(1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasındaki "kira tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10/10/2001 gün ve 2001/461-1015 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 24/12/2001 gün ve 2001/10662-10884 sayılı ilamı ile; ( ...Davada, 1/1/2001 tarihinde başlayan dönem kira parasının % 35 oranında artırılarak tespiti istenilmiştir.
Mahkemece; Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılan kira sözleşmelerine uygulanmak üzere 4532 sayılı yasanın çıkarıldığı, anılan yasanın uygulama süresinin bitiminden sonra Vakıflar İdaresince yapılan kira sözleşmelerinde genel nitelikteki 4531 sayılı Yasanın uygulanamayacağı ve kira parasının genel kurallara göre tespiti gerektiğinden söz edilerek % 35 oranında artış ile kira parası tespit edilmiştir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile temsil ve idare ettiği vakıflarla yapılan kira sözleşmelerine uygulanmak üzere kabul edilen ve bu nedenlerle özel yasa niteliğindeki 4532 sayılı yasanın uygulandığı 2000 yılından sonraki dönemler için yeni bir özel yasa çıkarılmadığına göre genel nitelikteki 4531 sayılı yasa uygulanarak kira parası tespit edilmelidir.
4531 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun ile 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna eklenen geçici maddesi uyarınca; sözleşmelerde kararlaştırılan kira paraları 2001 yılında yıllık % 10 oranında arttırılabilir... kira tespit davalarında da yukarıdaki sınırlamalara uyulur... Kira parasının artış sınırlarının aşılması amacıyla yeniden kira sözleşmesi yapılamaz hükmü yer almakta olup, yasa Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yasanın açık buyurucu hükmü dikkate alınarak, yeni dönem kira parasının bir önceki dönem kira parası % 10 oranında arttırılmak suretiyle tespiti gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Karar düzeltme yolu açık olan işlerde Yargıtay kararının taraflara tebliğ edilip karar düzeltme süresi geçmedikçe yeniden duruşma açılması ve karar verilmesi mümkün değildir ( HUMK.nun 440/I ve 442/A ) .
Temyize konu davada ise mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gerekli işlemler tamamlanmadan ve Özel Daire Bozma ilamı taraflardan davacı vekiline tebliğ edilip karar düzeltme imkanı verilmeden duruşma açılıp yargılamaya devam edilerek önceki kararda direnilmiştir.
Mahkemece, dairenin bozma ilamı adı geçene tebliğ edilmeli yasal süresi içinde karar düzeltme istenildiği takdirde dosya daireye gönderilmeli , süresi içinde karar düzeltme yoluna gidilmediği veya gidilip de reddolunduğu takdirde, yeniden tayin edilecek oturumda bozma ilamına uyulup uyulmaması konusunda bir karar verilmelidir. Açıklanan usule uyulmadan verilen direnme kararı yukarıda açıklanan hususlar yerine getirilmek üzere usul yönünden bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 17/04/2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy