(1086 S. K. m. 429) (2942 S. K. m. 30, 11, 12, 15)
Dava: Taraflar arasındaki "2942 Sayılı Kanunun 30. maddesine göre, bedel tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.10.2001 gün ve 2000/64 E. - 2001/46 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 28.3.2002 gün ve 2002/1404-3282 sayılı ilamı ile, ( ...Kamulaştırmaya konu taşınmazların değerinin, Kamulaştırma Kanununun dava tarihinde yürürlükte bulunan 11 ve 12. maddeleri hükümleri çerçevesinde ve 15. maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesi zorunludur. Hakimin, bilirkişi raporlarının yasaya uygunluğunu denetleme ve bu raporların eksik veya yanlışlığının düzeltilmesini bilirkişiden istemesi ve gerektiğinde yetersiz ve isabetsiz bulup yeni bilirkişi incelemesi yaptırması mümkün ise de yasa ve Yargıtay uygulamalarını gözetmeden kişisel kanaatini esas alıp bilirkişi raporlarından birisini tercih edip ( yüksek değerli olsa da ) doğrudan karar verme yetkisi bulunmamaktadır.
Somut olayda mahkemece, 3 kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup ilk bilirkişi raporunda ulaşılan 550.000 TL/m2 değer ile komisyonca belirlenen değer arasında önemli oransızlık bulunması nedeniyle, başkaca bir gerekçe gösterilmeden ikinci bilirkişi kurulu oluşturulup keşif yapılmış bu kurulca da aynı sonuca varılması üzerine birbirini teyid eden bu raporlarda ulaşılan sonucun akla, mantığa, adalete uygun düşmediği gerekçesiyle yeniden keşif yapılıp 3. bilirkişi kurulu raporunda ulaşılan 1.760.683.- TL. m2 üzerinden hüküm kurulmuştur.
Kamulaştırma Kanunu'nun 15. maddesinin 11. fıkrası hükmüne göre, hakimin bilirkişi kurulu tarafından takdir olunan bedelde açık bir isabetsizlik bulması halinde bu raporu geçersiz sayıp yeniden bilirkişi incelemesi yaptırması mümkündür. Ancak, geçersiz sayılan rapor veya raporlar dikkate alınmadan yeniden yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda saptanan değer ile takdir komisyonunca tayin edilen bedel arasında önemli bir oransızlık ( Yargıtay uygulamalarında %100 oranını aşan ) bulunması halinde tekrar keşif yapılıp geçerli rapor alındıktan sonra önceki rapor ile son raporda ulaşılan sonuç birbirini teyit ettiği takdirde buna göre, aksi halde ve davacı da düşük değerli raporu kabul etmiyorsa 3. kez keşif yapılıp rapor alındıktan sonra bu üç rapordan ortalama değeri ifade eden rapora göre hüküm kurulması gerekirken ilk iki raporun geçersiz sayılmasından sonra alınan tek raporun tutarlı kabul edilip buna göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.
2- Diğer taraftan, mahkemenin, direnme kararını verirken, önceki kararda hükmedilen tüm unsurları direnme kararında göstermesi, eş deyişle bozma konusu olan hükmü değiştirmeksizin direnme kararını oluşturması gerekir.
Mahkemece, önceki hükümde yargılama giderleri taraflar arasında paylaştırılarak davacı ve davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karşın, direnme kararında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeden, yargılama giderlerinin tamamının davalıya yükletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, bu husus bozma sebebi yapılmamış ve eleştirmekle yetinilmiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harçlarının geri verilmesine 25.12.2002 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy