(6570 S. K. geçici m. 7, m. 5)
Taraflar arasındaki "kira tespiti ve yakıt alacağının tahsili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 30/11/2000 gün ve 2000/794-1179 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2/7/2001 gün ve 2001/5907-6025 sayılı ilamiyla; (...Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delilerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dilekçesinde 1.9.1999 tarihinde başlayan dönemin kira parasının yakıt giderleri hariç yıllık 43.124.000.000 lira olarak tespiti ile 1.9.1996-14.3.2000 tarihleri arasındaki yakıt giderleri toplamı 3.675.484.000 TL.nın tahsili istenilmiştir.
Mahkemece kira parasının tespitine, yakıt giderlerinin tahsili isteğinin reddine karar verilmiştir.
Kira sözleşmesinin 14.maddesinde taraflar "yakıt bedelinin mal sahibine ait olacağı"nı kararlaştırmışlardır.Yargıtay'ın Yerleşmiş İçtihatlarına göre yakıt giderlerinin kiralayana ait olması hallinde,yeni dönem kira parası tespit edilirken tespit istenen dönemde sarfedilen yakıt giderleri ile ilgili belgeler bilirkişi tarafından da inceleme yapılmak suretiyle gerçek gideri saptanmak ve kiralanana isabet eden aylık miktar bulunup çıplak kira parasına ekleme yapılarak yeni dönem kira parası hesap edilmelidir.
Ancak davacı 1.9.1999 tarihinde başlayan dönemin kira parasının yakıt giderleri hariç olmak üzere tespitini talep etmiştir.Bu itibarla kira parası hesap edilirken anılan yöntemin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davaya konu yer için 1995 yılı kira parasının tespiti ve yakıt alacağının tahsili amacıyla dava açıldığı ve Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/26 Esas, 241 Karar sayılı dosyası ile bu dönem (1995 yılı) kira parasının tespitine "kira sözleşmesinde yakıt giderinin mülk sahibine ait olacağı belirtildiğinden yakıt bedeli konusundaki istemlerinin reddine" karar verildiği anlaşılmaktadır.Bu kararın kesin hüküm oluşturduğundan bahisle yakıt giderlerinin tahsiline ilişkin istem reddedilmiştir.
Oysaki anılan karar bu dava için kesin hüküm oluşturmayıp kira parası tespit edilirken yakıt giderleri gözönünde bulundurulmadığına göre bu giderlerin alacak olarak talep edilmesi gerekmektedir.
1995 yılına ait kira parası anılan mahkemece yakıt giderleri hariç olmak üzere tespit edildikten sonra kira paralarının 1996 yılında mahkemece (yakıt bedeline yönelik hakları saklı tutulmak suretiyle) yakıt hariç (aylık 800.000.000 lira) yıllık 9.600.000.000 lira, 1997 yılında %65 artışı ile 15.840.000.000 lira, 1998 yılı için %65 artışla 26.136.000.000 lira ve 1999 yılı için ise %60 artışla 41.817.600.000 lira olarak ödendiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı gibi önceki dönem kira parası yakıt giderleri dikkate alınmadan tespit edildiğine göre 1.9.1996- 14.3.2000 tarihleri arasındaki dönemde sarfedilen yakıt giderleri ile ilgili faturalar üzerinde inceleme yapılmalı eksik ödenen giderleri hesap edilerek tahsiline karar verilmelidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kira bedelinin tespiti ve yakıt alacağının tahsili isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 1/9/1987 başlangıç tarihli olduğunu, kiracının kira bedelini eksik ödediği gibi yakıt bedelini ödemediğini, 1/9/1999 tarihinden itibaren kira bedelinin aylık 3.593.700.000 TL. olarak belirlenmesini; ayrıca 3.675.484.70 TL. yakıt bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesine göre yakıt bedelinin kiralayana ait olduğunu, kira bedelini yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre her yıl arttırarak ödediklerini, davanın reddini savunmuş; yerel mahkemece daha önce açılan 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/24 Esas sayılı dosyasında, yakıt giderlerinden doğan alacak isteğinin reddedilmesi nedeniyle kesin hüküm oluştuğunu, bu nedenle kira parasından ayrık olarak yakıt giderlerinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle kira bedelinin tespitine, alacak isteğinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1/9/1987 başlangıç tarihli olup, sözleşmenin 14.maddesinde yakıt bedelinin mal sahibine ait olacağı kararlaştırılmıştır.
Gerçekten 1/9/1995 tarihinden geçerli olmak üzere kira bedelinin tespiti ve yakıt alacağının tahsiline ilişkin olarak davacılar tarafından açılan (Ankara 8.Sulh Hukuk, 1998/26 E., 1998/241 K.) davada, kira bedelinin tespitine, kira sözleşmesinde yakıt giderinin mal sahibine ait olacağı belirtildiğinden yakıt bedeli konusundaki istemin reddine karar verilmiştir.
Yine 1/9/1996 tarihinden itibaren geçerli kiranın tespiti ve yakıt alacağı hakkının saklı tutulması için davacılar tarafından açılan (Ankara 11.Sulh Hukuk, 1996/1153 Es., 1998/922 K.) davada ise yakıta ilişkin fazla haklar saklı tutularak çıplak kira bedelinin tespitine karar verilmiştir.
Yerel mahkemece 1/9/1999 tarihinden geçerli olmak üzere aylık kiranın 3.484.800.000 TL. yıllık 41.817.600.000 TL. olarak tespitine karar verilip, bozma kararında mümeyyiz tarafların sair temyiz itirazları reddedilmiş bulunduğuna göre uyuşmazlık, 1/9/1996 tarihinden 13/7/2000 tarihine kadar birikmiş yakıt giderinin kira sözleşmesindeki özel şarta rağmen davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
1/9/1995 dönemi için geçerli karar, o döneme ilişkin olup, yakıt alacakları konusunda kesin hüküm oluşturur. 1/9/1996 dönemi için verilen kararda, ise kira bedelinin tespiti ve yakıt alacağının saklı tutulmasına karar verilmiş olup; görülmekte olan davada, 1996 döneminden sonraki dönemlere ilişkin yakıt alacakları istenmiş, kiracı 1996 yılı için tespit edilen çıplak kira parasını toptan eşya fiyat endeksleri oranında artırarak ödemiş ancak yakıt giderlerine ilişkin bir ödemede bulunmamıştır.
Kira sözleşmesinin 14.maddesinde taraflar "yakıt bedelinin mal sahibine ait olacağı"nı kararlaştırmışlardır. Yargıtay'ın Yerleşmiş İçtihatlarına göre yakıt giderlerinin kiralayana ait olması halinde, yeni dönem kira parası tespit edilirken tespit istenen dönemde sarf edilen yakıt giderleri ile ilgili belgeler bilirkişi tarafından da inceleme yapılmak suretiyle gerçek gideri saptanmak ve kiralanana isabet eden aylık miktar bulunup çıplak kira parasına eklenerek yeni dönem kira parası hesap edilmelidir.
Bu ilkeler göz önüne alındığında talep edilen dönemlere ilişkin yakıt giderleri alacak davasına konu olabileceğinden kesin hükümden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.
Anlatılanların ışığında Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının yukarda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20/3/2002 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy