(506 S. K. m. 85) (YHGK. 06.02.2002 T. 2002/21-74 E. 2002/46 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 18.7.2001 gün ve 2001/538 E: 2001/620 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 31.10.2001 gün ve 2001/6471 E. 7198 K. sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Davanın 1995 - 1999 yıllarına ilişkin 506 sayılı Yasanın 85. maddesine dayalı isteğe bağlı sigortalılıkla ilgili bölümüne gelince;
Dava 2925 sayılı Yasa gereğince tarım sigortalılığına son veren davacının 506 sayılı Yasanın 85. maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine yöneliktir.
506 sayılı yasanın 85. maddesinde isteğe bağlı sigortalılığın koşulları belirlenmiştir. Bu koşullar a) isteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile kuruma müracaatta bulunmak, b) müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş olmak c) herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi olarak çalışmamak ve buralardan kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmamış olmak d) isteğe bağlı olarak sigortaya devam edeceğini belirten müracaatının kurumca alındığı tarihi takip eden ay başından başlayarak her yıl için 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek şartları öngörülmüştür. Olayda davacının 506 sayılı Yasa anlamında sigortalı sayılması için aynı yasa gereğince tescilinin yapılması zorunludur. Başka bir anlatımla 2925 sayılı Yasa gereğince sigortalı olanların 506 sayılı Yasa gereğince tescil edildiğinin kabulüne imkan yoktur. Somut olayda davacının 2925 sayılı yasaya göre sigortalı olduğundan yukarıda sözü edilen 506 sayılı Yasanın 85. maddesinin öngördüğü koşullara sahip bulunmadığından 506 sayılı Yasanın 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olarak kabulüne olanak yoktur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 6.2.2002 gün 2002/21-74 Esas, 2002/46 sayılı kararına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 18.12.2002 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy