(818 S. K. m. 47, 49)
Dava: Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şanlıurfa Asliye 1.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.12.2000 gün ve 1999/964 E- 2000/1280 K.sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 31.5.2001 gün ve 2001/2118-5777 sayılı ilamı ile; ( ...Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, GAP Gündemi adındaki gazetenin farklı sayılarında "Hırsızlık mı, Sahtekarlık mı?", "Hırsız Değilim Diyemedi" başlıkları altında kişilik haklarına saldırı niteliğinde yayım yapıldığını, ayrıca davalılardan Veysel P.'ın bir televizyon programında aynı sözlerle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar ise, davacının yazarı göründüğü "Bitki Besleme" isimli eserin "Principles of Plant Nutrition" isimli eserden çalıntı olduğu yönündeki haber ve duyumlar üzerine iki kitabı incelettiklerini, kitabın 3 bölüm dışında aynen tercüme edilerek yayınlandığını belirlediklerini ve bunu haber olarak kamuoyuna duyurduklarını çağrıldığı televizyon programında da yinelediğini, davacının kişiliğinin değil eyleminin eleştirildiğini, haberin gerçek olduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, gerekmediği halde ısrarla davacının hırsızlık yapmakla suçlanması, haberin veriliş şekli ve hırsız olarak nitelendirilmesi nedeniyle istem kısmen kabul edilmiştir. Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenebilmesi için hukuka aykırılık, kusur, zarar ve uygun neden sonuç bağı koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yayımlanan bir haber ya da yapılan bir eleştirinin hukuka aykırı sayılması için ise gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık koşullarından birine aykırı bulunması gerekir. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar. Basın sorumluluktan kurtulur.
Somut olayda davacının yabancı dilden çevrilen bir eseri, çeviri olduğunu belirtmeden, kendi yazdığı bir esermiş gibi yayımladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yayının gerçek olmadığından söz edilemez. Davalı gazetenin birden fazla yayın yapması, olayın bir televizyon programında yayın konusu edilmesi olaya kamu oyunun verdiği önemden kaynaklanmaktadır. Davacı eseri kendisi yazmadığı gibi tercüme bir eser olduğunu bilebilecek konumdadır.
Hakkında yayın yapılmasına kendi ağır kusuru ile yol açtığından yayında kullanılan "hırsız" nitelemesi, bu bağlamda eylemin "bilim hırsızlığı" olarak adlandırılması davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmaz. Yerel mahkemece, anılan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, kısmen de olsa kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir... )gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 8.5.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy