(743 S. K. m. 134) (YHGK 24.10.2001 T. 2001/2-1019 E. 2001/753 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.02.2002 gün ve 2002/3 E. 22 K.sayılı kararın onanmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 26.06.2002 gün, 2002/2-528 Esas, 2002/569 Karar sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davalı vekilleri tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasıdır.
Davacı, davalının geçimsiz olduğunu, sürekli problemler çıkardığını, müşterek çocukları Ahmet'in kalp krizi geçirip vefat ettiği gün hastanede davalının kendisini oğlunun ölümünden sorumlu tutup kravatını çekiştirip hakaret ettiğini, aralarındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını savlayarak şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma isteminde bulunmuştur.
Davalı, öğretmen olan davacının tahsilinin düşük olması nedeniyle kendisini aşağıladığını, kendisinin çalışarak aile ekonomisine katkıda bulunduğunu aile sorumluluklarını yerine getirdiğini, yuvasının dağılmaması için elinden gelen gayreti gösterdiğini, hatta sırf bu sebeple davacının başka kadınlarla ilişki kurması olayına katlandığını, aile ortamındaki bu huzursuzluktan ölen oğlu Ahmet'in olumsuz etkilendiğini, Ahmet'in kalp rahatsızlığına yakalandığını, davacının ise Ahmet ile hiç ilgilenmediğini, ailesindeki huzursuzluğun giderek artmasına dayanamayan Ahmet'in kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, davacının kendi kusuruna dayanarak boşanma davası açamayacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı davalının kocasına güvenmediği, herkesin gözü önünde davacıyı aşağılayıp hakaret ettiği ve kadının kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verdiği karar Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Somut olayda yanlar 04.11.1977 yılında evlenmişler, 1979 yılında Burhan, 1982 yılında Ahmet dünyaya gelmiştir. 743 sayılı Medeni Yasanın 134/1-2.maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için ortak yaşamı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Buna karşın mahkemede ve talimatla dinlenen tanıkların sözlerinin bir kısmı evlilik birliğinin temelinden sarsılması olgusunu kanıtlamaya elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise neden ve saiki açıklanmayan inandırıcı olmaktan uzak açıklamalar biçimindedir.
Davacı yanca ileri sürülen tek somut olay ortak çocukları Ahmet'in ölümü üzerine davalı kadının davacının kravatını çekiştirip, hakaret etme biçiminde olduğu anlaşılan eylemdir. O halde bu eylemin başlı başına boşanma sonucunu doğurabilecek nitelikte bir olgu olup olmadığı üzerinde durulması gerekir.
Hemen belirtelim ki, yanların ortak çocukları Ahmet'in ölümü üzerine davalı kadının davacı kocasına karşı yaptığı bu eylemin bir annenin (doğru ya da yanlış) oğlunun ölüm olayı karşısında yaygın olarak yaşadığı şokun sonucu olarak ortaya çıkan tepki niteliğinde ve münferit (tek başına) bir eylemdir. Boşanma sonucunu doğuracak ağırlıkta ve nitelikte başka bir olayın varlığı da kanıtlanamadığından Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Özel Dairenin bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.10.2001 gün ve 2001/2-1019 E-2001/753 K. sayılı ilamı).
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin Karar Düzeltme isteminin kabulüne, Hukuk Genel Kurulunun 26.06.2002 gün ve 2002/2-528 Esas, 2002/569 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve mahkemenin direnme kararının HUMK. nun 429. maddesi gereğince, BOZULMASINA ilk görüşmede çoğunluk sağlanamadığından, 20.11.2002 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy