(506 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 31.5.2001 gün ve 2001/31 E- 152 K.sayılı kara incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 20.9.2001 gün 2001/5384-5961 sayılı ilamı ile; (...Dava 2925 sayılı Yasa gereğince Tarım Sigortalılığına son veren davacının 506 sayılı yasanın 85.maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun tespiti istemine yöneliktir. 506. sayılı yasanın 85.maddesinde koşullar a) isteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile kuruma müracaatta bulunmak, b) müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş olmak c) herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşu tabi olarak çalışmamak ve buralardan kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmamış olmak d) isteğe bağlı olarak sigortaya devam edeceğini belirten müracaatının kurumca alındığı tarihi takip eden ay başından başlayarak her yıl için 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek şartı öngörülmüştür. Olayda davacının 506 sayılı-yasa anlamında sigortalı sayılması için aynı yasa gereğince tescilinin yapılması zorunludur. Başka bir anlatımla 2925 sayılı yasa gereğince sigortalı olanların 506 sayılı yasa gereğince tescil edildiğinin kabulüne imkan yoktur. Somut olayda davacının 2925 sayılı yasaya göre sigortalı olduğundan yukarıda sözü edilen 506 sayılı yasanın 85.maddesinin öngördüğü koşullara sahip bulunmadığından 506 sayılı yasanın 85.maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olarak kabulüne olanak yoktur. Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı; şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararınca açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararır uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle direnme karı bozulmalıdır.
Sonuç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA 6.2.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy