(4721 S. K. m. 164, 166)
Dava: Taraflar arasındaki Boşanma, nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.04.2006gün ve 1999/337 E-2000/207 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 9.10.2000 gün ve 2000/10242-11825 sayılı ilamıyla;
(... 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin taktirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadının asgari ücretle de olsa bir işte çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durum yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, boşanma ve nafaka istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davacı eş için ayda 40.000.000 TL tedbir nafakası bağlanmasına ve boşanma kararının kesinleşmesinden sonra bu miktarın yoksulluk nafakası olarak devamına ilişkin kararı, davalı koca vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmuştur.
Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında, asgari ücretle çalışmakta bulunulması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK.7.10.1998 gün 1998/2-656 E, 1998/688 K, 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı kararları.)
Diğer taraftan, Özel Daire'nin 4.12.2000 gün 2000/12992-12165 sayılı kararında da 90.000.000.- TL. aylıkla çalışan davalının, bu gelirle insanca yaşaması ve geçinmesinin olanaksız olduğu ve belirtilen meblağın davalı kadını yoksulluktan kurtarmayacağı vurgulanmak suretiyle vermiş olduğu bozma kararının Hukuk Genel Kurulu'nun 26.12.2001 gün 2001/1158-1185 sayılı kararıyla benimsenerek direnme kararının özel dairenin belirttiği nedenlerle, bozulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalı eşin 70.000.000.TL. civarında olduğu anlaşılan asgari ücretle özel bir işletmede çalışmakta olduğu belirlenmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere bu miktarın davalı eşin yoksulluktan kurtarmayacağı ve ona insanca yaşayıp geçinme olanağı sağlamayacağı kuşkusuzdur. O halde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında ve yukarıda açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı (1.720.000) lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy