(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali, tescil, sözleşmenin feshi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 01.06.2000 gün ve 1997/877 E- 2000/320 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan Hüseyin Alpaslan vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19.04.2001 gün ve 2001/61-4029 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı, davalı Vahit Ateş'in taşınmazı üzerine yaptığı binanın bir dairesinde anılan davalı ile yaptığı sözleşme gereğince bedelsiz olarak ve Vahit Ateş Almanya'dan dönünceye kadar oturacağını, ancak davalı Vahit Ateş'in kendisini taşınmazdan tahliye etmek için tahliye davası, kira sözleşmesinin iptali davası, ecrimisil istemi ile davalar açıp uğraştığını, bu gerçekleşmeyince de taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı Hüseyin Alpaslan'a satarak amacına ulaşmaya çalıştığını, muvazaalı satış nedeniyle tapunun iptali ile Vahit Ateş adına tescilini istemiş, yerel mahkemece istem gibi karar verilmiştir.
Davacı davayı açarken davalı Vahit Ateş ile yaptığı kira sözleşmesine dayanmıştır. Taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunduğu ve kullanmanın Vahit Ateş'in Almanya'dan dönüşü koşuluna bağlandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Böyle bir sözleşmeye rağmen mal sahibi Vahit Ateş taşınmazı diğer davalı Hüseyin Alpaslan'a devretmiştir. Satın alan davalı Hüseyin Alpaslan'ın davacı aleyhine tahliye davası açması ve davacının tahliye edilmesi halinde davacı, Vahit Ateş'in sözleşmeye aykırı davrandığından dolayı tazminat davası açabilecektir. Davacının sözleşmeden kaynaklanan kişisel hakkına dayanarak davalı Vahit Ateş'in mülkiyet hakkını kısıtlaması, engellemesi düşünülemez. Aksinin kabulü mülkiyet hakkının niteliğine ters düşer. Malik malını bağımsız olarak tasarruf hakkına sahiptir. Davacının kişisel hakkı, taşınmazın tasarruf edilmesini sınırlandıramaz. Yerel mahkemece, davanın reddi gerekirken kabul yönünde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, kayden malik olan davalı Hüseyin Alpaslan tarafından davacı aleyhine elatmanın önlenmesi ve tahliye davası açılmadığı tartışmasız bulunmasına ve bu durumda, davacı tarafından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığında duraksama olmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılardan Hüseyin Alpaslan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 25.12.2002 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy