(2942 S. K. m. 10, 11) (YHGK. 26.03.2003 T. 2003/18-233 E. 2003/256 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Banaz Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.7.2001 gün ve 110-337 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 11.2.2002 gün ve 12489-1385 sayılı ilamı ile;
(...Bilirkişi raporlarında objektif artırıma konu edilen hususlar nedeniyle bir artış söz konusu olabilir ise de, bu oranın en fazla %10 olması gerektiğinin düşünülmemesi,
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında münavebeye tabi tutulan buğday, haşhaş ve pancarın dekar başına verim miktarları ve toptan satış fiyatları İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilen veri listesindeki değerlerden daha yüksek alınmak suretiyle fazla bedele hükmedilmiştir.
Yargıtay'ca yerleşmiş uygulamalara göre arazilerin net gelir yöntemiyle değerlendirilmesinde, arazinin kuru yada sulanabilir niteliğine göre uygulanacak dekar başına verim miktarı ve toptan satış fiyatlarının, ortalama değeri ifade eden ve ciddi istatistik bilgilere dayandığı bilinen İlçe Tarım müdürlüğü verilerinden alınacağının gözetilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda sözü edilen bozma doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar almak, alınacak raporların İlçe Tarım Müdürlüğü veri listesine uygun olup olmadığını denetlemek ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü;
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemenin; Bilirkişi raporlarında münavebeye alınan ürünlerin dekara ortalama verim miktarlarının Uşak il Tarım Müdürlüğü ve 2000 yılı satış fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisi, Uşak Şeker Fabrikası ve Afyon Ticaret Borsası veri listesi esas alınarak değer biçilmesi gerektiği, objektif artırma konu edilen hususlar nedeniyle objektif değer artışının da %20 oranında kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Bilirkişi raporlarında münavebeye alınan ürünlerin dekara verim miktarları ve toptan satış fiyatları belirlenirken, İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilen veri listesindeki değerlerin esas alınmasının gerekip gerekmediği ve objektif artırıma konu edilen hususlar nedeniyle objektif değer artışı oranının %10 oranında mı yoksa %20 oranında mı kabul edilmesi gerektiği noktalarındadır.
1- 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesinin üçüncü fıkrasının f bendi uyarınca, tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde ekilecek ürünler ve münavebeye alınan bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar gözönünde tutularak, net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması, bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlarda dikkate alınarak maddenin dördüncü fıkrası uyarınca her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip gösterilmek suretiyle kamulaştırma karşılığının tespit edilmesi gerektiği gibi; Bu unsurların dayanakları olan belgelerinde getirtilmesi zorunludur.
Uygulamada; Kamulaştırma Kanunu'nun 11/3-f bendi uyarınca arazi değerlendirmesinde net gelir, İlçe Tarım Müdürlüklerinin çevrede ekilmesi mutad olan ürünlerle ilgili dekar başına verim ve toptan alım fiyatları uygulanmak sureti ile bulunmaktadır.
Her taşınmazda ürünlerin verim ve satış fiyatları, yılına ve kullanılan girdilere göre değişik olabilirse de, aslolan taşınmazın gelirini bulmak değil, ortalama değerlere göre bedelini bulmaktır.
Bu durumda; amaç taşınmazın ortalama değerini tespit etmek olduğuna göre, benzer toprak yapısında normal tarımsal faaliyet içerisinde elde edilen ortalama verim miktarları esas alınmalıdır. Taşınmazın, diğerinden ayırıcı özelliği var ise, objektif unsur uygulamasına neden olabilir.
Şu hale göre; Bilirkişi raporlarında dekar başına verim ve gider ile toptan satış fiyatları, aynı yörede eşit olarak ve istatistiki bilgilere dayanan İlçe Tarım Müdürlüğü verileri esas alınarak tespit edilmelidir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut durum değerlendirildiğinde; İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilen veri listesindeki değerlerin aynı zamanda Devlet İstatistik Enstitüsüne gönderildiği ve doğru istatistiki bilgilere dayandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporlarında münavebeye alınan ürünlerin verim ve satış fiyatına ilişkin verilerin ortalama gerçek veriler olması gerektiğinden, İlçe Tarım Müdürlüğü verileri mevcut iken daha genel değerler içeren İl Tarım Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi, Şeker Fabrikası ve Afyon Ticaret Borsası verileri esas alınamaz. Bu itibarla, mahkemece ek bilirkişi raporu alınarak, taşınmazın net gelir yöntemiyle değerlendirilmesinde ürünlerin dekara verim miktarı ve toptan satış fiyatlarının İlçe Tarım Müdürlüğü veri listesine göre değer biçilmesi gerekirken, direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yerel mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararı bozulmalıdır.
2- 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin (f) bendi uyarınca arazinin değerinin mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak belirleneceği hükme bağlandıktan sonra; Aynı maddenin (i) bendinde, bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınacağı hükmü getirilmiştir.
Yeri gelmişken belirtilmelidir ki; Tarım arazisinin asıl değer belirleme ölçütleri 11. maddenin (f) bendinde yer almakta olup, (i) bendi tali artırım unsurlarını içermektedir.
Bu bağlamda; objektif ölçüler nedeni ile, bilimsel metodla bulunan değer artırılırken mutlaka objektif nedenlere dayanılmalı, taşınmazın (f) bendine göre değerlendirilmesinde ya da kapitalizasyon faiz oranının seçilmesinde dikkate alınmamış olmalıdır.
Şu hale göre objektif ölçüler; ürünün pazarlanması kolaylıkları, nakliye maliyetinin düşük olması, ulaşım kolaylıkları, büyükşehir ve anayollara yakınlık gibi tarımsal faaliyet ve gereklerine uygun unsurlar olup; Net gelire göre hesaplanan bedelin objektif ölçüler dikkate alınarak makul bir oranda artırılmasına, yasa olarak vermektedir.
Somut olayda; Bilirkişi raporunda taşınmazın Banaz ilçesine 20 km, Yukarıkaracahisar köyüne 750 m. mesafede olduğu, ulaşım ve pazarlama kolaylıklarına sahip bulunduğu, gerekçesiyle %20 objektif değer artışı kabul edilmiştir. Raporda belirtilen, objektif ölçüler %20 oranında objektif değer artırımına neden olamaz, Özel Dairece objektif değer artışının %10'dan fazla uygulanamayacağına ilişkin tespiti makul ve aynı nedenle kamulaştırılan diğer taşınmazlara uygulanan oranlarla uyumludur.
Bu itibarla; Mahkemece bilirkişi raporlarında en fazla %10 objektif değer artışı kabul edilerek kamulaştırma bedelinin hesaplanması gerekirken, direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yerel mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile;
1) 1numaralı bentte ve Özel daire bozma kararında yazılı nedenlerden dolayı direnme kararının BOZULMASINA, 13.11.2002 gününde oyçokluğuyla,
2) 2 ve 3 numaralı bentlerde ve Özel Daire bozma kararında yazılı nedenlerden dolayı direnme kararının BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 13.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Gerek Yüksek 18. Hukuk Dairesinin, gerekse Yüksek Hukuk Genel Kurulunun bozma kararlarında, bozma nedeni olarak kabul ettikleri;
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında münavebeye tabi tutulan buğday, haşhaş ve pancarın dekar başına verim miktarları ve toptan satış fiyatları İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilen veri listesindeki değerlerden daha yüksek alınmak suretiyle fazla bedele hükmedilmiştir.
Yargıtay'da yerleşmiş uygulamalara göre arazilerin net gelir yöntemiyle değerlendirilmesinde, arazinin kuru ya da sulanabilir niteliğine göre uygulanacak dekar başına verim miktarı ve toptan satış fiyatlarının, ortalama değeri ifade eden ve ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen İlçe Tarım Müdürlüğü verilerinden alınacağının gözetilmemiş olması görüşlerine iştirak etmiyoruz. Şöyle ki;
Dosyalarda mevcut, İlçe Tarım Müdürlüğü cevabi yazılarında, münavebe bitkilerinin dekara verim miktarları her ürün için alt ve üst sınırları belirtilmeden tek kalem halinde bildirilmiş, keza kg satış fiyatları da Toprak Mahsulleri Ofisi, Şeker Fabrikası ve Afyon Ticaret Borsası fiyatlarının altında bildirilmiştir. İl Tarım Müdürlüğünce ise dekara verim miktarları, alt ve üst sınırları gösterilmek suretiyle bildirdiği gibi, kg satış fiyatları da yukarıda sayılan kurumların bildirdiği fiyatları doğrulamaktadır.
Mahkemece, İlçe Tarım Müdürlüğü cevapları yeterli görülmemiş, yeniden sorulmuş, farklı cevaplar alınması üzerine İl Tarım Müdürlüğü, Şeker Fabrikası, Afyon Ticaret Borsası ve Toprak Mahsulleri Ofisinden münavebe bitkilerinin dekara verim miktarları ile kg satış fiyatlarını sorarak, alınan cevaplar gözönünde bulundurulmak suretiyle bilirkişiler İl Tarım Müdürlüğü verilerini uygun bularak dava konusu taşınmazlara değer biçmişlerdir.
Gerçekten de İl Tarım Müdürlüğünce en az ve en çok alınabilecek ürün miktarı belirtilmek suretiyle bildirimde bulunulmuştur.
Mahkemece yapılan keşifler sonucu, taşınmazların özelliklerine göre gerçeğe uygun olan İl Tarım Müdürlüğü verilerinin değerlendirmeye esas alınması doğrudur. Aksi halde;
İlçe Tarım Müdürlüğünün bildirdiği dekara verim miktarı sabit olup arazinin yüzölçümü ve kapitalizasyon faiz oranı belli olduğundan mahallinde keşifler yapılmadan, arazinin toprak yapısı ve meyil durumu nazara alınmadan, tüm arazileri aynı vasıfta kabul etmek suretiyle (tümü adeta futbol sahası gibi dümdüz veya tümü aynı meyilli) resen taşınmazların değeri hesaplanabilir hale gelir ki bu da gerçeğe uygun olmaz.
Ortalama kg satış fiyatları yönünden ise, buğday ve haşhaş için Toprak Mahsulleri Ofisi, Şeker pancarı için Şeker Fabrikası Müdürlüğünün fiyatlarını gözardı ederek, daha düşük olan hiçbir araştırma ve belgeye dayanmayan İlçe Tarım Müdürlüğü kg satış fiyatlarının esas alınması da gerçeklerle bağdaşmayacağı kanaatindeyiz.
Mahkeme kararının sadece objektif değer artırıcı unsur oranı yönünden bozulması görüşündeyiz. 13.11.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy