(818 S. K. m. 61) (2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulünedari verilen 01.02.2000 gün ve 1999/1066 E. - 2000/98 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.04.2000 gün ve 2000/2965-3341 sayılı ilamı ile (...Davacı, davalının 22/9/1998 ve 11/11/1998 tarihinde kaçak elektrik kullandığının tutanakla belgelendiğini, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğine göre hasap edilen kaçak elektrik bedeli olan 93.698.279 liranın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporu istikametinde hüküm kurulmuş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum sözleşme yapmak ve böylece karşı edim borçlanmak şartıyla kamuya hizmet sunmuş bulunmaktadır. Davalı taraf sözü edilen hizmetten sözleşme vasıtasıyla yararlanacağı yerde böyle bir sözleşme yapmaksızın (ve belki de bunu istemeksizin) karşılıksız ve kaçak olarak elektrik enerjisinden yararlanmış bulunmaktadır. O halde taraflar arasında dürüstlük ilkesine uygun olarak (sözleşme benzeri) bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmeli ve davacı idarenin bu gibi durumlara ilişkin olarak belirlediği kurallara uygun bedelin davalı tarafından ödenmesi gerekir. Bu sonuç için sunulan edimden davalının sadece yararlanmış olması gerekli ve yeterli görülmelidir.
Öte yandan davacı idarenin sunduğu elektrik hizmetinden yararlanan kişi (davalı) davacının, nedensiz zenginleşme, haksız eylem veya vekaletsiz işgörme koşullarının gerçekleştiğini ispat zorunda kalmaksızın, (yönetmelik veya tarife) hükümlerine uygun olarak istediği bedeli ödemek zorundadır. O kadar ki, borçlunun (davalının), zenginleşmesinin istenilen bedelden daha az olması veya alacalının (davacının) savunulduğu kadar fakirleşmemiş bulunması istenilen bedelin miktarını etkilemeyecektir.
O halde Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve enerji uygulama talimatları dikkate alınarak yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek bedele hükmedilecek yerde, yazılı sonuca gidilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. mddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy