(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 7. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 4.7.2000 gün ve 1999/611, 2000/309 sayılı kararın incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.2.2001 gün ve 2000/10867-2001/1391 sayılı ilamı ile ... dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar, davalıya ait televizyon kanalında 9.10.1999 günü 19.30 ana haber bülteninde yayımlanan "... gazeteniz A. satış rekorları kırıp 1 milyon 200 bin rakamına ulaşınca B. ve C. grubu karalama kampanyası başlattı. Ancak saldırılarla yükselen yine A. olunca sabıkalı kartel operasyonu başlattı. A.'nın dağıtımını ve satışını engellemeye çalıştılar. Ancak A. dağıtım tekelini kırarak ... bütün karanlık oyunlara rağmen ...'yı durdurma çabası ... Gazeteniz A. satış rekorları kırıp 1 milyon 200 bin rakamına ulaşan geride kalanlar önce yetişmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Önünü kesmek için eskiden parayla sattıkları ellerindeki bütün tabak, çanak ve promosyon malzemelerini sırf yükselmeyi durdurmak için bedava dağıttılar. ... bu fiyatlarla medyanın halktan korktuğunu ortaya koydu ... Serbest rekabet kulvarında A.'yı yenemeyenler bu kez bazı karanlık oyunlara giriştiler... karanlık oyunlar ... halkın makul fiyatla gazete okumasını engellemek isteyenlere boyun eğmedi. Bu yüzden önce bir karalama kampanyası başlattı. A.'yı karalamaya çalıştılar. Bütün bu ucuz ve karanlık saldırılara ... saldırılar sonucunda yine yükselen A. oldu. Artan satışlar, çamur atmalara halkın en net cevabıydı. ...'yı durdurma çabası ... bütün bunları da başaramayınca bu defa o sabıkalı kartel operasyonu başlattılar. ... Sabıkalı operasyon ... sabıkalı kartel operasyonu ... kartelin dağıtım tekelini kırarak ... ve Türkiye'nin haber alma yayınlama özgürlüğünü sabıkalı operasyon ... ben istersem yaşarsın tehdidiyle engellemeye çalıştılar.... Sabıkalı operasyon ... ben istersem yaşarsın ... ve gazeteniz A.'nın şimdi de bayilere ulaşamadığı gibi yalanlarla satışını engellemeye çalışıyorlar... Her türlü tehdide, baskıya, şantaja rağmen ... Türkiye'nin en çok okunan gazetesi A.'nın satışı bugün Birleşik Basın Dağıtım tarafından engellenmeye çalışıldı. Gazete bayilerine A. gazetesinin satılmaması talimatı verildi. Gazete almak için bayilere akın eden vatandaşlar sevdikleri gazetelerinden mahrum edilmeye çalışıldı... Halkın beğenisiyle Türkiye'nin en çok satan gazetesi olan A. bu gün şantaj yoluyla susturulmak istendi. Birleşik Basın Dağıtım bugün A. gazetesinin satışını engellemeye çalıştı. ... Bu yasa ve ahlak dışı baskıya ... gazetesine sahip çıkan okuyucular şantaj politikalarını boşa çıkardı..." biçimindeki gerçek dışı yayınla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, ticari itibarının ihlal edildiğini belirterek her davacı için ayrı ayrı 5 milyar lira manevi tazminat ve hükmün ilanına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, dava konusu yayının gerçekleri ifade ettiğini, davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunmadığını, davacıların davranış ve beyanları ile basın özgürlüğünü kısıtlayıp yok etmeye çalıştıklarını, kendi eylemleriyle sebep oldukları yayınlara katlanmak durumunda olduklarını, gazete satışını davacıların engellemesinin toplumun ilgisini çektiğini, yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğunu, nesnel ölçüler içinde ve düşünce açıklama kapsamında eleştiri yapıldığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiştir. Karar davacılar ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, A. gazetesinin dağıtımının davacıların ortağı olduğu dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirildiği, adı geçen gazetenin bayilere birtakım vaatlerde bulunması üzerine dağıtım şirketi tarafından gazetenin bayilere dağıtılmadığı, bayilere A. gazetesi satmaları halinde bayiliklerinin iptal edileceğinin bildirildiği, bazı bayilerin ticari baskı nedeniyle A. gazetesini satmaktan kaçındıkları, bazı gazete bayilerinin anılan gazeteyi satmaları nedeniyle bayiliklerinin iptal edildiğini bildirdikleri, bu durumun çeşitli illerde noterler tarafından düzenlenen tutanaklarla belirlendiği, bu biçimde gelişen olayların kamuoyuna duyurulması amacıyla yukarıya alınan yayının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamu oyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir. Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanında ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla ve doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında kamu oyunun serbestçe oluşumunu sağlar, kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir. Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24 ve Borçlar Yasasının 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasasının 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Anılan maddeye göre manevi tazminat istenilebilmesi için; yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basın sorumlu tutulamaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacıların ortağı olduğu dağıtım şirketinin A. gazetesinin dağıtımını yapmaktan vazgeçtiği, anılan gazetenin kendi olanakları ile dağıtım yapmaya başladığı, gazetenin bayilere ulaşmasına ve bayiler tarafından satılmasına dağıtım şirketinin engel olduğu, bu durumun okuyucuya duyurulması amacıyla yapılan yayının eldeki bu davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Haber konusunu oluşturan bir gazetenin dağıtım ve satışının engellenmesi olgusunun gerçeğe uygun bulunduğu çeşitli illerde düzenlenen noter tutanaklarıyla doğrulanmaktadır. Böylesine güncel bir konunun davalı yayın kuruluşu tarafından ele alınıp yayımlanmasında kamu yararı bulunmaktadır. Yayın konusu olayın özelliği itibariyle haberin veriliş biçiminde şekle uygunluk ilkesine aykırılık yoktur. Özle biçim arasında denge kurularak yapılan yayının özünde basının yüklendiği görevi açısından amacına ulaştığı, konu ele alınıp açıklanırken kullanılan sözcüklerin ele alınan konunun gereği olması nedeniyle amaç bakımından olduğu kadar araç bakımından da aşırılıktan söz edilemeyeceği ve davaya konu edilen yayında hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği sonucuna varılarak istemin tümden reddine karar verilmek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 3.4.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy