(818 S. K. m. 47)
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.9.2001 gün ve 1999/144 E. - 200l/675 K. sayılı kararın incelenmesi davalı İ. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 17.4.2002 gün. ve 2002/579-4942 sayılı ilamı ile ... Dava, haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı İ. tarafından manevi tazminatlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan işte davacıların yaralanmalarının derecesi ile manevi tazminatın niteliği ve amacına ilişkin yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde; hükmedilen manevi tazminat miktarları fazladır. Mahkemece, daha ılımlı bir düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği an1aşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direni1mesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı İ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 27.11.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy