 gün ve 2001/8871-7530 sayılı ilamiyla; ( ...Kadastro sırasında 131 ada 1 ve 2 parsel sayılı 2358, 95 ve 5900, 17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1 nolu parselin 3/6 payı Hamit Karabacak, l/6'şar payı Recep, Ahmet ve Hayrullah Karabacak adına, 2 nolu parsel Recep, Ahmet ve Hayrullah Karabacak adlarına tespit edilmişlerdir. Askı ilan süresi içinde Ahmet Karabacak, Recep Karabacak payının kardeşi ve Hayrullah Karabacak adlarına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 1 nolu parselin 9/12 payının Ahmet Karabacak, 1/12 payının Recep Karabacak, 2/12 payının Hayrullah Karabacak adına, 2 nolu parselin 1/6 payının Recep Karabacak, 3/6 payının Ahmet Karabacak, 2/6 payının Hayrullah Karabacak adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Recep Karabacak tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların Çaycuma Noterliğince düzenlenen 31.7.1972 gün 9618 yevmiye nolu vasiyetname ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/482 esasında kayıtlı halen yargılaması devam eden vasiyetnamenin iptali davasının konusu yerler olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Asliye Mahkemesinde açılan vasiyetnamenin iptali davasının işbu davanın esasına etkili olacağı kuşkusuzdur. Şu hale göre ön mesele teşkil eden Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın sonucunun beklenmesi gerekirken anılan davanın sonucu beklenmeden yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davalı Recep Karabacak'ın temyiz itirazları yerindedir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Davacı, Kızılüzüm tarlası adıyla anılan Zonguldak ili Çaycuma ilçesi Burunkaya köyü Karabacaklar mevkii 131 ada 1 parsel ve aynı yer Aşağıpınar mevkii 131 ada 2 parsel sayılı taşınmazların bir kısım hissesinin murisi Hamit'ten intikal edip bir kısmını da kardeşi ile satın aldıklarını, tespitinin iptali ile davalı adına olan 1/3 hissenin kardeşi Hayrullah ve kendisi adına eşit hisselerle tescilini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi Recep'ten kaldığını, Recep'in üç çocuğundan birisi olan tarafların murisi Hamit'in ölümü ile mirasının taraflara ve diğer mirasçılara kaldığını, ayrıca kök muristen gelen Nuri Uzun'a ait 1/3 payını da arazi satış senedi ile satın aldığını, her iki taşınmazın da diğer mirasçılarla birlikte çok uzun yıllardır tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğunu, hem satış hem de miras yoluyla kendisine intikal eden payların adına tespitinin doğru olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan keşif sırasında davacı, murisi babası Hamit'in Çaycuma Noterliğinde 31.07.1992 tarihinde 9618 yevmiye ile düzenlenen ve dava konusu Kızılüzüm ( Güzelüzüm ) tarlasının da içinde bulunduğu taşınmazları kendisine vasiyet ettiğine ilişkin vasiyetnameyi ibraz etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 1 nolu parselin tamamı 12 pay kabul edilerek 9/12 payının davacı Ahmet Karabacak, 1/12 payının davalı Recep Karabacak, 2/12 payının Hayrullah Karabacak adına, 2 nolu parselin tamamı 6 pay kabul edilerek 1/6 payının davalı Recep Karabacak, 3/6 payının davacı Ahmet Karabacak, 2/6 payının Hayrullah Karabacak adına tapuya tesciline, Hayrullah Karabacak hisseleri ile ilgili davacının taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Recep Karabacak tarafından temyiz edilmiştir.
Özel Daire; "Dava konusu taşınmazların, davacının dayanağı vasiyetname ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/482 esasında kayıtlı halen yargılaması devam eden vasiyetnamenin iptali davasının konusu yerler olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Asliye Mahkemesinde açılan vasiyetnamenin iptali davasının işbu davanın esasına etkili olacağı kuşkusuzdur. Şu hale göre ön mesele teşkil eden Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın sonucunun beklenmesi gerekirken anılan davanın sonucu beklenmeden yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir." Gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiş; Mahkemece "vasiyetnamenin geçersizliği yönünde bir iddia ve delilin ileri sürülmediği, vasiyetnamenin iptaline yönelik herhangi bir dava bulunmadığı, bozmaya konu edilen davanın vasiyetnamenin iptali değil vasiyetnamenin tenkisi davası olduğu, dairece söz konusu davanın yanlış değerlendirildiği, tenkis davasının eldeki davanın sonucu beklemesi gerektiği, ayrıca bu dava dosyasının yargılama aşamasında hiç ileri sürülmediği, temyiz dilekçesinde ilk defa dile getirildiği, bunun bozma sebebi yapılmasının yanlış olduğu" gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Uyuşmazlık; halen derdest ve vasiyetname ile ilgili bulunan davanın niteliğinin ne olduğu, eldeki dava için ön mesele teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı ve davalının ortak murisi Hamit Çaycuma Noterliğinde 31.07.1992 tarihinde 9618 yevmiye ile düzenlediği vasiyetname ile dava konusu Kızılüzüm ( Güzelüzüm ) tarlasının da içinde bulunduğu taşınmazları davacı Ahmet'e vasiyet etmiştir. Dosya kapsamına göre bu vasiyetnamenin geçersiz olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ileri sürülmediği gibi iptaline yönelik olarak açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Vasiyetname ile ilgili tek dava bozma ilamında numarası belirtilen Çaycuma Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/482 esas sayılı dosyasında görülmekte olan vasiyetnamenin tenkisi davasıdır. Bu yönüyle bozma ilamında bu davanın "vasiyetnamenin iptali" davası olduğu yönündeki niteleme maddi hataya dayanmaktadır.
Diğer yandan; vasiyetnamenin tenkisine ilişkin davanın eldeki davaya etkisi irdelendiğinde de ; tenkis davasının kişisel hakkı sağlayan ve yenilik doğuran bir dava türü olması, ayni hak doğurmaması karşısında ( Bkz. Esat Şener-Miras Hukuku-Şerh-1988 Bası Sh.545 ) ayni hakka ilişkin eldeki kadastro tespitine itiraz davası yönünden ön sorun teşkil etmesi düşünülemez. Aksine mülkiyete ilişkin uyuşmazlığın çözümü diğer söyleyişle tespite itiraza ilişkin davanın halli temeli şahsi hakka dayalı uyuşmazlığın çözümünden yani tenkis davasının hallinden önce gelir. Açıklanan nedenlerle Mahkemece tenkis davasının ön mesele kabul edilmemesi usul ve yasaya uygun olup, direnme kararı yerindedir.
Ne var ki Özel dairece işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmediğinden dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnmesi yerinde görüldüğünden davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 14.HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 05.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy