(818 S. K. m. 46)
Dava: Taraflar arasındaki maddi tazminat alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Giresun 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.06.2001 gün ve 2001/62 E-212 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 27.09.2001 gün ve 2001/6380-6203 sayılı ilamı ile;
(... 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine;
2- Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması zorunludur. Öte yandan asgari ücret kamu düzenine yönelik olduğundan, hakim bu hususu re'sen nazara almakla yükümlüdür. Oysa mahkemece kesinleşen dosyada esas alınan hesap raporundaki davacı yönünden ek dava konusu yapılan miktardan tahsisler indirilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak yeniden hak sahiplerinin tazminatı belirlemek ve belirlenen bu zarardan en son katsayı ile hak sahiplerinin gelirlerinde yapılan artışlar indirilmek ve kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yeniden hesap yapılmadan ek dava konusu yapılan miktardan Nisan 2001 peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, saklı tutulan bakiye maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin sigortalının karşılanmamış bakiye zararının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar, Özel Daire'ce hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak yeniden sigortalının gerçek zararının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmadan sonra, bozma ilamında belirtildiği şekilde hükme en yakın tarihte belli olan asgari ücret esas alınarak sigortalının gerçek zararı bizzat hakim tarafından belirlenmiş, bu durumda dahi sigortalının karşılanmamış zararı kalmadığı gerekçesiyle mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Ancak, mahkemece, bozma ilamından esinlenerek yeniden hesap yapıldığından ortada yeni bir hüküm söz konusu olup, bir direnme kararı bulunmadığından yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 21. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 01.05.2002 günün de oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Mahalli Mahkemede önce açılan kısmi dava sonucu verilen ve kesinleşen kararda işverenin olayda %85 kusuru olduğu ve davacının %38 maluliyete uğradığı, karar tarihindeki ücretinin asgari ücretin 2.46 katı bulunduğu kabul edilerek isteyebileceği maddi zararın tavanı 17.491.752.110 TL. olduğu, ancak; bu zararın SSK.na bağlanan gelirlerle 15.236.546.625 TL.sinin karşılandığı saptanarak ve istekle bağlı kalınarak 1.000.000 TL.maddi zararın hüküm altına alındığı ve bu kararın 15.6.2000 günü 21.Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı bu kez ilk davada saklı tuttuğu ve kesinleşen bakiye 2.596.691.292 TL. maddi tazminat alacağını dava etmiştir. Mahalli mahkeme yeni bir zarar hesaplaması yapmadan, sonuçlanan davada belirlenen maddi zarar miktarına itibar ederek, ancak bilahare SSK. gelirlerindeki artışları değerlendirerek davayı red etmiştir.
Davacının temyizi üzerine 21.Hukuk Dairesi, açılan bu ek davada hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış oranı nazara alınarak yeniden hak sahiplerinin zararının belirlenmesi ve hak sahiplerinin gelirlerinde yapılan artışların indirmek ve kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere karar vermek üzere kararı bozmuştur.
Bu bozma kararı üzerine mahalli mahkeme, ilk oturumda eski hükümlerde direnilmesine karar vermiş ve bozma gereği bir işlem yapmamış ancak direnme kararının haklılığının kanıtı olarak karara ek resen yaptığı bir hesap tablosunu eklemiştir.
Mahkemenin yaptığı bu işlem yeni bir hüküm olmayıp, gerekçenin genişletilmesidir. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu çoğunluğunun yeni bir hükmün varlığını kabul ederek daireye dosyanın gönderilmesi kararına katılmıyorum.
Zira mahkeme ek davada yeniden zarar hesabı yapılması gerektiğine dair daire bozma kararını benimsememiştir. Yeni hükmün varlığının kabulü ise böyle bir sonucun mahalli mahkemece kabul edildiği sonucunu doğuracaktır ki, bu sonuç kesin hüküm ilkesi ile de bağdaşmaz. İlk davada kesinleşen zarar hesabı ek davada da tarafları bağlar. Somut olayda ilk davada zarar hesabında asgari ücret değil asgari ücretin 2.46 fazlası nazara alınmıştır. İlk dava sonucu verilen karar kesinleştikten sonra asgari ücretin artması, ek davada yeniden zarar hesabı yaptırılması gerektirmez. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili ise de, kesin hüküm kamu düzeninin istisnalarındandır. İlk dava sonucu verilen ve kesinleşen bakiye zararın hüküm altına alınması ile yetirilmelidir.
Sosyal Sigortalar Kurumu bilahare işveren aleyhine açacağı rücu davasından hak sahibi sigortalının halefi sıfatı ile davacı olacaktır. Bu nedenle hak sahibinin açtığı ilk davada belirlenen maddi zarar sınırı S.S.Kurumunun işveren aleyhine açacağı rücu davasında Sosyal Sigortalar Kurumunu bağlar. Eğer işveren ilk davada belirlenen ve Sosyal Sigortalar Kurumunca karşılanan miktar ile tavan maddi zarar arasında kalan miktarı hak sahiplerine ödemişse, S.S.Kurumu bu miktarı işverenden isteyemez. Bu nedenle işverenlerin mükerrer ödemede bulunacakları düşüncesi de 21. Hukuk Dairesinin kararının haklı gerekçesi olamaz. Bu sebeple de Hukuk Genel Kurulu Kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy